Endonezceye yoğun ilgi

Endonezya Ankara Büyükelçiliği online vereceği dil kursunu sosyal medya hesaplarından duyururken yoğun ilgi göreceğini öngörmemişti. Kısa sürede başvuru rekor seviye ulaştı ve 501 öğrenciyle 24 Şubat’ta Zoom ortamında kurs açılışıyla birlikte bu ay derslerimiz başladı. Haftada üç gün planlan kurs yoğun talep nedeniyle her seviye için haftada bire indirildi.

28 Mart 2021 Pazar, 04:00
Endonezceye yoğun ilgi
Abone Ol google-news

Açılışta konuşan Büyükelçi Lalu Muhamad İkbal, beklentilerinin ötesinde bu ilginin Türk halkının Endonezya halkına olan güçlü kardeşliğinin bir ifadesi olduğunu söyledi. İkbal, son iki yıldır büyükelçilik olarak kamuoyu ve iş dünyasının dikkatini Endonezya’ya çekme amaçlı çeşitli çalışmalar yaptıklarını anlattı. Önceki yıl kurulan dans kulubüyle birçok Türk gencine dans dersleri verdiklerini aktardı.

Kültür işlerinden sorumlu Hafid Santosa, dil kursunda iki haftada 18 ilden yapılan 501 başvurunun tur rehberi, Türk-Endonez çiftler, öğrenci, akademisyen ve iş insanları gibi değişik kesimlerden geldiğini ifade etti. Dil kursu haberi Endonezya basınında da yankı buldu.

Endonezceye ülke dışında gösterilen bu ilgi, görebilse şüphesiz bir kişiyi daha çok mutlu ederdi. En başından beri Malay dilinin ulusal dil olarak kabul edilip şekillenmesinde büyük emeği geçen dilbilimci, yazar, sosyolog Sutan Takdir Alisjahbana. Endonezya dil politikasının gelişmesinin köklerinin milliyetçilik akımının yükselmesiyle doğrudan ilişkili olduğu ve ulusal bir dilin temelinin 28 Ekim 1928’de toplanan Endonezya Gençlik Konferansı’nda atıldığı söylenir.

Yüzyıllardır Hollanda sömürgesi olan ülkede özellikle gençler arasında bağımsızlık fikri başgöstermeye başlamış ve takımadanın her bir yanından gençler bu fikri olgunlaştırmak için Cava Adası’nda toplanarak ülkenin geleceği için bazı önemli kararlar almışlar. 1928 Gençlik Anlaşması olarak tarihe geçen bu toplantıda özgür ve bağımsız ülke yaratmak isteyen milliyetçi lider gençler, üç şeyi vaat etmiş ve bunları yerine getirmek için yemin etmişler: Endonezya halkının birliği (Hepimiz biriz), tek bir ulus, tek bir dil (Malay’ın ulusal dil olarak kabulü.)

600’DEN FAZLA DİL, LEHÇE

O zaman henüz 20 yaşında bir genç olan Sutan Takdir, orada alınan kararlardan çok etkilendiğinden Gençliğin Ruhu adlı dergiyi çıkarmakta gecikmemiş. Konferanstaki vaatlerden en çok üçüncüsü yani ulusal dil olmasına karar verilen Malay ilgisini çekiyormuş ki bu, birçok insan için yalnızca bir teori ve rüya gibi görülmekteymiş o zamanlar.

“17 bin adası, 600’den fazla dili ve lehçesi ve yaklaşık 300 etnik ve dil grubuyla Endonezya için ulusal dil olarak Malay’ı seçmek gerçek bir mucizeydi” diyor Sutan Takdir’in kızı gazeteci, yazar Tamalia. Çünkü 1928’lerde Malaycayı nüfusun yalnızca yüzde 10’u konuşmaktaymış. Nüfusun yüzde 40’nın anadili ise Cava diliymiş. Hollandaca konuşan küçük grup eğitimli, elit kesim. Bununla birlikte Malayca takımadaların ortak iletişim diliymiş. İslamın yayılmasıyla birlikte ülkenin her köşesine yayılan Malay, adalar, kabileler ve  tüccarlar arasında iletişim dili olarak kullanılmaktaymış. Malay, Sanskritçe, Farsça, Arapça ve Avrupa dilleri gibi çeşitli dillerin kelime hazinesini özümsemiş, sonraları çeşitli varyasyonları ve lehçeleri gelmiş. Bu durum Endonezya vatandaşlarının kardeşlik ve birlik duygusunun gelişmesini de teşvik etmiş.

1928 Gençlik Yemini’nin ardından Hollanda sömürge hükümeti milliyetçi hareket konusunda endişelendiğinden yazılı medyada daha fazla milliyetçi duyguların yazılmasını yasaklamış... Sutan Takdir, umudunu yitirmez. “Sabırlı olmalıyız zamanı” der, bir taraftan da dilbilimle ilgili eline geçirdiği tüm kitapları okumuş. Dediği zaman sancılı olsa da 1942’te savaş rüzgârlarıyla gelmiş. Japonya, Hollanda Hint Adaları’nı işgal edip Hollandacanın kullanılmasını yasaklamış. Neredeyse hiç kimse Japonca konuşamadığından iletişim kurmak için bölgenin geleneksel iletişim dili, ‘Malay’a dönmek zorunda kalmışlar.

Tamalia Alisjahbana, “Babasının o sırada Devlet Yayınevi Dil Bürosu’nda çalıştığını ve  büronun Japon işgal kuvvetleri tarafından kullanıldığını, babasının sadece uzman değil, aynı zamanda Malay dilini modernleştirirerek Endonezce olmasını sağlayan itici güç olduğunu” anlatıyor. O yılları “Zafer ve Yenilgi” kitabında ele alan Sutan Takdir, daha  sonra Dil Bürosu başkanı olduğunda kurduğu ekiple üç yıl içinde ilk Endonezya dilbilgisini yazmış. Ayrıca 17. yüzyılın terminolojisine sahip Malay’ın yeni terminoloji sözlüklerini oluşturmak için doktor, mühendis ve  avukatları bir araya getirerek çalışma grubu oluşturmuş. 

Endonezya 1945’te bağımsızlığını ilan ettiğinde, ulusu birleştirecek dil de kullanılmaya hazırmış. Akabinde onaylanan1945 Anayasası’nda Endonezya Cumhuriyeti’nin tek resmi dilinin Endonezyaca olduğu belirtilmiş. Ancak bu yerel dillerin yasak olduğu anlamına gelmiyordu. Endonezya’nın bölgesel ve yerel dilleri evde kullanılmaktadır. Sonuçta Endonezcenin kamusal alanda kullanımının hızla artmasıyla özelde yerel dillerde büyüme yavaşlamış ancak çeşitlilikte istikrarlı ve tamamlayıcı bir gelişme gözlenmiş.

“Endonezya’nın kurucu babalarının Malayı ulusal dil olarak seçmesinin bir nedeni niyetlerinin demokrasi yaratmak olmasıydı. Cava’nın hiyerarşik sistemiyle çok feodal olduğu düşünülmekteydi. Malay onun aksine çok daha basit, eşitlikçi, demokrasi yaratmak için çok daha uygun demokratik bir kapsayıcılık diliydi” diyor kendisini Cakarta yabancı gazeteciler kulubünden tanıdığım ve Türk vişne suyunu çok sevdiğini öğrendiğim Sutan Takdir’in kızı Tamalia. “Mucize olan, 1928’de Cava dilini konuşanların nüfusun nerdeyse yarısını oluşturduğu halde Malaycayı Endonezya’nın ulusal dili olarak nezaket ve yüksek gönüllülükle kabul etmeleridir” ifadesini kullanıyor ve ekliyor: “Dil, kültür ve kimlik unsurları birbiriyle çok yakından ilişkilidir. Endonezya kendi ulusal dilini ve kültürünü bilinçli bir şekilde tasarlayarak ulusal kimliğinin yaratılmasını sağlayan dünyadaki birkaç ülkeden biri olması bakımından benzersizdir.”

[email protected]