Eski Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz'ın sorularını Naci Ağbal yanıtsız bıraktı

Merkez Bankası’nın (TCMB) eriyen rezervleri gündemde kalmaya devam ederken, TCMB’nin 2006-2011 döneminde başkanlığını yapan İYİ Parti Ankara Milletvekili olan Durmuş Yılmaz’dan TCMB Başkanlığı’na geçen ay atanan Naci Ağbal’a kritik sorular geldi.

26 Aralık 2020 Cumartesi, 16:38
Eski Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz'ın sorularını Naci Ağbal yanıtsız bıraktı
Abone Ol google-news

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda dün sunum yapan Ağbal’a 7 soru yönelten Yılmaz, sorularına yanıt alamadı. Soruları Twitter’dan da duyuran Yılmaz, “Bugün TCMB'nin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'na sunumu vardı. Kamuoyu adına aşağıdaki soruları sordum. Sayın Başkan soruların hiçbirine yanıt vermedi. Daha sonra yanıtlayacağı sözünü verdi” dedi.

İşte Yılmaz’ın Ağbal’a yönelttiği sorular:

1) Yeni dönem için şeffaflık konusunda güçlü taahhüt verdiniz. Fakat geçmişte yapılan döviz satışlarının hesabı hâlâ karanlıkta. Vatandaşın ülkenin dövizlerinin neden hoyratça satıldığını öğrenmeye hakkı var. Bu konuda bir açıklama yapmayı düşünüyor musunuz?

2) Merkez Bankası'nın geçmişteki döviz satışlar konusunda bir denetim/teftiş yaptırma planınız var mı? Bu satış kararlarını kimler vermiş, kime ne kadar, kaçtan döviz satılmış?

3) Eriyen döviz rezervini ne kadar sürede biriktirmeyi planlıyorsunuz, bunun için bir yol haritanız var mı?

4) Son 7 senedir Merkez Bankasının araç bağımsızlığı bilimsel temelleri olmayan bir teori (faiz düşerse enflasyon düşer) nedeniyle kısıtlandı. Bu teoriyi üreten kişi hâlâ ülkenin başında ve Merkez Bankası Başkanını bir gecede görevden alma yetkisine sahip. Hal bu iken önümüzdeki dönemin neden geçmişten farklı olmasını bekleyelim?

5) Merkez Bankası Başkanı değişti fakat son yıllarda ülkeye ciddi hasar veren para ve döviz politikalarını uygulayan para politikası üyeleri hâlâ görevde. Bu da uygulanan politikalara olan güvenin geri gelmesinin önünde bir engel Bu konuda değişiklik yapmayı düşünüyor musunuz?

6) Yapısal sorunlar konusunda hiçbir adım atılmazken ve borçluluk bu kadar yüksekken, üstelik ekonominin yavaşladığı bir dönemde faiz artırmak finansal istikran bozabilir mi?

Modellerinize sıkı para politikasının şirket iflas riski üzerindeki etkisini dahil ediyor musunuz?

7) Bunca yılın yıpranmışlığıyla Merkez Bankasının sadece faizle enflasyonu kalıcı düşürmesi mümkün mü? Diğer kurumların üzerine düşen görevler var mı? Fiyat istikrarına ulaşılabilmesi için hükümete somut önerileriniz nedir?