‘Dini Hayatın Parametreleri’ Nasıl Ölçülür?

CHP Antalya Milletvekili Gürkut Acar, Diyanet’in çokça tartışılan ve “dindarlık anketi” olarak nitelendirilen “Türkiye’de Dini Hayat” araştırmasını TBMM gündemine taşıdı.

09 Aralık 2013 Pazartesi, 10:11
Abone Ol google-news

Acar, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, “Laik bir ülkede yurttaşlara hangi dine inandığı, ne kadar dindar olduğu nasıl sorulabilmektedir. Dindarlık için nasıl bir ölçüt konulmuştur? Dindarlığın ölçülmesi ile varılmak istenen sonuç nedir” sorularını yöneltti.

Soru önergesine yanıt veren Bozdağ, Türkiye’de dini hayatın homojen bir yapıda olmadığı, bölgeden bölgeye, bazen coğrafi olarak yakın olsalar bile ilden ile bile farklılıklar gösterebildiği, bu bağlamda ortaya çıkan farklılıkların hizmet ulaştırılırken göz önünde bulundurulması gerektiğini belirttikten sonra, araştırmanın ülkedeki dini hayatın bütün çeşitliliği ile incelenerek gündelik hayatta nasıl ve ne şekilde yer aldığı, dini hayatta ortaya çıkan farklılıkları bölgelere ve ülke geneline göre objektif bir şekilde ortaya koymak üzere yapıldığı açıklamasını getirdi. Bozdağ, araştırmanın temel hedefini de şu ifadelerle açıkladı:

“Araştırmanın temel hedefi dindarlık değil, dini hayatın parametlerelerinin, ölçüt ve kriterlerinin ortaya çıkarılmasıdır.”

Bozdağ’ın yanıtını değerlendiren Acar’a göre, AKP’nin yaptığı araştırma bir tür “dindar-ölçerlik”. Acar, hükümete şu çağrıyı yaptı:

“AKP bu tip anket ve araştırmalarla kendi dindarlık ve din anlayışını topluma dayatmaya çalışıyor. Bunu da bu tip anketlerle perdelemeyi hedefliyor. Toplumun özgürce inancını yaşayabileceği ortamı sağlayan laikliktir. AKP, dindar-ölçer aramak yerine laikliği zedelemekten vazgeçmelidir.”

Ankara’ya da Türkeş Olsun!

CHP’nin Hatay’da belediye başkanlığına, geçmişte belediye meclis üyeliğine seçilen CHP’lilere “Sesimizi bozmadık, yoksa çok konuşanın dilini koparır, kıyma yapar ve ona yediririm” dediği belirtilen MHP kökenli eski İskenderun Belediye Başkanı Mete Aslan’ı aday göstereceği haberleri, CHP örgütlerinde oldukça tepkiyle karşılandı. Cumhuriyet’in haberi kamuoyuna duyurduğu geçen hafta, CHP Genel Merkezi’nin telefonları da adeta kilitlendi. Kürtlere karşı sert tutumu nedeniyle eleştirilen ve ilçeyi “Ya sev ya terk et” afişleriyle donatan Aslan’ın aday gösterilmesi karşısında Hatay’daki bazı ilçe örgütlerinin, “istifa ediyoruz” telefonları karşısında parti yöneticileri, “Henüz kesinleşen bir şey yok” diyerek partilileri ikna etmeye çalıştılar. CHP’de bir genel başkan yardımcısına ise bir yakınından çok ilginç bir tepki geldi:

“İşyerindeki arkadaşlar, size şu mesajı iletmemi istediler: Madem Hatay’da Mete Aslan’ı aday gösteriyorsunuz, Ankara’ya da Tuğrul Türkeş’i aday gösterin olsun bitsin!”

TBMM’de Sitelere ‘Otomatik Sansür’

Bilgi ve iletişim çağındayız; 10 yılda Türkiye’de internet kullanıcı sayısı 30 milyona dayandı, mobil cihazlardan internete erişim de Avrupa’da üst sıralara çıktı... Herkesin sosyal medya hesapları ve günlük gelişmeleri takip ettiği internet portalları var... Bir araştırma yapmak istediğimizde ilk olarak arama motarlarına danışıyoruz. İnternet artık hayatımızın her alanında; ancak Türkiye’deki hukuki normlar interneti olabildiğince hayatımızın dışında bırakmak istiyor. Öyle ki küçük bir içerik nedeniyle herhangi bir internet sitesine erişimin tamamen durdurulması da bize özgü.

TBMM’de herkese açık olan internet ağından bazı internet sitelerine giriş yapılamıyor. Bunun nedenini soran MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’ye TBMM Başkanvekili Sadık Yakut şu yanıtı veriyor:

“Mahkemeler ve yetkili merciler tarafından yasaklanmamış, TBMM dışında erişimi serbest olup, TBMM’den erişilemeyen internet siteleri TBMM Kurumsal Güvenlik Sistemi tarafından 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun uyarınca belirtilen site kateforilerine göre sistem tarafından otomatik olarak engellenmektedir.”

Özetle mahkeme kararı dahi olmadan TBMM’deki sistem; yasada tanımlanan site türlerinde suç unsuru olup olmadığını da umursamadan ortak ağında sitelere otomatik olarak erişimi engelliyor. İster “sansür”, ister “ileri hukuk” deyin; Yakut, bunun amacını da “TBMM’deki kurumsal bilişim sistemlerinin güvenli bir şekilde sürekli olarak çalışabilmesi ve kurum kaynaklarının etkin kullanılmasını sağlamak” diye açıklıyor.

Osmanlı’nın son dönemindeki Milli Eğitim Bakanı Emrullah Efendi’nin “Şu mektepler olmasa maarifi ne güzel idare ederdim” açıklamasından esinlenerek TBMM görevlileri için şunları demek mümkün:

“Şu internet sitelerine erişim olmasa bilişim sistemlerinin güvenliğini ne güzel sağlardım.”