"Dededen kalma gemiyle bu iş çözülmez"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Hükümet'in Doğu Akdeniz'de izlediği politikayı "Tam bir teslimiyet" olarak değerlendirdi.

24 Eylül 2011 Cumartesi, 09:48
Abone Ol google-news

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul'a hareketinden önce Esenboğa Havalimanı'nda gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Kemal Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin ''Başbakan Erdoğan, terörün çözümü konusunda İran ile ortak adım atılacağını açıkladı. Hükümetin bu konudaki girişimlerini nasıl buluyorsunuz?'' sorusu üzerine şunları söyledi:

''Terör konusunda Hükümet'in girişimleri maalesef başarısızlıkla sonuçlandı. Sıfır terörle devraldılar, şimdi terör Türkiye'nin en temel sorunlarından birisi haline gelmiş durumda. Yeni bir politika izliyorlar, öyle anlaşılıyor. İran ile ortak operasyon yapacaklar. Yani 1990'ların başına yeniden dönüp özel güvenlik güçleri yetiştirecekler. Silahla bu işin çözülemeyeceğini öteden beri söylemiştim. Siyaset kurumunun terörü sonlandırma konusunda politika, çözüm üretmesi lazım. Bu konuda gerekirse bütün siyasi partilerin, kamuoyunun desteğini almak gerekiyor. Eğer böyle bir adım atılırsa CHP olarak her türlü desteği vermeye hazırız.''

 

Tam bir teslimiyet

Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nin Doğu Akdeniz'de petrol ve doğal gaz çalışmaları yaptığının anımsatılarak, Hükümet'in buna karşı izlediği politikaları nasıl bulduğunun sorulması üzerine de Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

''Tam bir teslimiyet. Önce karar aldılar, doğal gaz, petrol arayacağız diye. Ses çıkmadı. Ufaktan işte 'Asarız, keseriz, savaş ilan ederiz' dediler. Karşı taraf 'Hiçbir şey yapamazsınız, biz bildiğimizi okuruz' dedi. Önce Mısır ile yaptılar, sonra Lübnan ile yaptılar, sonra İsrail ile Münhasır Ekonomik Bölge Sözleşmesi'ni yaptılar. Sonra petrol, doğal gaz arayacak ülkeyle anlaşma yaptılar. Platformu getirdiler. Bizim yaptığımız ise çok eskilerden kalma, dedelerden kalma bir Alman gemisi Piri Reis'i çıkarmak oldu. Eğer Piri Reis ile bu iş çözülecekse ve bunu umuyorlarsa, bu işin çözülmeyeceği belli. Öte yandan Sayın Erdoğan, Amerika'ya bir güvence verdi. 'Biz savaşmayacağız' yani 'Bir tehdit olarak görmeyeceğiz bu olayı' diye güvence verdi. O güvence üzerine sanıyorum, Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nin eli bir hayli rahatlamıştır.''

Ardından İstanbul Zeytinburnu'ya gelen Kılıçdaroğlu, partisinin Zeytinburnu İlçe Teşkilatınca Hükümet Konağı Meydanı'nda düzenlenen ''İsrail Kalkanına Hayır'' konulu imza kampanyasını başlattı.

 

Şimdi onlara soruyorum...

Kılıçdaroğlu, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'yi sevdiklerini, ülkenin çıkarlarını her şeyin üstünde tuttuklarını söyledi.

''Nasıl apartman komşumuzla dost ve beraber olmak, onların acılarını ve sevinçlerini paylaşmak istiyorsak, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları olarak bütün komşularımızla yine dost, yine kardeş ülke olarak birlikte yaşamak istiyoruz. Birilerine düşman, birilerine dost olmak istemiyoruz'' diyen Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Yurtta da dünyada da barış istiyoruz. İstediğimiz şu; bu ülkede, bu coğrafyada, bu bölgede, barış, huzur içinde kardeşçe yaşamak istiyoruz. Ne birilerine kalkan, ne birileri için silah bulundurmak istiyoruz. İstediğimiz, barışı bu bölgede egemen kılmaktır. Hiçbir zaman egemen güçlerin taşeronu, sopası, ağzı, dili, kulağı olmak istemiyoruz. Kendi coğrafyamızda Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının sözü, kulağı ve dili olmak istiyoruz.

Halka yalan söyleyen bir siyasal iktidar istemiyoruz. Halka yalan söylüyorlar, kandırıyorlar. Bizi İsrail'in avukatı olmakla suçladılar. Şimdi onlara soruyorum; mayınlı arazileri 44 yıllığına, üstelik ihalesiz kime vermek istediniz?''

Bu duruma karşı çıktıklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, konuyu Anayasa Mahkemesine götürdüklerini dile getirdi.

 

''Biz yurttaşın avukatıyız''

Her yerde, her ortamda Türkiye Cumhuriyeti'nin çıkarlarını koruyacaklarına söz verdiklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, ''Kimse CHP'yi birilerinin avukatı olarak suçlayamaz. Biz CHP olarak Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının avukatıyız'' dedi.

AKP Hükümeti'nin ülke yönetimini sıfır terörle devraldığını savunan Kılıçdaroğlu, ''Geldikleri noktaya bakın. Halka yalan söylediler. Onları halka şikayet ediyorum. Başka ne söyleyebilirim ki ben? Çünkü çözümün adresi halktır. Gücümüzü halktan alacağız. Halka güveniyoruz, inanıyoruz. Halkın da bize güvenmesini, inanmasını istiyoruz. Onlara söz verdik, hiçbir yerde, hiçbir ortamda halka yalan söylemeyeceğiz'' diye konuştu.

Yurttaşlardan dik ve onurlu durmalarını isteyen Kılıçdaroğlu, ''Bir kişi bile kalsa mücadelemizi sürdüreceğiz. Pes etmeyin, korkmayın, sakın ola ki 'Daha da üstümüze gelirler' diye düşünmeyin. Bedel ödemek varsa, o bedeli en başta ben ödeyeceğim'' dedi.

Medyanın susturulduğunu ve otosansür uygulandığını öne süren Kılıçdaroğlu, bedel ödenmeden aydınlığın yakalanamayacağını, gerekirse bedelin ödeneceğini belirtti.

 

Zeytinburnu'ndaki yıkım

Zeytinburnu'ndaki yıkım konusunda bir yurttaşın, ''Hukuk dışı bir işlem var'' diye seslenmesi üzerine Kılıçdaroğlu, ''Hukuk dışı bir işlemin olduğunu biliyorum. Yargı kararına rağmen de yıktıklarını biliyorum. CHP'nin Zeytinburnu ve İstanbul örgütü sizin yanınızda olacak. Siz çalışıyorsunuz, alın teri döküyorsunuz, emek harcıyorsunuz. Bize düşen bir görev var sizi desteklemek'' şeklinde konuştu.

İmza kampanyasına Kılıçdaroğlu'nun yanı sıra CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin ile CHP İstanbul Milletvekilleri Aydın Ayaydın ve Süleyman Çelebi de katıldı.

Bu arada Kılıçdaroğlu, kalabalık nedeniyle kampanya için imza atamadan meydandan ayrıldı.