En büyük pandemi: Bitmeyen tüberküloz salgını

Yüzlerce yıldır devam eden tüberküloz (verem) salgını halen daha milyonlarca insanın ölümüne neden oluyor. Covid-19 salgını ise tüberküloz ile mücadeleyi olumsuz anlamda etkiledi. Covid-19 salgınının 12 ayda, tüberküloz için verilen 12 yıllık mücadeleyi ortadan kaldırdığı belirtilirken dünya genelinde tüberküloz tanı ve tedavisinde yüzde 20 düşüş meydana geldiği kaydedildi.

25 Mart 2021 Perşembe, 13:39
En büyük pandemi:  Bitmeyen tüberküloz salgını
Abone Ol google-news

24 Mart Dünya Tüberküloz Günü’ydü. Türk Toraks Derneği Merkez Yönetim Kurulu’ndan yapılan açıklamada, 2019 yılında dünyada 10 milyon kişi tüberküloz olduğunu, 1,4 milyon insanın bu nedenle öldüğünü anımsatarak “465 bin kişi ilaca dirençli tüberküloz basili ile enfekte olmuştur. 2000 yılından bugüne ise 63 milyon insanın tüberkülozdan ölmesi önlenmiştir” denildi. 

1950’LERDE YAYGINDI

Tüberküloz salgınının 1950’lere dek Avrupa’da, Amerika’da ve Türkiye’de oldukça yaygın olduğu anımsatılan açıklamada “Salgın dünyada ve ülkemizde etkili tanı, tedavi, aşı ve kontrol önlemleri ile gerilemiştir. Günümüzde tüberküloz salgını Hindistan ve Endonezya başta olmak üzere en çok Asya ve Afrika ülkelerini etkilemektedir. Afrika’da AIDS, tüberküloz salgınını olumsuz yönde etkilemektedir” ifadelerine yer verildi. 

BEKLENENDEN KÖTÜ OLDU

Koronavirüsün küresel verem savaşına etkisi beklenenden çok daha olduğu kaydedilen açıklamada, özetle şöyle denildi:

“Covid-19 salgını, 12 ayda, verem savaşında 12 yıllık ilerlemeyi ortadan kaldırmıştır. Covid-19 salgını, tüberküloz hastalarına ulaşmayı zorlaştırmış ve tedavi hizmetlerini aksatmıştır. Dünya genelinde tüberküloz tanı ve tedavisinde yüzde 20 civarında düşüş meydana gelmiştir. Acil önlemlere ihtiyaç olduğu ortadadır.

Stop TB Ortaklığı, 18 Mart tarihinde Cenevre’de önemli bilgiler paylaşmıştır, buna göre dünyadaki toplam tüberküloz olgularının yüzde 60’ını Bangladeş, Hindistan, Endonezya, Myanmar, Pakistan, Filipinler, Güney Afrika, Tacikistan ve Ukrayna’daki tüberküloz hastaları oluşturmaktadır. 2020 yılında bu dokuz ülkede tüberküloz tanı ve tedavisinde ortalama yüzde 23 (yüzde 14 ile yüzde 41 arası) azalma gösterilmiştir. Bu durum dünyayı verem savaşında 12 yıl önceki tanı ve tedavi düzeyine geriletmiştir. Hindistan ve Güney Afrika verileri dikkate alındığında, tüberküloz ile birlikte CovidD-19’a yakalanan hastaların 3 kat daha fazla öldükleri görülmüştür. Bu nedenle, yeni olgu ve temaslı muayenesinde hem tüberküloz hem de COVİD-19 testlerinin birlikte yapılması önemli gözükmektedir. Covid -19 hastalığı için bir yılda yılda çeşitli aşılar bulunmasına karşın, tüberkülozun yüz yıl önce bulunan tek aşısı vardır ve bu aşı da erişkinlerde yeterince etkili değildir. Tedavi konusunda uzun süredir yeni gelişme olmamış olup, ilaçlara direnç giderek artmaktadır.”

COVİD NEDENİYLE HASTANEYE GİTMEKTEN ÇEKİNİYORLAR

Ülkemizde kayıtlı tüberküloz hasta sayısının 2005 yılında 20 bin 535 olduğu, 2019 yılında 11 bin 401 olarak tespit edildiği anımsatılan açıklamada “Yıllar içinde nüfusun artmasına ve göç almamıza karşın hasta sayısı düşmüş, toplam olgu hızı yüz binde 29,8’den 13,7’ye gerilemiştir. Covid-19 salgını, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de tüberküloz kontrolünü olumsuz yönde etkilemiştir. Verem Savaş Dispanserleri’nde yapılan muayene sayısı, korumaya alınan kişi sayısı, yapılan temaslı muayene sayısı ve bakteriyolojik inceleme sayıları yaklaşık yüzde 40 düzeyinde azalırken yeni kayıt edilen tüberkülozlu hasta sayısı yüzde 26 oranında azalmıştır. Ülkemizdeki 2020 yılı tüberküloz verileri henüz açıklanmadığı için, Covid-19’un tüberküloz hastalığına etkisinin boyutlarını henüz tam olarak bilinmemektedir. Covid-19 salgını nedeniyle, hastalar sağlık kurumlarına ya geç başvurmakta ya da hiç başvurmamaktadırlar. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de tüberkülozun COVID-19 salgını ile nasıl bir seyir izleyeceği konusunda bilimsel çalışmalara ihtiyaç vardır” değerlendirmesi yapıldı.