'Dersim senin partinin ödettiği fatura, özür dileyeceksin'

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'Dersim olayları'na ilişkin CHP içinde süren tartışmalara göndermede bulunarak, bu dönemin CHP'nin bu olayla yüzleşmesi için bir fırsat olduğunu söyledi. Erdoğan, kendisine özür dilemesi çağrısında bulunan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na da "Senin temsil ettiğin partinin ödettiği faturadır Dersim, sen özür dileyeceksin" diye yanıt verdi.

22 Kasım 2011 Salı, 11:46
Abone Ol google-news

AKP Grup toplantısında konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Suriye'de son olarak Türk Hacı kafilesine yönelik düzenlenen saldırılara tepki gösterdi. Erdoğan geçtiğimiz hafta grup toplantısında yaptığı, "Yabancı ülke vatandaşlarını ve diplomatlarını korumak her ülkenin onurudur namusudur. Bunlar üzerinden mesaj vermeye çalışmak acziyettir, telafisi zor olan bir şuursuzluktur" sözlerini hatırlatarak Esad'a yönelik sorumluların yakalanması çağrısını, "Hac yolculuğuna çıkmış transit geçen yolcuları korumak da bir ülkenin onuru namusudur" cümlelerini ekleyerek yineledi.

Erdoğan Esad'ın "Ölene kadar savaşırım" sözlerine ise şöyle tepki gösterdi: "Allah aşkına sen kiminle savaşıyorsun. Kendi halkına karşı ölene kadar savaşmak kahramanlık değil korkaklıktır. Kendi halkına karşı ölene kadar savaşan birini görmek istiyorsan, Nazi Almanyasına bak. Hitler'e bak. Mussolini'ye bak. Romanya'ın Çavuşeskusu'na bak. Eğer bunlardan ders almıyorsan, kendi halkına silah doğrultan ve 32 gün önce hiçbirimizin arzu etmediği şekilde senin kullandığın ifadeleri kullanan ve öldürülen Libya'nın liderine bak. Eğer topraklarına yönelik bir müdahale karşısında ölene kadar savaşmaktan bahsediyorsa kusura bakmasın insana sorarlar. İsrail'in işgal ettiği Golan tepeleri için neden ölene kadar savaşmadın? Kahramanlığını orada neden göstermedin? Neden gösteremiyorsun. Bakın buradan altını çizerek bir kez daha ifade ediyorum. Bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yok. Hiçbir ülkenin iç işlerine karışmak gibi bir niyetimiz yok. Ama bir halka zulmedilirken, akrabamız kardeşimiz dediğimiz bir halka zulmedilirken, 910 km sınırı olan bir Suriyeli görmezden gelmeye, sırtımızı dönmeye de asla niyetimiz yoktur. Suriye'deki şiddet ve zulmü eleştirmek, kendi hanlına silah doğrultan diktatörlere karşı hakkı söylemek içişlerine karışmak değildir. Dünyaya bir askeri müdahale çağrısı yapmak değildir. Bizim kardeş bir halkın huzurundan, refahından, kardeş bir ülkenin iç barışından başka hiçbir arzumuz yoktur. Esad'a buradan çağrımı yineliyorum. Öncelikle Türkiye'nin temsilciliklerine, bayrağına saldıranları topraklarından geçen Hacılara hunharca saldıranları bul ve yargıya teslim et. Daha fazla kan dökmeden daha fazla zulmetmeden halkının ülkenin ve bölgenin selameti adına artık o koltuktan çekil."
 

'Almanya Türkiye'deki süreci takip etmeli'

Başbakan Erdoğan Almanya'da Türkler'e yönelik son dönemde ortaya çıkan saldırıları da değerlendirdi. Meselenin sadece ırkçı saldırılar olmadığını ve derin bir yapılanmanın izlerini taşıdığının ortaya çıktığına vurgu yapan Erdoğan, Almanya ziyaretinde Angela Merkel'e Alman Vakıfları ve Alman Kredi kuruluşlarının bu tür adımların içerisinde olduğunu vurguladıklarını söyledi.Erdoğan "Bu konuda farklı bilgilere ulaşmak istiyorsanız lütfen bu vakıfları ve kredi kuruluşlarını yakından takip ediniz. Acaba bu kredi kuruluşları kimlere kredi veriyor ve verdikleri krediler yerli yerinde kullanılıyor mu" çağrısında bulunurken, Türkiye'nin bu konuda daha önce acı tecrübeler atlattığını hatırlattı. Başbakan Erdoğan "Geçmişte faili meçhul deyip irtica deyip fatura dış mihraklara kesip nice cinayetin üzeri örtüldü. Türkiye AK Parti iktidarları döneminde 9 yıl boyunca işte bu karartmaların üzerine gitmiş, devlet içine sirayet eden karanlık örgütlere karşı da sarsılmaz bir mücadele vermiştir. Almanya'nın Türkiye'deki bu süreci yakından incelemesini, Türkiye'nin derin yapılarla nasıl mücadele ettiğini kendisine örnek almasını tavsiye ediyorum" diye konuştu.

 

'Özür dileyecek biri varsa sensin'

Erdoğan, CHP Milletvekili Hüseyin Aygün'ün gündeme getirdiği 'Dersim olayları'na da değindi. Son günlerde CHP'nin hem Osmanlı tarihi hem de kendi kişisel tarihi ile olan çatışmasını izlediklerini belirten Erdoğan, "Bunlar Sultan Abdülmecit ile Halife Abdülmecit'in aynı kişiler olmadıklarını bugün elhamdülillah anladılar. Zamanla Elif'le mertek arasındaki farkı da inşallah görürler" dedi.

"Nadan ile sohbet zordur bilene çünkü nadan ne gelirse söyler diline" ifadesini kullanarak konuşmasını sürdüren Erdoğan şunları kaydetti: "Bunların da eline bir iki belge tutuşturuyorlar, aslını astarını öğrenmeden, önünü ardını araştırmadan çıkıp Meclis kürsüsünde söylüyorlar. Genel Başkanları da biliyorsunuz aynı şekilde tezgaha getirilmişti. Bitlis'te de ifade ettim. CHP bu toprakların tarihiyle de kendi kendi tarihiyle de yüzleşmelidir. CHP, başta Dersim olmak üzere bu toprakların insanlarına, inançlarına, değerlerine yönelik baskıyla artık yüzleşmeli. Kendisini ve tarihini açık yüreklilikle sorgulamalıdır. Dersim hakkında kitap yazmış CHP Tunceli Milletvekilinin bu konuyu gündeme taşımış olması aslında CHP için kaçırılmayacak bir fırsattır. Dahası CHP'nin başında Tuncelili bir Genel Başkanın bulunması, bir aşiret mensubu Genel Başkanın bulunması, Dersim faciasıyla yüzleşmek adına CHP için eşsiz bir imkandır. Bunu seçimde söylediğimde rahatsız oldu beyefendi, niye? Tuncelilisin işte bunu söyle, neden kaçınıyorsun? Aşiretini, mensup inanç sistemini söyle, niye kaçınıyorsun? Bunu da ifade etmek durumundayım. Hemen bunu 'ayrımcılık' olarak ifade etti. Sevsinler senin gibi birleştiriciyi. Hepsi ortada. Şimdi ne diyor? 'Dersim konusunda Başbakan özür dilesin' diyor. Dersim konusunda özür dileyecek birisi varsa sensin. Çünkü şu anda başında bulunduğun partinin ödettiği faturadır, Dersim faturası. Sen özür dileyeceksin. Başka parti yok, sadece senin partin, sadece siz varsınız. CHP eğer bu dönemde de Dersim ile yüzleşmez, özeleştirisini yapmaz, özür dilemezse muhtemelen böyle bir fırsatı bir daha hiçbir zaman yakalayamayacaktır."
 

'Yeni belgeleri açıklayacağım'

Başbakan Erdoğan, Dersim ile ilgili bugüne kadar bazı belgeleri kamuoyuyla paylaştığını hatırlatarak, yarın düzenlenecek partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda bazı yeni belgeleri de kamuoyuyla paylaşacağını söyledi. Erdoğan, "Çok daha detaya girmek suretiyle yarın ki konuşmamı ağırlıkla Dersim'e ayıracağım ve orada bunları anlatacağım. Hala 'arşiv' diyor. Arşivin yolunu bilmiyorsan adresini söyleyelim. Arşiv açık, kimseye kapalı değil. Hepsinde gelip çalışma yapabilirsin ama demek ki senin hiçbir arşivcin yok. Sen çok kabiliyetlisin. Araştırmayı yap, sonra da gel belgeyi yerinde gör" diye konuştu.