Eminağaoğlu için beraat talebi

Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Erdoğan Güneş, Eminağaoğlu hakkında, "üzerine atılı suçların yasal ögeleri oluşmadığı" gerekçesiyle beraat kararı verilmesi talep etti.

27 Mayıs 2010 Perşembe, 11:40
Abone Ol google-news

YARSAV Kurucu Başkanı ve Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Ömer Faruk Eminağaoğlu'nun Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nde yargılanmasına devam edildi. Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Erdoğan Güneş, Eminağaoğlu hakkında, "üzerine atılı suçların yasal ögeleri oluşmadığı" gerekçesiyle beraat kararı verilmesi talep etti.

Yoğun katılımın olduğu duruşma Yargıtay Ceza Genel Kurul Salonu'nda yapıldı. Duruşmaya, Eminağaoğlu ve avukatı Ahmet Akgül katıldı. Duruşmayı, Eminağaoğlu'nun eşi ve oğlu ile Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Osman Kaçmaz, YARSAV, Atatürkçü Düşünce Derneği üyeleri ve bazı yurttaşlar da izledi.

Davanın 13 Mayıs 2010 tarihindeki ilk duruşmasında mahkeme heyeti, yargılamayı etkilemek suçunun oluşması için, eylem tarihleri itibarıyla açılmış bir dava bulunması gerektiğini belirterek, Eminağaoğlu hakkında söz konusu beyanat tarihleri sırasında açılmış bir davanın bulunmadığı nedeniyle davayı etkilemek suçu yerine, "adil soruşturmayı etkilemek" suçundan ek savunma ve esas hakkındaki mütalaa için davayı bugüne ertelemişti.

Eminağaoğlu'nun avukatı Akgül, mahkeme heyetine ek savunma dilekçesi verdi. Akgül, müvekkilinin dava konusu eylemleri "yargıç ve savcıların hiçbir etki altında kalmadan görevlerini yapmasını sağlamaya yönelik açıklamalar" olduğunu ileri sürdü. Akgül,dava dosyasında yer alan telefon dinlemelerine yönelik kayıtların ise "yasal olmayan yollarla elde edildiğini ve imha edilmesi gerektiğini" vurguladı. Akgül, telefon kayıtlarını imha etmeyen Cumhuriyet savcıları hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istedi.

Savcı beraat istedi

Duruşmada esas hakkında mütalaasını veren Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Erdoğan Güneş, Eminağaoğlu'nun üzerine atılı suçlardan beraatını istedi. Savcı Güneş mütalaasına ilişkin yaptığı açıklamada, Eminağaoğlu'nun YARSAV Başkanı iken kamuoyunda Ergenekon davası olarak bilinen davada görev yapan "hakim ve savcıları doğrudan hedef alarak ve etkileyecek biçimde Ergenekon davası şüpheleri ve sanıkları hakkında yapılacak soruşturma işlemlerinin ve süreci değiştirecek şekilde açıklamalarda bulunmak suretiyle yargı görevini yapanları doğrudan etkileme suçu nedeniyle hakkında kamu davası açıldığını" anımsattı. Yapılan dosya incelemesinde Eminağaoğlu'nun medya organları önünde yapmış olduğu açıklamaları içeren eylemleri ile bazı gazete yazarları ve kişilerle yapmış olduğu telefon görüşmelerinde, Ergenekon davasında görevli bulunan hakim ve savcılara doğrudan bir şekilde müdahale ettiği ya da herhangi bir şekilde temas kurduğuna dahil dosyada herhangi bir kanıt bulunmadığını ifade etti. Güneş, açıklamasında Türk Ceza Kanunu'nun 277. maddesinde yer alan "yargı görevini yapanı etkileme" suçunun da oluşmadığını belirtti.

Türk Ceza Kanununun 288. maddesinin, Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde TCK'da yer alan yeni bir düzenleme olduğunu dile getiren Güneş, şöyle konuştu:
"Bu düzenleme ile AİHS'nin 6'ncı maddesinde yer alan adil yargılanma çerçevesinde ceza davalarında yargılanan kimselerin suçlarının sabit olup olmadıkları hakkında hüküm kesinleşinceye kadar suçsuz sayılacağı ve yargılama biçimin suçlu ya da suçsuz olduğa ilişkin görsel ya da yazılı basın önünde yorum yapılarak kamuoyu oluşturularak yargısız infaz yapılmasını önlemek amacı dışında adli yargı organlarının yapmış oldukları yargılama faaliyetlerinin güvenli bir şekilde yerine getirmek için düzenlenmiştir. Bu madenin konusu bir caza davasında yargılanan kişinin suç teşkil ettiği ileri sürülen eylemlerinin kişinin suçlu ya da suçsuz olduğuna yönelik ön yarı oluşturacak nitelikte basın önünde yapılan ve yazılan yorumları kapsamaktadır."

Eminağaoğlu'nun yazılı ve görsel basına yaptığı açıklamaların Ergenekon davasında gözaltına alınan ve yargılanan sanıkların işlediği iddia edilen eylemlerin suç oluşturup oluşturmadığı şeklinde ön yargı oluşturacak şekilde ve nitelikte bulunmadığını ifade eden Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Güneş, Eminağaoğlu'nun yaptığı açıklamaların, kişilerin gözaltına alınması, tutuklanması ve arama yapılması gibi haklarında uygulanan koruma tedbirlerinin infaz edilmesinden sonra bu işlemlerin şekli, usulü ve yöntemine ilişkin bulunduğunu söyledi.
Güneş, bu nedenlerle TCK'nin 288. maddesinde yer alan "adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs" suçunun da yasal ögelerinin oluşturmadığının altını çizerek, Eminağaoğlu'nun üzerine atılı suçlardan beraatına karar verilmesini talep etti.

Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Güneş, Eminağaoğlu hakkındaki son soruşturma kararında telefon dinleme şeklinde tutanaklarda yer alan eylemlerle ilgili olarak da "söz konusu eylemlerde aleniyet ögesinin gerçekleşmediğine, sarf edilen sözlerin basın ve yayın organları önünde açıklanmadığına ve suçun yasal ögelerinin oluşmadığına" işaret etti. Güneş, bu suçtan da Eminağaoğlu'nun beraatine karar verilmesini istedi.


"Sözlerimin arkasındayım"

Eminağaoğlu da esas hakkındaki savunmasında, kendisine yöneltilen suçlamalara konu olan sözlerin hepsinin arkasında olduğunu söyledi. Eminağaoğlu, sarf ettiği sözlerden herhangi bir pişmanlık duymadığını kaydederek "Çünkü bunlar Türkiye Cumhuriyeti'nde hukukun üstünlüğü etkinliği ve egemenliği aracılıyla yargıç ve savcıların sivil örgütü olan derneğin başkanı olarak tarafımca sarf edilen sözlerdir. Benzer sözler avukat meslek gruplarınca da sarf edildikten sonra basına ilan verilmiş ve onlar hakkında doğal olarak bir suç duyurusunda bulunulmamıştır. Tarafıma yüklenen bu suçlama hukukun üstünlüğüne değil, aksine hukukun üstünlüğünün arzulanmaması gibi bir tabloyu halka da yansıtmıştır" dedi.

Telefon konuşması olarak davaya konu edilen sözlerin ise bu yargılanmada "hiçbir şekilde kullanılmayacak sözler" olduğunu dile getiren Eminağaoğlu, avukatıyla olan konuşmalarının da davaya konu edildiğini söyledi. Eminağaoğlu şöyle devam etti:
"Bu şekilde yasaya aykırı bir imha kararı vererek bu dosyada kalmasını sağlayan bu yargılama nedeniyle vakıf olduğumuz kanıtlar nedeniyle ilgili Cumhuriyet Savcıları hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep ediyorum. Amacım hiçbir zaman yargıyı etkilemek değildir. Soruşturmayı etkilemek olamaz. Amacım ve kastım bütünüyle hukukun üstünlüğünü ve hukuka yönelik kamuoyunda doğru bir algı oluşturmaya yöneliktir. Üzerime atılı suç oluşmamıştır. Hakkımda beraat kararı verilmesini talep ediyorum."

Eminağaoğlu'nun savunmasının ardından Yargıtay 4. Ceza Dairesi Başkanı Osman Yaşar, dava dosyasının karar verilmek üzere inceleneceğini ifade ederek duruşmayı erteledi.
Duruşmanın ardından Yargıtay'dan ayrılan Eminağaoğlu'na yurttaşlar tarafından bir buket çiçek verildiği görüldü.Ayrıca, Eminağaoğlu, kendisini bekleyenler tarafından Yargıtay çıkışında alkışlandı.