Değiştirilen yasalar yolsuzluklara zemin oldu

Kamu İhale Kanunu’nu 163 kez değiştiren AKP, yasalarla oynayarak değerinin altında satışlara imza attı. Türkiye’nin devleri birkaç yıllık kârına karşılık elden çıkarıldı

23 Haziran 2015 Salı, 22:21
Abone Ol google-news

AKP iktidara gelir gelmez, yolsuzlukların alt yapısını oluşturma işine girişti. İlk icraatlardan biri olarak, “Nereden Buldun” Yasası kanunla yasaklandı. “Özelleştirme uygulamalarının yargı dışında bırakılması” için düzenlemeye gidilirken, 2886 sayılı Kamu İhale Kanunu; AKP döneminde tam 163 kez (yılda ortalama 13 kez) değiştirildi. 61.8 milyar dolarla önceki yıllardakinin 8 katı özelleştirme geliri elde edilen AKP döneminde, özelleştirme uygulamalarında tam bir “miras yedi” mantığıyla hareket edildi. Özelleştirmeler, sermayeyi tabana yayma yerine, 80 yılda oluşturulan kamu varlıklarını elden çıkararak özel tekel yaratmaya yönelik gerçekleşti. Karlı, verimli çalışan, Petkim, Telekom gibi kamu işletmeleri bir-iki yıllık karına denk bedellerle elden çıkarıldı, sağlanan gelirler kamu açıklarına yama yapıldı.

En büyükler bir bir elden çıktı

Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşu olan ve pazar payı yüzde 70’i aşan Tüpraş, 2005’te 4.1 milyar dolara satıldı. 500 büyük sanayi kuruluşu listesinde hep ilk sırada yer alan Tüpraş’ın aynı yıl 14.2 milyar lira olan net üretimden satışları, 2014’te 37.5 milyara çıktı.

Dünya genelinde altyapı, abone sayısı ve teknoloji açısından gerçek bir değer olan, hiç borcu bulunmayan Türk Telekom, Kasım 2005’te yapılan ihalede 6 milyar 550 milyon dolara Suudi merkezli Oger’e satıldı. Oger, satış bedelinin 1.3 milyar dolarını peşin, kalanını 5 taksitte ödedi. Türk Telekom’un 2005 yılı cirosu 9.8 milyar, vergi sonrası net dönem karı 2.8 milyar liraydı. Buna göre Türk Telekom’un toplam satış bedeli yaklaşık 3 yıllık karına denkti.

Petkim’in, yüzde 51 kamu hissesi, Temmuz 2007’de 2.1 milyar dolara TransCentralAsia, yüzde 10.32’lik hissesi de 2012’de 168.5 milyon dolara Socar grubuna satıldı. Yüzde 26 civarındaki pazar payı ile Türkiye’nin en büyük petrokimya şirketi olan, Petkim’in sadece baraj ve enerji santrali, sosyal tesisleri ve arazileri 3 milyar dolar ediyordu.

Tedaş elektrik dağıtım bölgeleri 2013’te satıldı. Elektriğin perakende fiyatı 2004’ten bu yana yüzde 150 arttı.

Tekel’in alkollü içki bölümü 17 fabrika, hammadde, stok ve varlıklarıyla 2004’te 292 milyon dolara satıldı.

Tekel’in sigara fabrikaları ve markaları ise 2008’de 1.7 milyar dolara British American Tobacco’nun oldu. Bu özelleştirme, milyonlarca çiftçiyi vurdu. Satışın ardından kapatılan fabrikalar, yüzlerce işçiyi işsiz bıraktı.

Eşe, dosta, akrabaya kıyak

Gerçek değeri 51 milyon dolar olan Balıkesir SEKA Kağıt Fabrikası ise yaklaşık 1800 dönümlük arazisi, 185 lojmanı, sosyal tesisleri ve diğer varlıkları ile birlikte 1.1 milyon dolara AKP yandaşı Albayraklar’a satıldı.

AKP’nin ilk Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın oğlu Abdullah Unakıtan’a, mısır ithalinde ve daha sonra pastörize yumurtada KDV ile oynanarak milyonlarca liralık haksız kazanç sağlandı.

TCDD İzmir Limanı yükleme boşaltma işinin, AKP Bakırköy İlçe Başkanlığı görevinde bulunan Reha Genç’e ait Reha Denizcilik şirketine, ihalesiz verildi.

Pamuklu Mensucat 2005’te, ÖYK tarafından 3.7 milyon dolara, AKP’li Manisa Belediye Başkanı Bülent Kar’ın başında bulunduğu 47 ortaklı Ortak Girişim Grubu’na satıldı.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 7 Haziran 2004 tarihinde,135 ilköğretim okulu inşaatı için açtığı 62 ihaledeki yolsuzluklar nedeniyle Kamu İhale Kurumu, Başbakanlığa resmen başvurarak Bakan Hüseyin Çelik hakkında soruşturma açılmasını istedi, ancak sonuç alınamadı.

Erdoğan Ofer’le defalarca görüştü

İsrailli işadamını tanımadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ofer ile birçok kez bir araya geldiği anlaşıldı.

Galataport diye anılan Salı Pazarı Kruvaziyer Limanı Projesi, İsrailli Sami Ofer’in ortağı Global Yatırım Holding’e ile 3.5 milyar Avro’ya ihale edilince, Özelleştirme İdaresi’nin bağlı olduğu dönemin Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, “içime sinmedi” diyerek, ülkeyi zarara uğratan bu ihaleyi onaylamadı.

Ofer’i tanımadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra bir kez gördüğünü açıkladı, ancak defalarca görüştüğü ortaya çıktı.

AKP döneminin en büyük yolsuzluk olayı Deniz Feneri oldu. Almanya’da faaliyet gösteren “Deniz Feneri e.V” derneğinin topladığı 41 milyon Avro’luk paranın bir kısmının amaç dışında kullanmasıyla ilgili Frankfurt Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde dava açıldı. 17 Eylül 2008’de Hakim Johann Müller’in verdiği kararla tutuklu yargılanan dernek yöneticileri hapis cezası alırken, derneğin mal varlığı kamuya devredildi.

TMSF, Mayıs 2013’te Çukurova Grubu bünyesindeki gazete, TV ve radyoların da aralarında bulunduğu 10 şirkete el koydu. Turkmedya çatısı altında toplanan Skyturk360 televizyonu, Akşam ve Güneş gazeteleri, Alem, Platin, Stuff, Autocar ve FourFourTwo dergileri, Lig Radyo ve Alem FM radyoları, kısa bir süre içinde 62 milyon dolara AKP yandaşı Ethem Sancak’a satıldı.

Cengiz İnşaat’ın 424.5 milyon liralık vergi borcu sıfırlandı, Albayrak Grubu’nun toplam 100.4 milyon TL’lik borcu 1.2 milyon liraya düşürüldü, Türkerler İnşaat’ın 24 milyonluk vergi borcu, Sayıştay itirazına rağmen 6.9 milyon liraya indirilip 36 milyon liralık cezası da sıfırlandı.

TMSF, Çukurova Grubu’ndan alacaklarının tahsili için Mayıs 2013’te el koyduğu BMC San. ve Tic. A.Ş.’yi, 2014’te 985 milyon lira muhammen bedelle satışa çıkardı. Ethem Sancak, sahibi olduğu ES Mali Yatırım ve Danışmanlık A.Ş. aracılığıyla tek başına girdiği ihalede, muhammen bedelin 234 milyon TL altındaki teklifiyle BMC’nin sahibi oldu. Sancak’ın BMC’yi alması için TMSF ve Savunma Sanayii Müsteşarlığı eliyle firmanın borçları sıfırlandı, İsrailli ortaktan zırh lisansı hakları devralınan şirket sorunsuz hale getirildikten sonra satış yapıldı.

400 milyon TL’ye 10 gemilik filo kuran Bilal Erdoğan’ın Türk tersanelerinde yapılan ve denize indirilen tankeri, Malta bayrağı çekilerek Türkiye’ye vergi verme, sigorta yaptırma, personeli için sigorta primi ödeme, diğer tüm vergi ve denetim yükümlülüklerinden muaf hale getirildi.

17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonları kapsamında, Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı’nın (TÜRGEV), Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan tarafından şirketlerden para aktarma, bağış adı altında rüşvet akışını sağlama, kamu arazilerini ele geçirme faaliyetlerinde paravan olarak kullanıldığı iddia ediliyor.

SSK ilaç yolsuzluğu, Sabah-ATV’yi yandaş ve yakınlarına aldırarak kendi medyasını yaratmak için kamu bankalarından usulsüz kredi açılması ve kredilerin batık hale gelmesi, kaçak villalar, hayali ihracat, VIP uçak alımları, TOKİ evlerinin AKP’li vekillere verilmesi de suçlamalar arasında.

-BİTTİ-