Dursun Özbek: Türkiye'nin en dertli adamı değilim

Dursun Özbek: Türkiye'nin en dertli adamı değilim

2.02.2016 10:41:00
Güncellenme:
Haber Merkezi
Takip Et:
Dursun Özbek: Türkiye'nin en dertli adamı değilim

Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, Türkiye'nin en dertli adamı olduğumu kabul etmediğini ifade ederek, "Sadece futbolda 120 milyon Euro giderimiz var, tüm branşlarla birlikte giderimiz 160 milyon Euro" dedi.

Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, Lig Radyo'da katıldığı programda önemli açıklamalarda bulundu. "Türkiye'nin en dertli adamlarından biri değilim" diyen Özbek, "Bunu kabul etmiyorum. Galatasaray'da göreve çağırıldığınız zaman zor mu, kolay mı diye düşünmeyiz" diye konuştu.

"YEĞENİM ANTRENMANDA ÖLDÜ"
Sülalesinin Galatasaraylı olduğunu anlatan Özbek, "Biz Galatasaray için şehit vermiş bir aileyiz. Benim yeğenim de Galatasaray'da futbolcuydu. Onun da adı Dursun Özbek'ti. Jupp Derwall zamanında oynuyordu. Antrenman sahasında öldü. Galatasaray bizim için çok önemli" dedi.

"SENEDE 160 MİLYON EURO GİDER VAR"
Galatasaray'da futbolun yıllık giderinin 120 milyon Euro olduğunu belirten Özbek, "40 milyon da amatör şubeler var. 160 milyon Euro eder. Türkiye'deki kulüplerin tamamı zarar ediyor. Geçmişten gelen ağır kontratlar, hesapsız harcamalar, yanlış yatırımlar Galatasaray'ı banka finansmanına sokmuş. Biz banka borçlarımız itibariyle senede 25 milyon dolara yakın faiz ödüyoruz. Hesaplar dengedeyken 25 milyon dolar açık veriyoruz. Ayrıca piyasalarda sadece TL çerçevesinde borçlanmıyorsunuz. Oradan da 10 milyon dolar kur farkı geliyor. Bunu kontrol edemezsiniz. Dolayısıyla bu sürdürülemez bir şey. Banka borçları artmıyor, artması mümkün de değil. Maliyet açısından faizlerin sıçramasıyla kısmen artmıştır. Galatasaray'ın 210 milyon dolar kredi limiti var. O limit geldiğimizde doluydu. İsteseniz de bu borcu arttıramazsınız. Kota şu anda dolu. Bir damla dahi kabul etmiyor. Bu 210 milyon dolar, temliklerle teminat altına alınmıştır. Galatasaray'ın borcu sabit. Bankaya gittiğinizde 'Teminat olarak ne vereceksin?' diyor. 2023'e kadar tüm gelirler temlik verilmiş. 215 milyon dolar borcumuz var dediğimiz zaman 400 milyon dolara yakın da temlik verilmiş" dedi. Kulüpte tenkisatın devam edeceğini söyleyen Özbek, "Bu, tasarruf değil, israfı önleme şeklinde yapılacak. Çalışanları verimli kullanmak suretiyle bir tensikata gidilecek. Sporcular hariç 500 kişiye maaş ödüyoruz. Her ay 8 milyon TL'ye yakın vergimiz var. Yıl bazına vurduğumuzda yaklaşık 100 milyon TL yapıyor. Her ay da yaklaşık 3 milyon euroya yakın sabit maaş ödüyoruz. Futbola girdiğimiz zaman her ay 6 milyon euro gibi bir para ödenmesi lazım. Vergi borçlarının büyük bir kısmı geçmişten gelen yapılandırmalardır. Galatasaray'ın devlete vergi borcu yok" derken "Geçmişteki harcamaları araştırıyoruz. Yakın zamandan geriye ne kadar gidebiliyorsak gideceğiz. Benim hedefim 20 yıl. Buradaki maksat geçmişte yapılan usullü usülsüz harcamaların araştırılması. Bana 100'e yakın kişi imzalı mektup verdi. Ben buna başkan olarak sağır kalamam. Kuşku duyan insanların arınması için bunun yapılması lazım. Bunu halının altına süpürürsek endişe artarak devam eder. Onun için hem iç barışa hizmet edecek hem de insanları aklayacak bir sisteme ihtiyaç var. İki uluslararası firmayla görüşüyoruz" ifadesini kullandı.

"FFP'DE SIKINTI YAŞAYACAĞIMIZ BELLİYDİ"

Özbek, UEFA ile finansal fair play'de sıkıntı yaşayacaklarının belli olduğunu belirterek "UEFA'nın FFP dolayısıyla ceza verdiği görülmemiş. Dolayısıyla reaksiyonlarının ne olacağını bilmiyorduk. Ceza almadık, gelinen mali kriterler çerçevesinde ceza tavsiye ediliyor. 23 Şubat'taki mahkemede belli olacak. 2014'teki anlaşma çerçevesinde geldiğimizden beri bunun farkındaydık. Ama yapabileceğimiz bir şey yoktu çünkü şampiyonluğa gidiyorduk. 2013-14'te 70, 2014-15'te 55 milyon Euro zarar ettik. Bu sezon 6 aylık dönemde yapacağımız zarar 26 milyon Euro. Galatasaray şartlar ne olursa olsun şampiyonluğa oynamak, her sene Avrupa'ya gitmek zorunda. Galatasaray'da yıldız yok mu? Podolski'yi getirdik, sözleşmeleri yeniledik. Galatasaray'ın başarısı için uğraşıyoruz. Taraftarımız bizi yanlış anlamasın" diye konuştu. Everton'a 18 milyon Euro bonservis bedeliyle transfer olan Oumar Niasse için "Hamza Hoca istiyordu. Başvurduk ama Lokomotiv satmadı. Kiralayalım dedik yine vermediler. En son bizden yüksek bonservis bedeli istediler. Bütçemiz müsait olmadığı için transfer yapılmadı. Niasse iyi bir futbolcu. Bunu da bugün kanıtlamıştır. Şartlar uysaydı alacaktık" diyen Özbek, Jem Paul Karacan ile Bursaspor ile yapılan anlaşmadaki 50 bin Euro'luk satış opsiyonu için "Bazen tazminat davalarına 1 lira koyuluyor. Bunda bir mesaj aramak lazım. Jem bizim sporcumuz ve kiraladık. Orada bir rakam olması lazım. 1 lira mı koysaydık? Bunlara takılmamak lazım. Öküzün altında buzağı aramayalım" dedi.

"MUSTAFA DENİZLİ OY BİRLİĞİ İLE GELDİ"
Mustafa Denizli'nin Galatasaray Teknik Direktörlüğüne getirilmesi ile ilgili özbek, "Mustafa hocanın Galatasaray'a gelmesi, oybirliği ile alınmış bir karardır. Kimse bu karara itiraz etmemiştir." ifadelerini kullandı.

"NIASSE BİZE UYMADI"
Everton'a 13,5 milyon pound gibi yüksek bir ücrete transfer olan Oumar Niassetransferiyle ilgili de konuşan Galatasaray başkanı, "Burada bilgi kirliliği var. Biz Oumar Niasse'yi istedik. 'Hamza hoca istedi, başkan istemedi' diye bir şey yok. Niasse'nin kulübüyle de konuştuk. Önce satmak istemediler. Daha sonra kiralama teklifi yaptık. Onu da istemediler. Ardından satamaya karar verdiler ancak çok yüksek bir bonservis ücreti talep ettiler. Galatasaray'ın menfaatlerine uygun olmadığı için bu transferi yapmadık." şeklinde konuştu.

TÜRKİYE KUPASI GÖNDERMESİ
Türkiye Kupası için "Bazı kulüpler kupada kar-zarar hesabı yapsa da ben yapmıyorum. Biz bir şov yapıyoruz. Bu şovun çeşitli seansları var. Türkiye Kupası da bunlardan biri. Eleme usulü var. Taraftara da seyir zevki veriyor. Ben böyle bakıyorum. Ticari yanı da düşünülüyor tabi ama seyirciye seyir zevki vermek çok önemli. Türkiye Kupası, ligin yanında ikinci seviyede kalsa da bazı futbolcularımızı deneme fırsatı veriyor. Bu bakımdan da çok önemli" diyen Özbek, maç başı ücretlerini kaldıracaklarını anlattı: "Futbolcuları transfer ettiğimiz zaman başarıya odaklı maaşlarını tespit ediyoruz. Transfer edildiği zaman futbolcu parayı hangi şartlarda alacağı biliyor. Kulüplerin maddi sıkıntıları maç başı paralarını tartışmaya açtı. Sporcular ise bunu gelir olarak gördükleri için onlar açısından da demotive edici olabilir mi diye düşünmek lazım. Yeni yaptığımız kontratlarda maç başı ücreti yok."

"UEFA'NIN MEKTUBU TRANSFERİ DURDURDU"
Devere arasında transferleri oturduk konuştuk yönetim olarak. Biz hiçbir futbolcumuza git diyemeyiz. Böyle bir etik anlayışımız yok kimseye de söylemedik. UEFA'dan o mektup gelene kadar biz bazı transferleri yaptık. Linnes, Donk gibi. Birkaç oyuncu daha vardı. Onların gelmesiyle takımdaki bazı oyuncular gitme durumunda kalacaktı. UEFA'nın gönderdiği mektup bu işe mani oldu. Biz Galatasaray'ın önümüzdeki yıllarda Avrupa'daki şansını kaybetmemesi adına transferi durdurduk. Mektup her şeyi bitirdi. Mektubun içeriğini bilmiyorduk. Bu kadar ağır olacağını öngöremedik. Mektup diyor ki, "Ben sana 2 sene hak mahrumiyeti veriyorum.

Eğer kendini toparlarsan, birini askıya alırım. 2016-2017 yılında da 10 milyon zarar etmen lazım yoksa seni men ederim". Böyle bir mektup aldığınız zaman ne yapacaksınız? Galatasaray'ın Avrupa kupalarında olması çok önemli. O mektuptan önce ve sonra ayrı dünyalar var.

"VERGİ BORCUMUZ YOK"
Vergi borçlarının büyük bir kısmı geçmişten gelen yapılandırmalardır. Galatasaray'ın devlete vergi borcu yok.
Bizim yaklaşık her ay 8 milyon TL'ye yakın vergimiz var. Yıl bazına vurduğumuzda yaklaşık 100 milyon TL yapıyor. Her ay da yaklaşık 3 milyon euroya yakın sabit maaş ödüyoruz. Futbola girdiğimiz zaman her ay 6 milyon euro gibi bir para ödenmesi lazım.
Vergi borçlarının büyük bir kısmı geçmişten gelen yapılandırmalardır. Galatasaray'ın devlete vergi borcu yok.

JEM'İN 50 BİN EURO'LUK OPSİYONU...
Jem Paul Karacan'ın satışındaki rakam sembolik. 50 bin euro nedir ki? Bazen tazminat davalarına 1 lira koyuluyor. Bunda bir mesaj aramak lazım. Jem bizim sporcumuz ve kiraladık. Orada bir rakam olması lazım. 1 lira mı koysaydık? Bunlara takılmamak lazım. Öküzün altında buzağı aramayalım.

"EKONOMİMİZ, MANCHESTER CITY VE PSG İLE AYNI DEĞİL"
UEFA bütün bu ülkelerde muhasebenin euro bazında tutulduğunu zannediyor. Öyle olsaydı büyük bir kur farkından kurtulmuş oluyorduk. Bunu izah etmeye çalıştık UEFA'ya. Gelirlerimiz TL. Biz burada öyle bir platformda oynuyoruz ki.

Ben Manchester City ile PSG ile yarışmak zorundayım. Buraya gittiğimiz zaman bizi Orta Avrupa koşullarında yarıştırıyorsun ama bizim ekonomik şartlarımız birbirine benzemiyor. Kriterleri biraz farklılaştırmak lazım. Bütün bunları izah ettik UEFA'ya. Onlar bunlara cevaplar da verdiler.

"FENERBAHÇE DEPLASMANINDA SELFIE YAPTIK"

Sosyal medya işinin ustası Fatih İşbecer ve Arda Üçer. Galatasaray'ın büyüklüğü sadece sosyal medya değil, Deloyed Para Ligi, taraftar sayısıyla büyük bir marka. Sosyal medyadaki büyüklük de bunun bir yansıması.

Galatasaray'ın büyüklüğü paralel olarak her mecrada görünüyor. Sosyal medyanın yapısı hakaretten oluşuyor. Haklılık payları olduğu zaman hak veriyorum. Ama haksız oldukları zaman da kızmıyorum. Bu işin yapısında bu var. Sadece bana değil Obama'ya da aynı tepkiler geliyor. Bunu göğüslemek zorundayız. Sokakta beni gördükleri zaman sarılıyorlar.

Biz bir Fenerbahçe maçına gittik deplasmana. Hava almak için dışarı çıktım. 50'ye yakın selfie yaptık. Fenerbahçe atkısıyla gelen sarılan oluyor. Bu iletişim çok önemli. Giderek bunun artmasını diliyorum.

METİN OKTAY HAKKINDA...
Ben lisedeyken, Galatasaray Grand Cour'da antrenman yapıyordu. Orada antrenmana Turgay ağabey, Metin Oktay, Coşkun ağabey gelirdi. Orada onları seyretme fırsatı bulduk. Ayrıca Mithat Paşa Stadı'nda da maçlarını seyrettim. Çok beyefendi bir kişiliği vardı. Çok iyi giyinirdi. Hafızamda bu şekilde kaldı. Talihsiz bir ölüm.