Darbe girişimini bastırmış

Gezi Parkı eyleminde üniversite öğrencisi Ali İsmail Korkmaz’ın dövülerek öldürülmesine ilişkin Kayseri’de görülen davada savcı, Ali İsmail’e yerde yattığı sırada üç defa başına tekme atan TEM polisi Mevlüt Saldoğan hakkında kasten adam öldürme suçundan müebbet hapis cezası istedi.

27 Kasım 2014 Perşembe, 05:00
Abone Ol google-news

Tutuklu sanık Saldoğan ise görüntülerdeki kişinin Ali İsmail olmadığını iddia ederken,“Cumhurbaşkanı, Başbakan, İçişleri Bakanı Gezi olayları için ‘bir darbe girişimiydi’ diyorlar. O zaman ben bir darbe girişimini bastırmakla görevlendirildim. Vicdanım rahat” diyerek kendisini savundu. Ali İsmail’in annesi Emel Korkmaz’ın “Ne ceza alırlarsa alsınlar idam da edilseler Alişim geri gelmeyecek... İçim tir tir titriyor ama ayaktayım dimdik” sözleri salondakileri ağlattı. Duruşma karar için 26 Aralık’a ertelendi.

Eskişehir’de, Gezi eylemleri sırasında 19 yaşındaki Ali İsmail Korkmaz’ın dövülerek öldürülmesine ilişkin açılan davanın 5. duruşması için Kayseri Adliyesi’nin etrafında sıkıyönetim manzaralarını anımsatan görüntüler vardı. Daha önceki duruşmaların aksine yoğun güvenlik önlemi alan polis, adliyenin çevresini birden fazla demir barikatla çevirdi, buraya çıkan yollar trafiğe kapatıldı. Adliye önünde 3 farklı arama noktası oluşturuldu. Adliyeye girişler, personel ve vatandaşlar için oluşturulan iki demir bariyer koridorundan yapıldı.

Alınan yoğun güvenlik önlemine karşın adliye önünde yüz kadar genç, dava için toplandı. Duruşmaya Ali İsmail’in annesi Emel, babası Şahap, ağabeyi Gürkan Korkmaz ile diğer yakınları katıldı. Anne Emel Korkmaz, bu duruşmada da oğlunun resmini taşıdı. Bu isimlerin yanı sıra Berkin Elvan’ın babası Sami Elvan, CHP milletvekilleri, Durdu Özbolat, Musa Çam, Süheyl Batum’un da aralarında bulunduğu CHP’liler ile Uluslararası Af Örgütü’nün temsilcisi de davayı izledi.

Maket üzerinden savunma

Duruşma için Korkmaz ailesinin avukatları, Ali İsmail’in öldürüldüğü sokağı gösteren maket hazırladı. Ancak polisler, bu maketin ayaklarını başta duruşmaya almak istemedi. Durum mahkeme başkanıSalih Polat’a söylenince yasak kalktı.

Cumhuriyet savcısı Yavuz Temizel, duruşmada davaya ilişkin esas hakkındaki görüşünü açıkladı ve 6 sanık için çeşitli hapis cezaları istedi. Olayı ve soruşturma sürecini baştan sona anlatan savcı Temizel, sanıkların Korkmaz cinayetindeki rollerini tek tek sıraladı. Cumhuriyet savcısı, Ali İsmail Korkmaz’ın göğüs ve baş kısmına üç defa tekme atan tutuklu sanık polis Mevlüt Saldoğan hakkında TCY’nin 81. maddesi uyarınca kasten adam öldürme suçundan müebbet hapis cezası verilmesini istedi. Savcı ayrıca, Ali İsmail’in küfür etmesinin ise haksız tahrik olmadığını vurguladı. Savcılık, tutuklu 4 sivil sanık hakkında ise TCY’nin 87/4. maddesi uyarınca kasten yaralama sonucunda ölüme sebebiyet vermekten 8 yıldan 12 yıla, polis Yalçın Akbulut için ise vücutta kemik kırığına neden olacak yaralama sonucunda ölüme sebebiyet vermekten 12 yılda 16 yıla kadar hapis cezası istedi.

Savcı Temizel, Harman Ekmek Fırını’nın önündeki dayaktan sonra kaçan Ali İsmail’i Beşik Otel’de dövmekle suçlanan polisler Şaban Gökpınar ve Hüseyin Engin hakkında ise olaya ilişkin kamera görüntülerinin bulunmaması nedeniyle her türlü kuşkudan uzak kesin delil olmadığı gerekçesiyle beraatlerini talep etti.

Mütalaanın ardından mahkemenin söz verdiği baba Şahap Korkmaz, “Ali İsmail, yanan ateşten kimseye zarar vermeden evine kaçmaya çalışırken, bu kişilerin bu şekilde vahşice saldırmaları hangi hakka, kanuna, insanlığa sığar? Hepsi de onu öldürmek için hareket etti. Biz gördüğümüzde bakamadık. Vücudunun her yeri morluktu. Bunlar gerçek bir katildir. Adaletin düzgünce adilce işlemesini istiyoruz” dedi.

 

Ali İsmail’in annesi ağlattı

Anne Emel Korkmaz konuştuğunda ise salondakilerin büyük bölümü gözyaşlarını tutamadı. 18 ay önce oğlumu yitirdim. Ben, bu süre zarfında bu katillerle beş defa yüz yüze geldim. Yavrumun ne sesini duyabildim ne yüzünü görebiliyor ne kokusunu içime çekebiliyorum” diye sözlerine başlayan anne Korkmaz, bir sanığın cezaevinde psikolojik sorun yaşadığını söylediğini anımsatırken, Bu Ali İsmail onu rahat bırakmadığı içindir ifadesini kullandı. Sanıklara dönen Emel Korkmaz, şunları söyledi:

“Ben dimdik ayaktayım. Çocuklarımla gurur duyuyorum. Ama siz bir ömür katil olarak yaşayacaksınız. İnşallah uzun ömür içinde yaşayacaksınız. Siz katil damgasıyla ömrünüz boyunca ayakta kalacaksınız. Bu insanlar evde çocuklarının yüzüne bakabiliyor mu? Çocuğumu sıkıştırdılar, dövdüler, katlettiler. Ben o durumdayken 38 gün çocuğum ayağa kalkacak umuduyla hastane kapısında bekledim. Ama bu katiller galip geldiler. Ne ceza alırlarsa alsınlar idam da edilseler Alişim geri gelmeyecek. Bunların günahı varsa cezalandırılsın. İçim tir tir titriyor ama ayaktayım dimdik. Oğlum cennette. Ama bunlar ömür boyu hayatta cehennemi yaşayacaklar. Hiçbir şey evlat acısı gibi değil. Bir çocuğu katledilen anne olarak beni görsün ve elini vicdanına koysun. Onu göre davransın.”

 

Sanık polisten darbe savunması

Ali İsmail’e öldürücü tekme attığı görüntülerle tespit edilen polis Mevlüt Saldoğan, suçlamaları kabul etmeyerek görüntülerindeki kişinin ısrarla Ali İsmail Korkmaz değil başkası olduğunu iddia etti. Saldoğan, kimseyi yaralama kastı ile hareket etmediğini belirterek, “şerefi üzerine”yemin ettiğini belirtince, salondan “Olmayan şerefe yemin edilmez” diye laf atıldı.Vicdanen rahatım” diyen sanık Saldoğan, “Bugüne kadar şerefimle namusumla çalıştım. Gerekirse kendime ilmeği takarım” dedi. Saldoğan, “Vallahi billahi kimseyi öldürmedim” diyen Saldoğan, şu görüşleri savundu:

“ Masum gösterilen ve demokratik haklarını kullandıkları söylenen grup, taşlarla, sopalarla, 12’lik bilyelerle saldırdı. Cumhurbaşkanı, Başbakan, İçişleri Bakanı Gezi olayları için bir darbe girişimiydi diyorlar. O zaman ben bir darbe girişimini bastırmakla görevlendirildim. Bana ne emir verildiyse ben o emri yaptım. Allah her şeyi biliyor. Vallahi billahi de vicdanen rahatım. Güneydoğu’dan geldiğim için namluda mermi vardı. Öldürmek istesem öldürürdüm. Benim öyle bir kastım yoktu.”

Mahkeme heyeti, duruşmanın sonunda tutuklu sanıkların tahliye talebini reddetti, sanık avukatlarının soruşturmanın genişletilmesi isteğine de olumsuz yanıt verdi. Duruşma, karar için 26 Aralık’a ertelendi.