Erdoğan'dan İlber Ortaylı'ya: Güya düşünce adamı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Vahdettin Köşkü'nün restorasyonunu eleştiren Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı'ya Topkapı Sarayı'ndan yanıt verdi.

12 Ocak 2015 Pazartesi, 10:45
Abone Ol google-news

Topkapı Sarayı'nın restorasyonu tamamlanan bölümlerinin açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, isim vermeden İlber Ortaylı'nın açıklamalarını hatırlattı.

Erdoğan, "Birileri yazıyor çiziyor. İşte Vahdettin Köşkü’nü niçin yaptınız, ne yapacaksınız? Bunu diyor başbakan kendisi için kullanacak. Tabii şu an Cumhurbaşkanlığı makamındayız.. Bunu ne yapacaksın? Yani bu tür şeyleri bu eserleri ayağa kaldırmaktan bunları yeniden kazandırmaktan rahatsız olan maalesef güya düşünce adamı yazıyor, çiziyor ve bunları eleştirmeye, bunun altına da arasına da her türlü hakareti sıkıştırmaya çalışıyor. Biz de diyoruz ki nerede hangi eserler varsa bunu bugüne kazandıracağız. Buradan ama Cumhurbaşkanı istifade eder, ama başbakan istifade eder, ya da değişik kurumlarımız istifade eder. Biz, 12 senede kazandırdığımız eserlerle iftihar ediyoruz" dedi.

Erdoğan'ın tepki gösterdiği İlber Ortaylı, Vahdettin Köşkü için ne demişti? - VİDEO

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Topkapı Sarayı, binlerce yıllık kadim tarihimizin en şanlı dönemlerinden biri olan Osmanlı cihan devletine 400 yıl boyunca yönetim merkezi olarak hizmet vermiş bir mekan. Bizim için, milletimiz için herhangi bir tarihi eser olmanın ötesinde anlamlar ifade eden Topkapı Sarayı'nı tabii ki çok iyi korumak durumundayız. Bu bizim için tarihi bir sorumluluktur, vecibedir. Gelecek nesillere bu eseri maddi ve manevi manalarıyla sapasağlam teslim etmeliyiz" dedi.

'HİÇBİR SANATSAL DEĞERİ OLMAYAN UCUBE BİNALAR VAR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, doğup büyüdüğü mahallenin çocukluk yıllarında uçsuz bucaksız olduğunu belirterek, "Nişan taşlarıyla doluydu. Ama şimdi o nişan taşlarını görebilmek; ki adıyla Okmeydanı diye geçerdi... Onların artık yerinde şu anda maalesef hiçbir sanatsal değeri olmayan ucube binalar var. Buralar diyoruz tekrar yeniden acaba nasıl meydana çıkarılabilir? Belediye başkanı arkadaşlarımızla onu konuşuyoruz. Tek tek görüşün anlaşın buraları yıkalım ve hiç olmazsa bütünüyle aynen yakalayamazsak bile ona yakın buradaki o eserleri çıkaralım, onları yeniden ortaya koyalım diyoruz" diye konuştu.

'ADETA BİR CAZİBE MERKEZİ HALİNE GETİRİYOR'

Erdoğan, Topkapı Sarayı'nı özel kılan en önemli hususların başında, bünyesinde yer alan kutsal emanetler olduğunu ifade ederek, "Buraya ayrı bir önem, ayrı bir zenginlik kazandırıyor ve burayı adeta bir cazibe merkezi haline getiriyor. Sadece bu vasfıyla dahi Topkapı Sarayı her türlü hizmeti, her türlü hürmeti ziyadesiyle hak eden bir saraydır. Fatih Sultan Mehmet Handan başlayarak Topkapı Sarayı'nın kurulmasında ve bugüne kadar gelmesinde iradesi, katkısı, emeği olan herkesten Allah razı olsun diyorum. Yavuz Sultan Selim'den Fahrettin Paşa'ya kadar kutsal emanetleri bu şehre kazandırarak İstanbul'u manevi olarak taçlandıran tüm ecdadımızdan, onları gözü gibi koruyan, ihtimam gösteren milletten de Allah razı olsun" dedi

'CUMAYI İSE AYASOFYA'DA KILARLARDI'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Manidar olan şey, şurada Sur-i Sultani'de 10 tane mescidimiz var. Ama bunlar cuma mescidi değil" diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: "Burada sultan işte namazın sünnetini evinde kılar ama farza mescide gelir. Cumayı ise Ayasofya'da kılarlardı. Çünkü cuma camii dediğimiz işte odur. Örneği de burada. Bu arada Topkapı Sarayı'nın içinde bulunan ama suları bugüne kadar akmayan veya akıtılmayan pek çok havuz, sebil ve şadırvan da yeniden asli işlevlerine kavuşturuldu. Sofa Mescidi'nin de müzenin açık olduğu saatlerde vakit ve cuma namazlarında hizmet vermeye başlamasından memnuniyet duyduğumu ifade ediyorum."

'ECDADIYLA KENDİSİNİ AŞAĞILAMAYACAK'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, restorasyon çalışmalarının kesintisiz olarak, mümkün olan en geniş şekilde ziyarete açık hale getirilmesini özellikle arzu ettiğini ifade etti.

Erdoğan, "Biz uzun yıllara boyunca tarihinden, kendi geçmişinden kopartılmak istenen bir milletin bugünkü mensupları, temsilcileriyiz. Tarihimizle, medeniyetimizle yeniden buluşma konusunda, bilhassa yeni nesiller için Topkapı Sarayı gibi sembol eserlerin çok önemli işlevi olduğuna inanıyorum. Çünkü onlara özgüveni verecek olan bu eserlerdir. Ecdadıyla kendisini aşağılamayacak, tam aksine ecdadıyla bir özgüven kazanarak geleceğe bakacak. Bu mekanda 400 yıl boyunca sadece Osmanlı İmparatorluğu'nun değil, onunla birlikte tüm bölgenin, dünyanın çok önemli bir bölümünün yönetildiğini bilmeleri dahi gençlerimizin ufkunu açacaktır, vizyonunu genişletecektir. Tarihi kim bilir hangi saiklerle yazılmış kitaplardan okumak, yalan, yanlış televizyon dizilerinden, sinema filmlerinden öğrenmek başkadır, burayı bizzat o havayı teneffüs ederek, görerek yaşamak çok daha başkadır. Muhteşem tarihimizin, kadim medeniyetimizin bu en önemli fiziki eseri, içinde barındırdığı manevi değerlerle birlikte benliğine kazıyan her gencimizin, kendisini Fatih'in, Kanuni'nun, Yavuz'un hakiki mirasçısı olarak göreceğine inanıyorum" ifadesini kullandı.

'İŞTE İSTANBUL'UN DURUMU ORTADA'

Bu tür restorasyon faaliyetleri çok önemlidir ve çok hayırlı olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Burada öyle yerler var ki, maalesef üzülerek söylüyorum, buraları ahır olarak kullandılar. Oraları bizzat geldim gördüm. Ve ancak yeni yeni buraları kazanıyoruz ve yeni kuşaklara inşallah kazandırıyoruz. Maalesef geçmişte gerek ülkemiz sınırları içinde olsun gerek sınırlarımız dışında olsun ecdadımızdan kalan eserleri koruma, ayakta tutma, yaşatma konusunda yeterli hassasiyet gösterilmemiştir. Bugün Batı'daki birçok müzeye giderseniz, inanın bu coğrafyadan götürülmüş eserleri oralarda görürüsünüz. Çalınmamış, geride kalmış olan eserlerin de büyük bir duyarsızlıkla çürümeye, yıkılmaya terk edildiğini, yağmalandığını, yok edildiğin görüyorsunuz. Hiç uzağa gitmeye gerek yok. İşte İstanbul'un durumu ortada. Bunun için biz başbakanlığımız döneminde olduğu gibi bundan sonrada tarihimize ve ecdadımıza ait eserlerin yurtiçinde ve dışında sahiplenilmesi, tamiri ve ayağa kaldırılması konusunda ki çalışmaları yakında takip etmeyi sürdüreceğiz" diye konuştu.

VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün Vakıfbank'taki hissesini, Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne almak suretiyle, burayı inşallah bir katılım bankası haline getirmek gibi bir düşüncemiz var" diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: "Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün katılım bankasını kurmasıyla birlikte inanıyorum ki kendi yıllık karından belli bir kısmını, bütün vakıf eserlere ayırması, bu eserlerin restorasyonunda kullanması, bir diğer taraftan burslar, kredilerle, aşevleriyle, aynen ecdadımız o akarları nasıl değerlendirdiyse, buralarda kullanmak suretiyle, bizim vakıf medeniyetimizi çok daha güçlendireceğine inandığım bir anlayıştır o. Çünkü Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün, Vakıfbank'taki hissesi yaklaşık yüzde 60. Ve bu bugünkü rakamla 10 milyar doları aşıyor. Bu çok ciddi bir güç. Uluslararası camiada da katılım bankaları arasında öne çıkabileceğine inanıyorum. Ve bunun içinde Başbakanımızla da bu konuları görüştük, görüşüyoruz. İnşallah bunu bir an önce hayata geçirme suretiyle, ki şu anda mecliste bu konu, inanıyorum ki Vakıflar Genel Müdürlüğü çok daha güçlü bir hale gelecek ve katılım bankasıyla birlikte hizmetlerini de çok daha ideal bir konuma taşıyacaktır."

'HİÇ KİMSE BU ESERLERİ NE ÇALMAYA NE DE YIKMAYA CESARET EDEMEZ'

Erdoğan konuşmasının sonunda, geçmişini bilmeyenin, geçmişine sahip çıkamayanın geleceğini inşa edemeyeceğini belirterek "Biz geleceğin inşasıyla görevliyiz. Bu şuuru, bu anlayışı 7' den 70' e tüm insanlarımıza kazandırmak mecburiyetindeyiz. Milletin bizatihi kendisi sahip çıktığında hiç kimse bu eserleri ne çalmaya ne de yıkmaya cesaret edemez" dedi.

Açılış törenine Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Dinçer, İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da katıldı. Konuşmaların ardından günün anısına Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Kültür ve Turizm Bakanı Dinçer, Kazasker Mustafa İzzet Efendi'nin hat levhası verildi.