Enis Berberoğlu'na yine tahliye çıkmadı

Maltepe Cezaevi'nde tutuklu bulunan CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi’nde yapılan yargılaması için kelepçe vurularak adliyeye götürülmek istenmesini protesto etti. SEGBİS ile duruşmaya katılan Berberoğlu'nun tutukluluğunun devamına karar verildi.

16 Ocak 2018 Salı, 10:12
Abone Ol google-news

<video:906049>




 

 MİT TIR'ları görüntülerini eski Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'a verdiği iddia edilen tutuklu CHP Milletvekili Enis Berberoğlu'nun İstinaf Mahkemesi'ndeki ikinci duruşması yapıldı. Enis Berberoğlu'nun tahliye talebini reddeden mahkeme, avukatlara da esas hakkında savunma yapmaları için bir ay süre tanıyarak duruşmayı erteledi.

BERBEROĞLU SEGBİS SİSTEMİ İLE KATILDI

MİT TIR'ları görüntülerini eski Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'a verdiği gerekçesi ile İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 25 yıl hapis cezasına çarptırılan CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'nde görülen davasının ikinci duruşması yapıldı. Mahkemenin bir önceki celse aldığı kapalılık kararı nedeni ile duruşmaya Berberoğlu'nun avukatları ile eşi Oya Berberoğlu ve kızı Dilara Berberoğlu katıldı. Berberoğlu, SEGBİS sistemi ile duruşma salonuna bağlandı. MİT Müsteşarlığı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın avukatları da duruşma salonunda hazır bulundu.

 HEYET DEĞİŞİKLİĞİ TUTANAKLARA YAZILDI

Başkan Kemal Aydın, tutanaklara Aralık 2017 tarihinde yapılan heyet değişikliğine ilişkin bilgileri de yazdırdı. Heyet değişikliği tutanağa şu ifadelerle geçti:

"HSK 1. Dairesi'nin 25.12.2017 tarih ve 1813 sayılı Adli Yargı Kararnamesi ile İstanbul Bölge Adliye Daire Başkanlığı'na ve 27.12.2017 tarihli kararı ile 2. Ceza Dairesi Başkanlığı'na Kemal Aydın'ın, üyeliğine Cafer Ay'ın atanması sonrasında yargılama konusu dosya, daha önce de 2. Ceza Dairesi'nde üye hakim olarak görev yapan Feridun Kabadayı'nın katılımı ile 30.12.2017 tarihinden sonra ayrı ayrı ve birlikte incelendi."

 MAHKEME SAVUNMA AVUKATLARINA ESAS HAKKINDAKİ SAVUNMA İÇİN BİR AY SÜRE VERDİ

Duruşmada davaya ilişkin süreç anlatıldı. Ardından Enis Berberoğlu'nun avukatları tahliye talebinde bulundu. Mevcut delil durumunda değişiklik bulunmadığını gerekçe göstererek tahliye talebini redden mahkeme, avukatlara esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarını yapmaları için 1 ay süre tanıdı. Duruşma 13 Şubat 2018 tarihine ertelendi.

Dava için adliyeye gelen CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ile milletvekilleri Dursun Çiçek, Mahmut Tanal, Barış Yarkadaş ve çok sayıda partili adliye dışında duruşmanın bitmesini bekledi.

 DURUŞMA SONRASI BASIN AÇIKLAMASI

Enis Berberoğlu'nun Avukatı Murat Ergün, duruşma sonrası adliye önünde basın açıklaması yaptı. Avukat Ergün, "Eksik hususlar var, tamamlanacak. Tabi öncelikli beklentimiz beraat, tahliye değil. Suçsuz insanın suçsuzluğunun ortaya çıkması, mahkeme kararıyla tescillenmesi, buna bağlı olarak tahliye bekliyorum" dedi.

CHPLİ VEKİLLERDEN ADLİYE ÖNÜNDE AÇIKLAMA

Duruşma sırasında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi önüne CHP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Engin Altay, CHP Genel Başkan Yardımcısı Lale Karabıyık, CHP İstanbul milletvekilleri Gürsel Tekin, Gamze Akkuş İlgezdi, Dursun Çiçek, Barış Yarkadaş, Sezgin Tanrıkulu, CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, CHP İstanbul İl Gençlik Kolları Başkanı Burkay Düzce, geldi.  Duruşma öncesi yapılan basın açıklamasına Cumhuriyet Gazetesi çalışanları Musa Kart ile Mustafa Kemal Güngör'ün de katıldı.

Engin Altay burada bir açıklama yaptı.

 "KELEPÇEYLE GETİRİLMEK İSTEMEDİ"

Mahkeme kararlarının meşruiyeti kamu vicdanındaki karşılıklarıyla doğru orantılı olduğunu vurgulayan Altay, "Böyle baktığımız zaman, Türkiye olarak, 80 Milyon olarak bir hukuk garabetiyle, bir büyük trajediyle, bir büyük insan hakkı ihlaliyle karşı karşıyayız. Yargının siyasetin vesayeti altına girdiği ülkelerde demokraside temel hak ve özgürlüklerden bahsetmenin imkanı yoktur. Bugün hala milletvekili olan İstanbul Milletvekilimiz Kadri Enis Berberoğlu hakkındaki açılan dava ile ilgili Bölge Adliye Mahkemesi'ndeki duruşmaya katılmamıştır. Katılmama sebebi de Rıza Sarraf'a reva görülmeyen muamele ve başka milletvekillerine de reva görülmeyen bu muamele Enis Berberoğlu'na tatbik edilmek istenmektedir ısrarla. O da milletvekilimizin suçu sabitlenmeyip hüküm kesinleşmediği halde kelepçe ile adliyeye getirmek istenmesi ve bu konudaki basınç ve dirençtir. Milletvekilimiz buraya gelmemek suretiyle aziz milletimizin gururunu, itibarını; ona halel getirmemek amacıyla duruşmaya SEGBİS yöntemiyle katılacaktır. Önce şunu belirtmek isterim. Anayasa Mahkemesi biran önce üzerindeki gölgeyi, meşruiyet gölgesini kaldırmak zorundadır. Yüksek yargının en üst organı olması sıfatıyla AYM'nin milletvekilimizin yaptığı başvuruyu halen işleme almamış olması düşündürücü ve vahim bir durumdur. Bunu da kabul etmemiz mümkün değildir" dedi.

<video:906099>

 "TÜRKİYE'NİN DEĞİL, DÜNYA HUKUK TARİHİNİN EN BÜYÜK SKANDALIDIR"

Altay konuşmasını şöyle sürdürdü; "Öte yandan Hakimler Savcılar Kurulu'nun milletvekilimizin 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği cezayı bozan Bölge Adiye Mahkemesi'nin başkan ve heyet üyelerini duruşmadan 20 gün önce değiştirmesi, Türkiye'nin değil, dünya hukuk tarihinin en büyük skandalıdır. Bunu da kabul etmemiz buna rıza göstermemiz mümkün değildir. Saray iktidarı muhalefetin ve toplumun sabrını gereğinden fazla zorlamaktadır. Buradan iktidara ve saraya seslenmek isterim. Bizim sabrımızı daha fazla zorlamayın. Bizim ve aziz milletimizin sabrını daha fazla zorlarsanız, demokratik kanalları bir kez daha tıkarsanız bu ülkede hiç kimsenin olmasını istemediği büyük bir kaos ortamının da zeminin hazırlamış olursunuz. Her şeye rağmen adalete, yargıya saygımızı korumak istiyoruz. Her şeye rağmen etin koktuğu bu şartlarda tuzun da kokmadığına inanmak istiyoruz. Ama görünen manzara yargı üzerindeki ağır basınç ve vesayetin maalesef Türkiye'de artık adaletin yerle yeksan olduğu noktaya geldiğini de söylemek mümkün. Şimdi bu Bölge Adliyesi Mahkemesi'nin başkan ve heyet üyeleri 14 Ağır Ceza'nın verdiği kararı bozan yani 'burada bir casusluk yoktur' hükmünü veren heyet hangi gerekçe ile değiştirilmiştir. Hakimler Savcılar kurulu kimden nereden aldığı talimatla hangi hukuki dayanakla bu heyeti değiştirme gereği duymuştur. Burada siparişle bir yargı kararı düzenlenmek isteniyor. Talimatla bir milletvekiline bir ceza hükmü ortaya koyulması talep ediliyor"

DAVANIN GEÇMİŞİ

 CHP Milletvekili Enis Berberoğlu, "MİT TIR'ları görüntülerinin yayınlanması" Davası'nda 14 Haziran 2017 tarihinde "Devletin gizli kalması gereken bilgilerini, siyasal ve askeri casusluk maksadıyla açıklamak" suçunu işlediği gerekçesiyle 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı ve tutuklandı. Berberoğlu'yla aynı davada yargılanan Can Dündar ve Erdem Gül'ün dosyaları ise ayrıldı. Enis Berberoğlu'nun avukatları karara itiraz ederek, İstanbul Bölge Adliye Mahkmesesi'ne başvurdu. Berberoğlu'nun avukatları aracılığıyla yaptığı istinaf başvurusunu yerinde bulan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararının bozulmasına 9 Ekim'de karar verdi. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi de, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'nin kararını, "usul ve yasaya aykırı olduğu" gerekçesiyle 7 Kasım da iade edilmesine karar verdi. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi iade kararında, "(İstinaf Mahkemesi) Adeta kendini yüce Yargıtay'ın yerine koyarak esastan bozma yapmış, mahkememizin bağımsızlığına, karar verme özgürlüğüne müdahale etmiştir. Hatta Bölge Adliye Başsavcılığı dahi bu hatalı uygulama karşısında sessiz kalmamış, itiraz yetkisi olmamasına rağmen 'görüldü' yaparken dile getirdiğimiz hususlarda eleştirilerde bulunma zarureti hissetmiştir" ifadelerine yer verildi. Kararda, istinafın yetkisi ve görevi dahilindeki bir konuda söz konusu yetkiyi kullanmayıp görev ve yetkisini ilk karar veren mahkemeye devretmesinin usul ve yasaya açıkça aykırılık teşkil ettiği kaydedilerek "Her ne kadar Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi bozma kararlarına karşı ilk derece mahkemelerinin direnemeyeceğini, direnme yasağı olduğunu içtihat altına almışsa da bu içtihadın, kanuna uygun şekilde yapılmış bozma kararlarına münhasır olduğunun kabulü gerekecektir" denildi.

Kararda, tüm bu nedenlerle "bozma kararının usul ve yasaya aykırılık teşkil etmekle verilen bozma kararı yönünden mahkemece yapılacak bir işlem olmadığından" karar verilmesine yer olmadığına hükmedildi.