Erdoğan’dan Doğu Akdeniz için diyalog çağrısı

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda konuşma yapan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu Akdeniz gerilimine değinerek, “Ülkemizi dışlama amaçlı nafile adımların kesinlikle başarı şansı yoktur” dedi.

22 Eylül 2020 Salı, 18:15
Erdoğan’dan Doğu Akdeniz için diyalog çağrısı
Abone Ol google-news

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda konuşma yaptı. Erdoğan konuşmasında, başta Doğu Akdeniz gerilimi olmak üzere gündemdeki birçok konuya dair açıklamalarda bulundu.

"DİYALOG VE İŞBİRLİĞİNİ TESİS EDECEK ÇAĞRIMIZI YİNELİYORUZ"

Doğu Akdeniz'de yaşanan gerilim ile ilgili konuşan Erdoğan, "Doğu Akdeniz'de bir süredir yaşanan gerilimin gerisinde kazanan hepsini alır anlayışıyla hareket eden ülkeler bulunuyor. Ülkemizi dışlama amaçlı nafile adımların kesinlikle başarı şansı yoktur. Bizim kimsenin hakkında, hukukunda, meşru çıkarlarında gözümüz bulunmuyor. Yunanistan ile Kıbrıs Rum kesiminin maksimalist taleplerle attıkları tek yanlı adımlar atmıştır. Bölgedeki doğal kaynaklar söz konusu olduğunda ülkemizin yok sayılması ne akıl, ne vicdan ne de uluslararası hukukla izah edilebilir. Anlaşmalarımızın samimi diyalogla, uluslararası hukukla çözümü öncelikli tercimizdir. Ancak saldırıya asla müsamaha göstermeyeceğimizi ifade etmek istiyoruz. Diyalog ve işbirliğini tesis edecek çağrımızı bu amaçla buradan yinelemek istiyoruz. İçinde Kıbrıs Türklerinin de yer aldığı bölgesel bir konferans düzenlenmesini teklif ediyoruz" diye konuştu.

"SURİYE MESELESİNE KALICI ÇÖZÜM BULAMAYIZ"

Suriye'de 10. yılına giren ihtilaf ülkemizin güvenlik ve istikrarı için tehdit oluşturmaya devam ediyor diyen Erdoğan, "Türkiye olarak ülkemize ve insanlığa yönelen tehditleri her türlü inisiyatifi alarak bertaraf etmenin yollarını arıyoruz. Bölgede PKK/YPG terör örgütü ile mücadeleyi sürdürüyoruz. Tüm terör örgütlerine karşı aynı ilkeli durumu takınmadan Suriye meselesine kalıcı çözüm bulamayız. Aynı şekilde güvenli hale getirdiğimiz bölgeler sayesinde İdlib başta olmak üzere ülkenin çeşitli yerlerinde milyonlarca Suriyeli'nin vatanlarından ayrılmalarının önüne geçtik. Son olarak bu kardeşlerimiz için İdlib'de ve diğer yerlerde on binlerce briket konut inşa ediyoruz. Bütün bu faaliyetleri uluslararası toplumdan ve kuruluşlardan kayda değer destek almadan kendi imkanlarımızla yürütüyoruz. Özellikle BM'nin himayesinde başlatılan Suriyeliler tarafından da sahiplenilen, yönlendirilen siyasi sürecin başarıyla sonuçlandırılması gerekiyor. Suriye'nin toprak bütünlüğü ve siyasi bütünlüğü korunmuş olarak kalıcı bir barışa dönüşmesi ancak bu şekilde mümkündür" dedi.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

"Karşımızdaki fotoğrafa bakarak bardağın dolu ve boş taraflarını doğru ve samimi bir şekilde değerlendirmemiz gerekiyor. Salgının başlarında ülkelerin kendi kaderlerine terk ediği haller ortaya çıktı. Dünya beşten büyüktür tezimin haklılığı bir kez daha görülmüş oldu.

Karşımızdaki fotoğrafa bakarak bardağın dolu ve boş taraflarını doğru ve samimi bir şekilde değerlendirmemiz gerekiyor. Salgının başlarında ülkelerin kendi kaderlerine terk ediği haller ortaya çıktı. Dünya beşten büyüktür tezimin haklılığı bir kez daha görülmüş oldu.

Konseyi daha etkin, demokratik, şeffaf, hesap verebilir bir yapıya kavuşturmalıyız. Bardağın dolu tarafında ise BM, insanlığın barış, adalet ve refah arayışında dönüm noktası olma potansiyelini sürdürüyor. Sorunların küresel olduğu durumlarda yerel çözümler ancak günü kurtarır. Uzun vadeli çözümler için uluslararası dayanışma şarttır Türkiye olarak salgın krizinin ilk günlerinden itibaren uluslararası platformlarda işbirliği çağrısında bulunduk.

141 ülkedeki 100 binden fazla vatandaşımızın evlerine dönüşünü sağladık. 5 bin 500'den fazla yabancıyı vatanlarına kavuşturduk. Kimseden herhangi bir karşılık beklemedik, beklemiyoruz. Milletimizin mayasında girişimci ve insani dış politikamızın özünde vardır.

Hangi ülkede üretilirse üretilsin, kullanıma hazır hale getirilecek aşılar, insanlığın ortak istifadesine sunulmalıdır. Buradan bir kez daha tıbbi malzeme, ilaç tedariki, aşı geliştirme çalışmalarının rekabet konusu yapılmaması çağrısında bulunuyorum.

Salgınla birlikte devlet kapasitesi etkin yönetişim ve dayanıklılık gibi unsurların ne kadar hayati role sahip olduğunu hep birlikte tecrübe ettik."