Emanet Kalp ile gerçek mutluluk yaşanır mı?

Emanet Kalp (Hep Kitap), ‘Neşter Edebiyatı’nın iyi bir örneği... Kalp ve damar cerrahı Prof. Dr. Gökçen Orhan’ın ilk romanı. Kitabında, kalp cerrahisi ve kalp nakliyle ilgili bir hikâye anlatıyor. Romancılığa bir çok yazar gibi bildiği yerden başlıyor... Ama hayatın karanlık taraflarını, hain oyunlarını katıyor. Kalbin içindeki duyguya bakıyor.

28 Mayıs 2021 Cuma, 00:02
Abone Ol google-news

Ömer Kesen ile bir hastane odasında tanışırız. Ağzında tüp ile yatmaktadır. Artık yeni bir kalbi vardır ve mesele bedeninin değil, zihniyetinin ne kadar ona hazır olup olmadığıdır...

Bu hastane odasına gelmeden önce hayatın ‘baba’ koltuğunda oturan, gücünün zirvesinde kalbinin oyununa gelen bir adamdır...

Özge, Ömer’in çiçeği burnunda sevgilisidir... Onun hayatını değiştiren kadın... Değişik kadındır... Ailesinin görülmeyen kızı... Fen lisesini dereceyle bitirmiş, Londra’da aşçılık akademisine gitmiş, hem okumuş hem çalışmış.

Göz önünde olmamak için bilerek bulaşıkçılığı seçmiş. Gece işi bitip de pansiyonuna doğru yürürken aklından hep şunu geçirmiş: “Bir gün benim de harcarken elimin titremeyeceği kadar param olacak...”

Bige, hırslı, cana yakın, sevimli... Mühendis babayla organ nakli koordinatörü olan doktor annenin ilk çocuğu... Bilge, ablası Bige’ye göre daha ufak tefek, daha sakin...

Bige bir akşam ısrarlı davet üzerine arkadaşının evine gider. Orada tanıştığı ve etkilendiği ‘geveze Kayhan’ ile iyi anlaşır. Gecenin sonunda Kayhan motosikletiyle onu eve bırakacakken, kaza geçirirler...

BİR KADININ KALBİNİ TAŞIMAK VE RACON!

Tahmin edeceğiniz gibi Ömer’in taşıdığı bir kadının, Bige’nin kalbidir. Bu iş, mafyanın raconuna terstir ama Ömer farklı bir adamdır. Özge’yle beraberliği onu ait olduğu ‘babaların’ mahallesindeki tiplerden daha da ayırmıştır.

Kısa sürede birbirlerinden etkilenip, beraber yaşamaya başlayan Özge ve Ömer çifti beklenmeyen hastalık ve ardından gelen nakille sarsılmıştır.

Özge dimdik durur, Ömer ne zaman içe kapansa buna izin vermemek için elinden geleni yapar. Ömer’i asıl düşündüren ait olduğu dünyadan gelen baskıdır.

Burhanettin Baba’sının mirası ve onlarca kişinin ekmek yediği düzen bir yanda, yaşadıkları ve hayatındaki tek desteği olan kadını bu hayatın dışında tutma isteği bir yandadır.

Bir yandan da yerine geçmek isteyen ‘yakın’ları vardır. O güçlü, yıkılmaz koltuk için her ihanete hazır... Üstelik Ömer’e bir kızın kalbinin takıldığını biliyordur. “Kız Ömer’in bu camiada sözü geçemez” öyle değil mi? Racona terstir...

İşte Özge’nin ve Ömer’in mücadelesi şimdi başlıyordu. Sürprizli son da tüm bu mücadelenin sonunda gelecekti...

HAYATIN KARANLIĞI, HAİN OYUNLARI!

Prof. Dr. Gökçen Orhan, Türkiye’nin önde gelen kalp ve damar cerrahlarından biri... Emanet Kalp (Hep Kitap) ilk romanı. Romancılığa bir çok yazar gibi bildiği yerden başlıyor... Ama içine hayatın karanlık taraflarını, hain oyunlarını katıyor. Kalbin içindeki duyguya bakıyor. Doktor annenin evladını kaybetme hikâyesini okuduğunuzda etkilenmemek mümkün değil. Ailenin yükünü sırtlanmış, yüzlerce nakil, onlarca ölüm görmüş bir kadının kendi evladının acısı karşısında da güçlü olmak zorunda hissettiğini gördüğünüzde sayfaların içine sızıp, “Hadi ağla artık” diye bağırasınız geliyor.

Değişmek istemenin değişmeye yetmediğini... Gücün göründüğü gibi bir şey olmadığını... Sırtında yükle yaşayanların, o yüklerini en acı günlerinde bile yere bırakamadığını... Hayatının merkezine hırslarını koyanların bir gün onları mutlaka gerçekleştireceğini iyi anlatmış yazar...

Emanet Kalp, ‘Neşter Edebiyatı’nın iyi bir örneği...