Eğlence ve buluşma yeri olarak açıldılar: Ridotto ya da kumarhaneler

Avrupa’nın hâlâ açık olan en eski casinosu Belçika’nın Spa kasabasında. Bu kumarhaneye Ridotto’nun Fransızcası Rödut (La Redoute) adı verilmiş.

14 Nisan 2021 Çarşamba, 14:30
Abone Ol google-news

İLKİ BUDUR

Henricus Dandolo 1204 yılında Konstantinopolis’in surlarını aşıp 80 yıl boyunca kenti işgal eden Haçlı ordusunun komutan-larındandı. Venedik’i yöneten ailelerden birine mensuptur. Ölene kadar Konstantinopolis’te yaşamış, kenti yağmalatmış, öldükten sonra Ayasofya’ya gömülmüştür. Konstantinopolis tekrar Doğu Roma’nın eline geçince Dandolo’nun mezarı Ayasofya’dan kaldırılır. Ancak İsminin kazılı olduğu mermer hâlâ Ayasofya’nın üst katındadır. Henricus’un Konstantinopolis seferi ganimet açısından verimli geçmiştir. Dandolo ailesi paylarına düşen ganimetlerle Venedik’te bir saray yaptırır. 1600’lü yıllara gelindiğinde ailenin o günkü reisi Marco Dandolo bu sarayda ilginç bir “işletme” kurar: Bir kumarhane! Tarihçilere göre Avrupa’nın ilk resmi, onaylı kumarhanesi budur.

Müdavimleri arasında Kazanova’nın da olduğu bu kumarhaneye ilk Ridotto (kapalı mekân) ya da casino (küçük ev) deniyormuş. “Ridotto” adı uzun yıllar boyunca daha çok kullanılsa da artık “casino” daha yaygın. Ridotto sadece karnaval dönemlerinde hizmet vermiş. Salonda meşhur karnaval maskelerini takmak zorunluymuş. Ridotto birkaç yıl sonra Venedik kent yönetiminin kararıyla kapatılsa da Avrupa’da bir “casino çağı”nı başlatmıştır. 18’inci yüzyıldan 20’nci yüzyılın başına kadar Avrupa’da zenginlerin, elitlerin en önemli eğlence ve buluşma yerleri haline gelen casinolar ekonomik, mimari ve kültürel anlamda önemli izler bırakır. Bunlar daha çok deniz kıyısı ya da termal suların olduğu kentlerde inşa edilirdi. Tatile gelen sosyetenin akşamları eğlendiği yerlerdi. 

Avrupa’nın hâlâ açık olan en eski casinosu Belçika’nın termal sularıyla ünlü Spa kasabasındadır. (Evet, Spa kelimesi de buradan gelir). 1700’lü yılların başında açılışı yapılan bu kumarhaneye Ridotto’nun Fransızcası Rödut (La Redoute) adı verilmiş. Burada şans oyunlarının yanı sıra, muhteşem kahvaltı organizasyonları yapılır, konserler, balolar da düzenlenirmiş. Rödut’un kralların bile sıklıkla ziyaret ettiği bir mekân olduğu biliniyor.

Monte-Karlo

Casino binalarının lüksü, gösterişi için hiçbir masraftan kaçınılmamış, projeler en namlı mimarlara verilmiştir. Bunlardan akla ilk gelen Paris Operası’nın da mimarı olan Charles Garnier’dir. Monte-Karlo ve Almanya’nın Baden Baden kentindeki casinolar Garnier’nin eseridir. Baden Baden casinosu, mimarisi kadar tarihteki ziyaretçileriyle de ünlüdür. Rus yazar Dostoyevski ve Tolstoy burada büyük paralar kaybetmiştir. Dostoyevski Baden Baden günlerinden sonra “Kumarbaz” adlı kitabını yazar. Bu iki kumarhane de günümüzde faaliyettedir.

Baden Baden 

PROUST’UN ROMANIYLA ÜNLENDI

Napolyon Bonapart Fransa’nın başına geçince Paris’e yüz kilometreden yakın yerlerde casino açılmasını yasaklar. Dünya jet sosyetesinin gözde mekânı, lüksün başkenti Paris’te bugün bile casino yoktur. Fransa’da casinolar kıyı kentlerindedir. Bunlardan biri de Normandiya sahillerindeki Cabourg kenti. Buranın casinosu, Marcel Proust’un “Kayıp Zamanın İzinde” romanıyla ünlenmiştir. Proust meraklıları “Kayıp Zamanın İzinde”de Cabourg diye bir yerden bahsedilmediğini söyleyecektir. Haklıdırlar, çünkü eserinde üstat bu kente Balbec der. Ancak Balbec’in Cabourg olduğunu kendisi de açıklamıştır. Uzun uzun anlattığı o Grand Hotel ve Casino, dünya savaşlarını atlatmış ve günümüze kadar ulaşmıştır. Proust’un romanıyla ünlendiği için hayli turist çekmektedir.

Köstence

Savaş yıllarında zenginler, savaşa katılmayan ülkelere kaçıp lüks yaşamalarını burada sürdürmüşler. Avrupa’da bu şekilde en çok zengin ağırlayan ülke ise Portekiz’dir. Birinci Dünya Savaşı’nın en sıcak günlerinde Başkent Lizbon’un hemen yanı başındaki Estoril’e bir casino kurulur. Casino işletmesi hayli güzel işler yapınca büyümeye karar verirler. Yeni yatırımlarını yapacakları yer ise Portekiz’in Çin’deki kolonisi Makao’dur. Günümüzde Makao, Las Vegas’tan bile daha büyük bir kumar cennetine dönüşmüştür. Kent artık Çin Halk Cumhuriyeti’ne bağlıdır ancak en büyük casinosu hâlâ Grand Lizbon’dur. Romanya’daki Köstence Casinosu, savaş yıllarını Lizbon’daki gibi fırsata dönüştürmeyi başaramamıştır. Bina hiç şüphesiz Karadeniz kıyılarındaki en güzel binalardan biridir. Dünya savaşlarından önceki yıllarda, Romanya petrollerini işletmek üzere ülkeye yerleşen Avrupalılar için yapılmıştır. Ancak savaşlar, işgaller ve Çavuşeskulu yıllar derken, kapatılıp kendi haline terk edilir. Sinema yönetmeni Francis Ford Coppola’nın 2007’de çektiği “Youth Without Youth” filminin bazı sahneleri burada çekilmiştir.

KUMARHANE YETİMHANE OLDU

Büyükada Rum Yetimhanesi

İstanbul’la başladık İstanbul’la bitirelim. Orient Ekspres’in faaliyete geçmesinden sonra Avrupa sosyetesinin İstanbul’a ilgisi artar. Bunlar için Pera Palas gibi lüks hoteller inşa edilir. Pera Palas’la hemen hemen aynı zamanda, casinosu olan lüks bir hotel de Büyükada’da inşa edilir: Prinkipo Palas (Prinkipo, Büyükada’nın Rumca adıdır). Dünyanın en büyük ahşap binalarından birisidir bu. Ancak ada sakinleri kumarhane yüzünden bu hoteli istemez, sultana şikâyet eder. Hotelin işletme izni iptal edilir. Prinkipo Palas satılır ancak en sonunda Balıklı Rum Hastanesi’nde barınan kimsesiz çocuklar için yetimhaneye dönüştürülecektir. Bilindiği gibi Büyükada Rum Yetimhanesi günümüzde harabeye dönüşmüş, kurtarılmayı beklemektedir.