Devrim Kılıçoğlu, "2021, belirsizliğin nasıl yönetileceği ile ilgili bir yıl olacak. Artık aylık planlamalar yapıyoruz" dedi

Koçtaş Genel Müdürü Devrim Kılıçoğlu: Ciroların azaldığı, kısa çalışma ödeneğinin olmadığı, hafta sonu yasaklarının sürdüğü, enflasyon nedeniyle masrafların daha da arttığı dönemde perakendede mağaza, marka kapanışları anlamında riskler olacak.

07 Nisan 2021 Çarşamba, 04:00
Devrim Kılıçoğlu,
Abone Ol google-news

Koçtaş Genel Müdürü Devrim Kılıçoğlu, satışların 7 gün değil de 5 gün yapıldığı bir dönemde şirketlerin işletme sermayesini olabildiğince zora soktuğunu ifade ederek “Artık perakendeci önünü görebilmeli. Bu yasaklarla yönetilecek bir durum değil. Sektör bundan çok hasar görüyor” dedi.

Koçtaş olarak bu yıl ağırlıklı Koçtaş Fix olmak üzere 100 tane yeni mağaza açacaklarını ve 100 milyon TL’yi aşkın yatırım yapacaklarını vurgulayan Devrim Kılıçoğlu ile ev geliştirme sektörü ve Koçtaş’ın hedeflerini konuştuk.

- Pandemi ile geçen 2020’de nasıl bir performans gösterdiniz?

Ev geliştirme sektörü 2020’ye iyi başlamıştı. Bayağı da moralliydik. Vakaların Türkiye’de başlamasıyla hızlı şekilde en zor kararı verip mağazalarımızı kapatma kararı aldık. 4 Mayıs’tan itibaren mağazalarımızı açtığımızda da “Sıfır Tolerans” manifestomuz ile hijyen ve iş güvenliği standartlarını en yüksek seviyede uyguladık. Pandemiyle operasyonel modelimiz ciddi anlamda değişti. 5 yıllık planlarımız, yıllık bütçelerimiz ve 3’er aylık sürelerde tahmin çalışmalarımız olur, bunu aylara indirdik.

Mağazaların kapalı olduğu dönemde Koçtaş 2.0 diye bir proje başlattık. Holdingin de yönlendirmesiyle sıfır bazlı bütçeleme projesine başlamıştık. Bununla kaslarımızı güçlendirdik. Koçtaş’ı şimdi kursaydık nasıl bir şirket kurardık diye kendimize sorduk. Bunun adına da Koçtaş 2.0 dedik, bu bizim çok da işimize yaradı. 255 tane fikir çıktı. 78 tanesi çevik takımların iş planına alındı.

- İlk öncelik hangi fikir oldu?

Son 5 yılda dijitalleşmeye ciddi yatırımlar yaptık. 100 milyon TL’ye yakın yatırım yapmıştık. Bunun da oldukça faydasını gördük. Müşterinin mağazada daha hızlı dolaşıp alışverişini yapacağı varsayımıyla mağazadaki süreçlerimizi hızlandırdık. Bu dönemde istihdam kaybımız, hak kayıpları yaşanmadı. İç iletişimi çok artırdık. Birlikte hareket ettik.

- Artık kısa vadeli plan yapıyoruz dediniz ama 2021 ile ilgili öngörüleriniz var mı?

Belirsizliğin nasıl yönetileceğiyle ilgili bir yıl olacak. Artık planlama 1 aya indi. Biz şu anda sadece nisan ayını öngörebiliyoruz. Tabii ki yıl sonu planlamalarımız var. Yasaklarla değil, toplum bilincinin artmasıyla bu işin daha iyi yönetileceğine inanıyorum.

- Pandemide tüketici davranışları nasıl değişti?

Geçmiş dönemlere göre ziyaretçi sayıları yüzde 40 azaldı. Eskiden gelenlerin yüzde 30’u alışveriş yaparken, şimdi yüzde 50’si yapıyor. Sepetteki ürün sayısı ve harcama miktarı arttı.

100 YENİ MAĞAZA AÇACAĞIZ

- Sene başındaki hedeflerinizin hepsi tuttu mu?

Büyümemiz stratejik olarak dijital ve e-ticaret kanalıyla Koçtaş Fix diye mahalleye giden formatlarımızda oldu. 2020’de 300-400 m2 olan Koçtaş Fix mağazalarda büyüme kararı almıştık. Koçtaş Fix mağazalarını genelde cadde ve mahallelerde açıyoruz. Haziran döneminden sonra da Fix mağaza açılışlarını da hızlandırmaya karar verdik. Ciro anlamında tam istediğimiz rakamı alamadık. Ama kârlılık anlamında hedeflerimizi tutturduk.

-n Bundan sonra daha çok mahallelerde mi olacak?

Fix’te mağaza sayılarını artırarak devam edeceğiz. Bu yıl hedefimiz 100 tane daha yeni Koçtaş Fix açmak. Ana trend, dijitalleşme ve Fix.

- Yatırım bütçesi ne olacak?

Bu yıl 100 milyon TL’nin üzerinde yatırım yapmayı düşünüyoruz.

- Ne kadarlık ek istihdam olacak?

Her açtığımız mağazada 4 kişi çalışıyor. Çalışanların bir bölümünü dışarıdan bir bölümünü de mevcut büyük boyutlu mağazalarımızdan alacağız.

- Mağaza kapattınız mı ya da küçültmeye gittiniz mi?

Aslında küçültme planı bizim 4-5 yıl önce başlattığımız bir projeydi. Müşteri, ihtiyaçlarını çok hızlı alıp çıkmak istiyor. Artık 10 bin m2 mağazalardansa daha küçük mağazalardan almak istiyor. 10 bin m2 olan mağazalarımızı zaten 5-6 bin m2 küçültmeye karar vermiştik. 4-5 mağazamızı küçültmüştük. Bu yılın ilk çeyreğinde 3 mağazamızı küçülttük.

Şu aşamada mağaza kapatma kararımız yok.

MAĞAZA KAPANMA RİSKİ VAR

- Bu dönemde ürün tedarikinde sıkıntı yaşadınız mı?

Yaşadık. Ağırlıklı olarak KOBİ’lerle çalışıyoruz. Orada da hammadde sıkıntıları oldu. İthal ürünler zamanında gelmedi. İthal süreçler minimum 3-6 ay önceden planlanıyor. Benim mağazam kapalı, ürün gönderme deme şansınız yok. Satışların 7 gün değil de 5 gün yapıldığı bir dönemde şirketlerin işletme sermayesini olabildiğince yoruyor. Burada ciddi bir öngörülebilirliğe ihtiyaç var. Kısa çalışma ödeneği mutlaka sürdürülmeliydi. Hafta sonu yasakları perakendeciler için çok zor. Bir tedarik yönetimi açısından çok zor, iki satış planlaması, üç vardiya planlaması açısından çok zor. Artık perakendeci önünü görebilmeli. Çünkü bu yasaklarla yönetilecek bir durum değil. Sektör bundan çok hasar görüyor.

Pandemi döneminde faizler düşüktü, o dönemde bütün perakendeciler o faizden yararlandı. Çünkü ciddi bir stokla yakalandık. Kira ödemeleri, çalışan ücretleri, ithal ürün ödemeleri...o anlamda krediye ihtiyacımız var. Şimdi bu kredilerin yüksek faizle refinansmanları geliyor. Hem kısa çalışma ödeneğinin ortadan kalkması hem sokağa çıkma yasağının hafta içinde belli saatlerde ve hafta sonu da devam etmesi gerçek anlamda perakendeciyi çok zorlar.

- Gelecek için ne tür riskler öngörüyorsunuz?

Perakende sektörünün 1 trilyon TL’ye yakın cirosu var. 730 bin işletme ve yaklaşık 2 milyon civarında çalışan var. Yeni normal ne kadar uzarsa riskin artacağını düşünüyorum. Ciroların azaldığı, kısa çalışma ödeneğinin olmadığı, enflasyon nedeniyle masrafların daha da arttığı dönemde perakendede mağaza, marka kapanışları anlamında riskler olacak. Faiz oranları yüksek. Yüzde 20 faizle alacağınız bir kredinin tüketici güven endeksinin de düşük olduğu bir dönemde satışa yansımaması da bilançonuza hasar verir. Gerçekten önümüzdeki dönem perakendeci açısından zor bir dönem. Biz artık 7 gün müşterilerimizle görüşmek istiyoruz. Sağlık çok kritik, aşılanmanın hızlanması gerekiyor.

HERKES TADİLATÇI OLDU

- Bu dönemde hangi ürünlere talep arttı?

El aletleri. Küçük tadilatları müşterilerimiz kendileri yapmaya başladı, bu trend devam ediyor. Evlerin ofis ve okula dönmesiyle mobilya satışlarında ciddi artış oldu. Yaz aylarında banyo, mutfak tadilatları arttı. Kamp sandalyesi, bahçe mobilyası, hijyen ürünleri çok ciddi artışlar sağladığımız kategoriler oldu.

- Türkiye ev geliştirme sektöründe, bu süreçten sonra nasıl bir dinamik bekliyorsunuz?

Distribütör, nalbur, toptancı dediğimiz tarafın çok yoğun olduğu bir pazar. Artık hem online hem offline bir arada olmak zorunda. Kapalı olduğumuz dönemde gıda perakendecilerinin de bizim sattığımız ürünleri çok yoğun sattıklarını gördük. Herkes her şeyi satıyor. Rekabet çok farklılaştı. Belli markalarda mağaza kapanışları olduğunu da görüyoruz. Pazara yeni oyuncular giriyor. Bu pazarda müşteriye ne kadar iyi hizmet verirsek rekabet de artacak. Bizim en iyi markaları en iyi fiyatla satma stratejimiz var. Koçtaş markalı ürünler konusunda da stratejiler geliştiriyoruz. Private label ürünlerimiz olacak. Şu an araştırmalarımız sürüyor. Ampul olabilir, ev gereçleri olabilir.

HAKSIZ REKABET

- Gıda perakendecileri beyaz eşya satmasın diye bir düzenleme üzerinde çalışılıyor. Sizin de ev geliştirme ürünleri satılmasın tarzında bir girişiminiz var mı?

Bu iş uzmanlık gerektiriyor. Hafta sonu yasaklara tabiyiz. Gıda perakendecilerinin açık olduğu dönemde ev gereçleri ile ilgili satış olduğunda bu, haksız rekabete neden oluyor. Biz kapalı olduğumuz dönemde daha düzenleyici çalışmalar olabilirdi.

- Pandemide, sizin sektörde zam oranı ne oldu?

Koçtaş’ın ithal oranı yüzde 10 seviyesinde. Kurdan etkilenmemiz diğer ithalatçılara göre daha az. Perakendeci stokla çalışır, her bir zammın müşteriye olan yansımasını olabildiğince geciktirdik. Yeni maliyetle ürün almadığımız sürece fiyatlara dokunmadık. Enflasyon oranlarının altında fiyat artışları yaşandı.