Esnaf kan ağlıyor: İflasları engelleyin

Devlet esnaf için halen devreye girmedi, destek ve yardımlar çok sınırlı kalıyor.

09 Nisan 2020 Perşembe, 06:00
Abone Ol google-news

Virüs öldürüyor. Neden olduğu ekonomik sorunlar ise her kesimin kaygısını doruk noktasına çıkarmış durumda. Haftalardır işyerleri kapalı, berberler, kahvehaneler...

Lokantalar yalnızca paket servis yapabiliyor. Birçoğu da iş olmadığı için kapalı. Herkesin gözü kulağı, son 40 yıldır “küçültülen” devlette. Başkentte açık bulduğumuz dükkanlarda esnafı dinledik. Hepsinin yüzü yangın yeri...

‘BATIŞIMI GECİKTİRİYORUM’

Tüm esnaf, adlarının işletmelerinin yazılmasını istemiyorlar. Nedenini açıkça da söylüyorlar:

Korkuyoruz... Paket servis yapan bir kebapçı... “Batışımı geciktirmek için açıyorum. Sokağa kimse çıkmıyor, kime döner satayım? Virüs çökertti bizi, su parasını ödeyemedim, suyumu kestiler. Elektrik paramı da ödeyemiyorum, bir iki güne onu de kesecekler. Ev sahibi, dükkan sahibi kira istiyor. Herkesin anlayışlı olması lazım, ama devletin de bir çare bulması lazım” diye döküyor sorunlarını...

Komşusu çiçekçi, sorunları farklı ama onun da beklentisi devletten. “Çiçek alan yok. Tek tük müşteri çıkıyor, o da açık olduğumuzu gören geliyor. Destek için başvurduk, bir ses çıkmadı. Çalışanlara maaş ödeyemiyoruz” diyor.

‘TOHUM DESTEĞİ KİME GİDİYOR?’

“Tencere yemeği” satan bir lokanta... İşyeri sahibi bir yandan da köyünde çiftçilik yaptığını söylüyor. Gazetemizi öğrenince, “Ben AK Parti’ye oy verdim, solcu değilim” diyor, ancak sonradan açılıyor. “Yüzde 75 tohum desteği veriliyor. Kime gidiyor, niye sadece belli illere veriliyor? Bize niye verilmiyor, ekim ayı geçmek üzere... Ben esnaf odasına değil Ankara Ticaret Odası (ATO) üyesiyim. Esnafa sağlanan imkanlardan yararlanamıyorum. Kredi Destek Fonu’ndan (KGF) kredi verilecek dediler. Aradım Vakıfbank’ı 5 saatte ‘limit doldu’ dediler. Nereye gitti bu krediler. Halkbankası da aynı” diye konuşuyor.

‘SIKIŞTIM KALDIM’

Bir çalışan, “Abi ben de bir şey söyleyeceğim” diyor ve ekliyor:

“Mart’ın 20’sinde kısa çalışma ödeneği için İşkur’a başvurdum. Daha haber yok. İşsizlik maaşı almak için ayrılmayı düşünüyorum ancak, ayrılan arkadaşlara Mart’ta verdiler, Nisan’da yok, sıkıştım kaldım.”

“Tazminatın var mı?” diye sorunca lokanta sahibi atılıyor:

“5 çalışan şu anda ayrılıp benden tazminat isteyebilirler. Nasıl öderim bunların tazminatını. Nisan sonuna kadar icra yok. Ya Mayıs’ta ne olacak? Bir de sicili bozuk diye kimse destekten yararlanamıyor. Memlekette sicili düzgün kaç işyeri var? Devlet bizim her şeyimizi biliyor, bahane üretmek için de sicil soruyor.”

‘NE İSTİYORSUNUZ?’

Esnafa, “Somut isteğiniz ne?” diye de sorduk. Birleştikleri noktalar şöyle:

Devlet, bu dönemde vergi, stopaj, sigorta pirimiyle üzerimize gelmesin zaten kimse verecek durumda değil.

Ne kadar çok esnaf ayakta kalırsa işsizlik de o kadar az olur, sorun da o kadar kolay atlatılır. Esnafa para lazım.

Devlet 3-5 ay geri ödemesiz, düşük faizle kredi versin, çarkı çevirebilelim. Borcumuz borç, devletten kaçamayız zaten biliyoruz...