Din dersi, solakları ve engellileri unuttu: Sağ elle, oturarak yiyin ve için

TRT EBA TV’de, bu kez de solaklar ve engelliler unutuldu ve yine din temelli telkinler yapıldı. “Ayakta su içmenin ve yemek yemenin doğru olmadığı” ve “suyu sağ elle içmenin güzel bir davranış olduğu” belirtildi.

26 Eylül 2020 Cumartesi, 06:00
Din dersi, solakları ve engellileri unuttu: Sağ elle, oturarak yiyin ve için
Abone Ol google-news

Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) uzaktan eğitim araçlarından olan TRT EBA TV’de, önceki gün, 7. sınıflara yönelik olan “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” dersinde, “cinler ve şeytan” konusu işlenmiş, konu ve içerik tepki çekmişti. Önceki gün de, 4. sınıflara yönelik “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” dersinde, “ayakta su içmenin ve yemek yemenin doğru davranışlar olmadığı” ve “suyu sağ elle içmenin güzel bir davranış olduğu” belirtildi. 

Öğrencilere “su içerken ve yemek yerken sağ elin kullanılması” telkininde bulunuldu. Solak veya engelli öğrencilerin de bulunmasına karşın sağ elle yeme içme telkininde bulunulması tepki çekti. “İnsanların yapılan ve yapılmayan şeylerden sorumlu olduğu ve hesaba çekileceği” ifadeleri kullanılan derste “Yemeği oturarak yemek, suyu oturarak içmek peygamber efendimizin sünnetidir. Yemek yerken, su içerken peygamber efendimizin sünnetine uymalıyız” ifadeleri kullanıldı.

‘KAYGIYI ARTIRIR’

Uzman Pedagog Belgin Temur, “dinlerin asıl amacının, ‘iyi insan’ olmaya yönlendirmek olduğunu” belirtirken çocuklara din öğretilirken öncelikle bu yanının vurgulanması gerektiğini belirtti. 

Temur, dinin ceza verici kısmı vurgulanarak anlatıldığında suçluluk duygularını artırılabileceğini ve kaygının yükseldiğini kaydederek “Kaygıyla bir şeyi öğretmeyi doğru bulmuyoruz. Çocuklar açısından ceza kısmı vurgulanmamalı. ‘Sol elini kullanırsan bu kötüdür, yanlıştır’ dersek, solaklar ya da herhangi bir engelinden ötürü sağ elini kullanamayan çocukları ezmiş, suçlu hissettirmiş ve onlara haksızlık etmiş oluruz” dedi. 

“Cinler ve şeytan” gibi günlük yaşamda olmayan soyut meselelerin, ergenlik çağındaki çocuklarda vurgulanmasının ve korku objesi olarak sunulmasının, çocuklardaki endişeyi artırdığına dikkat çeken Temur, “Bilgi olarak nasıl bir faydası olduğu tartışılır. Ancak korkular yarattığını biliyoruz. Bunlar, olumsuz duygulara yönelten, korku ve kaygı yaratan temalar. Yetişkinler, mantık süzgeçlerinden geçirerek ya da daha az suçluluk hissederek halledebilirler ama çocuklar henüz bu muhakemede değiller. Eğitimin öncelikli amacı öğretmek ama bir yandan da korumaktır. Böyle yaparak çocuğu korumuyoruz” ifadelerini kullandı.