DÜNYADAN / Edinburgh Uluslararası Kitap Festivali 2020

Artık her şey ‘online’! Buna sevinmeli miyiz? Kitap fuarına, kitap festivaline gidilir, oradaki hava solunur, dostluk, bilgi, birikim tazelenir. Ya da öyleydi! Ama bu küresel salgın döneminde her şey gibi kitap festivallerinin de online / uzaktan yapılmasına şaşmıyoruz, yeter ki yapılsınlar.

12 Eylül 2020 Cumartesi, 23:34
Abone Ol google-news

Kitap dünyası için bu durumun etkilerine ayrıca bakmak, onları ayrıca dinlemek gerek de biz okurlar, çevirmenler için birçok yazarı bir arada ekranımızda, hemen burnumuzun ucunda bulmak hiç de fena bir duygu değil…

Bu yılın Edinburgh Uluslararası Kitap Festivali’nin zorunlu olarak çevrimiçi yürütülen herkese açık ücretsiz programı (Edinburgh International Book Festival,15-31 Ağustos 2020) konuşmalar, etkinlik ve tanıtımlarla çok doyurucuydu. Kimler yoktu ki listede kitap dünyasının her kesiminden, dünyanın her yerinden! Arundhati Roy, Amin Maalouf, Saraj Crosann, Susan Abdulhawa, David Mitchell, Samantha Irby...

Festivalin resmi açılış mesajında “benzeri olmayan, tarihi, tuhaf günlerden geçtiğimize, bu çok tuhaf zamanlarda sosyal mesafe ile fiziksel olarak birbirimizden ayrı, ruhsal olarak altüst olmuş halimize” değinerek yine de bu çok tuhaf dönemde “birbirimizi anlamaya, hayatta kalmaya çabalarken en büyük desteğimizin yazarlar, sanatçılar olduğunu” eklemişler. “Onlar karanlıkta yolumuzu aydınlatıyor, nerede olduğumuzu, yaşadıklarımızın anlamını ve nereye gidebileceğimizi gösteriyor.”

ÇEVİRİ KONUSU

Festival sitesindeki konuşmalardan, kendi ilgi alanıma giren, çeviri konulu iki alıntı yapmak isterim (http://www.edbookfest.co.uk/). İlki İtalyancadan İngilizceye yazın çevirisi yapan Ann Goldstein’dan, (takma adla yazan) Elena Ferrante’nin romanlarının çevirmeni.

Goldstein, Lennie Godings’in moderatörlüğünde yaptığı konuşmada ‘”The Forgotten Art of Translation” 27/08/2020) çeviri için “unutulan bir sanat” diyor. “Çevirmenlerin göz önünde olmasında fayda var çünkü onları unutuveriyoruz. Unutulmaları çok kolay, yazarla karşılaştırılarak hep yazar, yani kaynak üzerinden değerlendiriliyorlar…”

Goldstein, çoğu çevirmen gibi çevirdiği yazarla hiç karşılaşmamış, yazışmamış, hep yayınevi ve editörler üzerinden iletişim kurulmuş. Bu aracılı iletişim durumu için kendisi “metne yakın kalmamı sağladı” diyor.

Zaten hayatta olmayan yazarlardan oldukça fazla çeviri yaptığı için yazarla birebir görüşüp tanışmamayı da doğal görüyor. Çevirmenin kendini metinde görünmez kılması ya da kılmaması konusuna da değiniyor konuşmada, her çevirmenin aslında çevirdiği kitabın bir anlamda editörü olduğuna da...

“RUHUMUN KARANLIK NOKTALARINI BİLEN KİŞİ”

Konuşmacı olarak festivalde yer alan bir başka çevirmen de ilk kitabı Hurricaine Season (Kasırga Mevsimi) ile Booker ödülü adayı olan Meksikalı yazar Fernanda Melchor’un çevirmeni Sophie Hughes. (“Another Mexico”, 22/08/2020). Yazar ile çevirmeninin birlikte katıldıkları bu etkinlikte Hughes, yaşayan ve yüz yüze tanıdığı bir yazarı çevirme deneyimini, metnin katmanlarıyla nasıl boğuştuğunu anlatıyor.

Yazar Melchor ise bütün çevirmenlerine sarılıp teşekkür etmek istediğini söylüyor, eserlerinin şiddet, öfke ve acı içeren zor bölümleriyle baş ettikleri için. “Çevirmenim benim ruhumun en karanlık yönlerini bilen kişi” diyor…

Bütün konuşmaların video kayıtları, metinleri festivalin sitesinden izlenebilir, okunabilir. Evimizden, ekranımızdan etkinliğin bir parçası olmanın tadı yüz yüze olmak gibi denebilir ama çok daha yaygın izlenmesi nedeniyle oralara gidemeyen pek çok okura, kitapsevere büyük şans sağladığı da kesin. Avuntu olarak böyle “olumlu” taraflarını görmek zorundayız galiba pandeminin...