DÜNYADAN / Amerikalı yayıncılar umut başka bahara diyor

Amerikalı yayıncılar bahar sonunda koronavirüs salgının sona ereceği, kitapçıların yeniden açılacağı ve yazarların etkinliklere katılıp kitaplarını tanıtabilecekleri umuduyla onlarca kitabı yaz aylarında ve yine sonbaharda yayımlamayı planlıyor.

21 Mayıs 2020 Perşembe, 23:16
Abone Ol google-news

Birkaç ay önce, yani hepimize şimdilerde, başka bir çağa aitmiş gibi gelen o yakın geçmişte Amerikalı yayıncılar 2020 yayın takvimlerini hazırlarken elbette sektörün en civcivli dönemi sayılan sonbahara yoğunlaşmıştı.

Editörler ve yazarlarsa ülkenin başkanlık seçimlerine odaklanacağını ve bu politik iklimde yeni kitapların kaybolacağı endişesi taşıyor ve kitapların yayın tarihini bahar aylarına çekmeye çalışıyordu.

Şimdiyse tersi bir göç söz konusu. Yayıncılar bahar sonunda koronavirüs salgının sona ereceği, kitapçıların yeniden açılacağı ve yazarların etkinliklere katılıp kitaplarını tanıtabilecekleri umuduyla onlarca kitabı yaz aylarında ve yine sonbaharda yayımlamayı planlıyor.

Jeff Kinney                                                                          Laila Laimi

BAHARIN EN ÇOK BEKLENEN BAŞLIKLARI

Bu başlıklar arasında çok satan çocuk kitabı yazarı Jeff Kinney’den Graham Swift ve Ottessa Moshfegh romanlarına, Eric Swalwell’den, Reed Hasting ve komedyenler Desus ve Mero’nun kurgu dışı işlerine kadar pek çok kitap var.

Nisan ayında yayımlanması planlanan ama sonbahara ertelenen romanı “Conditional Citizens” vesilesiyle sürece dair değerlendirme yapan yazar Laila Laimi şunları kaydediyor: “Kitapçılar kepenklerini indirdi, şimdi herkes sağlık ve geçim derdinde. Herkes çok endişeli. Ne olacağını öğrenene ve her şey biraz daha netleşinceye dek baskı tarihlerini ötelemek bence de en doğrusu.”

Graham Swift                                                                    Charlotte Bismuth

Bazı yayıncılarsa şimdiden kitaplarını gelecek yıla saklamaya karar verdi bile. Örneğin Atria e-postayla Charlotte Bismuth’un “Bad Medicine” kitabını Ocak 2021’e ertelediğini, “Karar verilen yeni tarihin, okurlara bu değerli kitabı dikkatlerini daha iyi toparlayabilecekleri bir süreçte okumalarına olanak sağlamasını arzuluyoruz,” diyerek duyurdu.

Öte yandan bu tür hareketler, salgının ve muhtemel bir ekonomik dalgalanmanın belirsiz seyri göz önüne alındığında tam bir kumar olarak da değerlendirilebilir.

Öyle ki kimi yayıncılar daha fazla depo ve dağıtım merkezi kapanır ve yayıncıların baskı kapasiteleri azalırsa, durumun birkaç ay içinde daha da kötü olabileceğinden endişeleniyor.

Temel ihtiyaçların teslimatı için normalden katbekat fazla kâğıt tüketildiğinden, kâğıt kıtlığının yaşanma riski de cabası.

BİLİNMEYEN ÇOK ŞEY VAR

Ecco’dan Daniel Halpern “Yazarlar için iş gerçekten zor,” diyor. “İki ya da üç yıl boyunca bir kitap üzerinde çalışıyorsunuz. Aniden bir salgın baş gösteriyor. Geleceğe dair bilinmeyen çok fazla şey var ve neredeyse her gün bambaşka bir gerçekliğe uyanıyoruz.”

Dahası önümüzdeki aylarda daha fazla kitap satma umuduyla baskı tarihlerini öteleyen yayıncılar gelir açıklarıyla da karşı karşıya.

Abrams Books da önde gelen yazarlarından birkaçının yeni kitaplarını ertelemeye karar veren yayıncılardan. Bu kitaplardan biri de yayını nisandan ağustosa kaydırılan ve Abrams’ın ilk baskısı üç milyonu kısa sürede tüketmeyi hedeflediği yeni Saftirik kitabı.

Bu kararı çok zor aldıklarını ifade eden Abrams’ın genel müdürü Michael Jacobs ağustosta her şeyin normale döneceğini umduklarını ve planlarını buna göre yaptıklarını dile getiriyor.

Müzisyenler, dansçılar, opera sanatçıları, aktörler ya da metin yazarları gelirlerinin kesintiye uğradığına; tiyatrolarının, komedi kulüplerinin ve stüdyolarının salgın yüzünden buharlaştığına tanık oldu.

Bu açıdan bakıldığında yayıncılık sektörünün salgından öteki birçok alana kıyasla daha az etkilendiği söylenebilir. Neticede kitaplar şu an için insanlara ideal bir ortam sunuyor:

Okumak tek başına yapılan bir eylem ve evlerinden çıkamayan insanlar kaçış ya da teselli arayışı ve hayattan kopmama arzusuyla kitaplara daha çok yönelebilir.

CESARET VERİCİ İŞARETLER

Üstelik yayıncılar için bazı cesaret verici işaretler de var. NPD BookScan’a göre, basılı kitapların birim satışları, 21 Mart haftasında, bir önceki haftaki %10’luk düşüşe rağmen sabit kaldı. Kurgu dışı çocuk kitaplarının satışları ise özellikle dikkat çekiciydi. Milyonlarca çocuğun eğitimlerine evlerinden devam etmesiyle satışlar %70 oranında arttı.

Gelgelelim bu kriz ne kadar uzun sürerse, yayıncılar ve kitap perakendecilerinin şirketlerini ayakta tutmaları da bir o kadar zor olacak gibi görünüyor.

Ülke çapında kitapçıların geçici olarak kapatılmasının birçok durumda kalıcı olabileceğine dair artan bir korku da mevcut. Örneğin salgın öncesi de türlü güçlükle mücadele eden Barnes & Noble yüzlerce mağazasını geçici bir süreliğine olsa da kapatma kararı aldı.

Barnes & Noble’ın CEO’su James Daunt bu süreci, “Edebiyat dünyası bir komaya girdi,” diyerek özetliyor. “Önümüzde bir kuraklık var. Anlaşılan o ki günışığını çok daha az kitap görebilecek.”

Bazı küçük yayınevlerinde de işten çıkarmalar başladı. Publishers Lunch’e göre Rowman & Littlefield tüm çalışanlarına ücretsiz izin veren yayıncılardan. Bir başka bağımsız yayıncı Skyhorse ise, satışların düşmesi ve yaşanan gelir kaybının bir sonucu olarak çalışanlarının yüzde 30’unu işten çıkardı.

KİTAPÇILARIN ALTERNATİFİ YOK!

Öte yandan kimi çevreler internet satışlarının ve e-kitap taleplerinin kapanan mağazaların yaratığı kaybı dengelemeye yardımcı olacağını umsa da, sektörde öngörülebilir bir gelecek için festivallerin, kitap fuarları ve yazar okumalarının gerekliğine inanan ve bunların yokluğunda sektörü daha da karanlık günlerin beklediğine inananların sayısı da hiç azımsanmayacak kadar çok.

Birçok yazar gibi Lalami de kitapçıların ve yazarların yüzleşmek zorunda kaldığı ekonomik zararın yanı sıra salgından ötürü birliktelik duygusunun, sosyal etkileşimin azalacağından endişeli:

“En büyük korkum kitaplar ve kitapların etrafında kendimize ördüğümüz dünyayla ilgili. Çünkü kültürel bir birliktelik alanı olarak kitapçıların alternatifi yok. İnternet sitelerinin ya da canlı yayınların bunun yerini tutabileceğini düşünmüyorum. Bu beni hem bir yazar ama en çok da bir okur olarak endişelendiriyor.”

27.03.2020 - New York Times / İngilizce aslından çeviren: Şafak Tahmaz