Esprili tarzlarıyla yüzümüzü güldüren iki politikacı Selahattin Demirtaş - Erdal İnönü

Türkiye’de siyasetin her zaman yüzü asıktı, esprili politikacı kıtlığı yaşandı. Bugüne kadar tersine tek örnek olarak Erdal İnönü'ye rastladık.  İnce mizahı hep parmakla gösterildi. Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş da esprili yönünü ortaya çıkardı. Biri özlemle andığımız, diğeri merakla takip ettiğimiz iki politikacının gülümseten cümlelerinden örnekler...

17 Mayıs 2015 Pazar, 16:34

Demirtaş’ın en çok bilinen esprisi, hırsızlık / yolsuzluk tartışmaları arasında Cumhurbaşkanlığı için adaylığını koyan Erdoğan’a yaptığı gönderme oldu. Rakibinden farkını “Bağlamadan başka bir şey çalmıyorum” cümlesiyle anlattı.

? Daha sonra cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan’ın HDP’ye yönelik “Siz kimsiniz yahu?” sözlerine ise Demirtaş, twitter hesabından cevap verdi: “Kim olduğumu sormuşsun, tanışalım mı?” 

? 2014’teki cumhurbaşkanlığı seçimi adaylarından Ekmeleddin İhsanoğlu iki rakibi Erdoğan ve Demirtaş’ın kampanya hesaplarına sembolik 1000’er TL yatırarak centilmenlik örneği sergilemişti. Demirtaş bu jeste sosyal medyadan espriyle cevap verdi: "Hocam zahmet etmişsiniz, teşekkür ederim, yalnız öbüründe çok var ondan, hepsini bana yatırabilirsiniz rahat olun."

? Başbakan Davutoğlu, Demirtaş’ın Taksim’le Kudüs arasında bağlantı kuran sözlerine sert tepki göstermişti. Kudüs’ü fetheden Selahaddin Eyyubi’yi hatırlatan Davutoğlu, bundan sonra Demirtaş’a Selahattin demeyeceğini açıkladı. Demirtaş cevabında bu kadar zekice bir hamle beklemediklerini söyleyerek Başbakan’ı ti'ye aldı: “Üç gündür üzüntüden uyuyamıyorum. Bütün kampanyayı onun bana Selahattin demesi üzerine kurmuştuk. Ne yapacağımızı şaşırdık. Çalışmayı bırakalım mı, kararsız kaldık.” 

? 17 Aralık soruşturmasında ortaya çıkan para dolu ayakkabı kutuları da Demirtaş’ın espri kaynaklarından. Örneğin Bank Asya’ya el konulmasını "Türkiye'de bankada para bulundurmak suç herhalde. Parayı ayakkabı kutularında tutmak lazım” diye değerlendirmişti. Demirtaş geçen günlerde Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrencilerin sorularının bulunduğu kağıtlar kutuya konulunca da “Kutuyu gördünüz, ne atarsanız içine artık” dedi.

? Aynı Boğaziçi Üniversitesi konuşmasında Demirtaş’ın dokundurmalarından payını alanlar arasında, taraflı yayın gerekçesiyle eleştirdiği TRT de vardı. Kürsüdeki TRT mikrofonu yere düşünce yaptığı “Benim bir kastım yok” esprisi öğrencileri epey güldürdü.

? TBMM’deki HDP’lilerin yargılanması için Anayasa değişikliği öneren Bahçeli de Demirtaş’ın mizahından payını almıştı. Üstelik kendi meşhur "40 yapar" konuşmasından ilhamla: “BDP'nin kuruluşu 2008, 2+8=10. Benim yaşım 40, 40x10=400. Senin yaşın 64, 64+400=464. 100 de benden… Ekle, etti mi 564. İşte fezleke sayımız."

? Twitter’ı aktif biçimde kullanan Demirtaş, mesajlarında buradaki mizaha yakın bir dil yakaladı. Cumhurbaşkanlığı seçimi oy pusulası için yazdığı “Garıştırmayasınız ha! Ortadaki benim:)” ya da “Van bu gün yeni yaşama coşkuyla evet dedi. Nambır Wan:)” gibi.

 

İnönü’nün en çok bilinen esprisi, eşi Sevinç İnönü’ye verdiği cevaptı. Gençlik yıllarında oturdukları evde bir gün Sevinç Hanım çığlık atar ve “Erdal koş, fare var” diye bağırdı. İnönü ise istifini bozmadı: “Ne yapayım Sevinç, ben kedi miyim?” 

? Seçim gezileri sırasında bir vatandaş Erdal İnönü’nün otobüsünün önüne atladı ve “Ölürüm yoluna” dedi. İnönü aynı fikirde değildi: “Dur ölme. Bir oy bir oydur.”

? O dönem çekişmeleriyle hiç gündemden düşmeyen sol partiler nihayet bir yemekte bir araya geldi. İnönü de SHP genel başkanı. Garsonun “Bir şey ister misiniz?” sorusuna unutulmaz bir karşılık verdi: “Hayır, teşekkürler. Biz birbirimizi yiyeceğiz."

? Her zaman kibar bir ilişki kurduğu medya da zaman zaman İnönü’nün nüktedanlığından payını almıştı. Bir gazetecinin film çıkışında “Sizi uzun süredir sinema salonlarında göremiyoruz” sözlerine İnönü “Tabii göremezsiniz. Sinema salonları karanlık oluyor” karşılığını vermişti.

? İnönü mitingden başkente uçakla dönerken pilot "Efendim Ankara semaları kapalı. Kirli bulutlar var. İnişimiz çok güç olabilir" dedi. Ön koltukta gazete okuyan İnönü, uçakta her zaman koruduğu sakinliğini bozmadı: “Hiçbir şey olmaz, merak etmeyin. Ankara Belediye Başkanı Karayalçın çok çalışkandır. O kirli bulutları hemen temizler!”

?SHP Genel Başkanı olduğu günlerde, sert biçimde eleştirdiği dönemin başbakanı Mesut Yılmaz ile görüşecekti. İki isim baş başa uzun süre konuştu. Çıkışta SHP Genel Sekreteri Fikri Sağlar, İnönü'ye biraz da endişeyle görüşmeyi sordu. İnönü “Çok iyi geçti, Mesut bey partimize âşık oldu. Ama platonik” diye cevap verdi.

?İnönü’nün siyasi hayatı boyunca en hoşlanmadığı şeylerden biri de vatandaşın omuzlarına alınmaktı. Buna defalarca karşı çıkmasına rağmen engellemeyi bir türlü başaramamıştı. En sonunda çözümü yine kendisi buldu. Yine bir yurt gezisinde kendisine doğru yürüyenleri görünce hemen yere oturdu. Kalabalık önce şaşırdı ama liderin ne kadar kararlı olduğunu anlayınca vazgeçti. 

? Her zaman yumuşak bir üslupla siyaset yapan İnönü’nün bu tavrından vazgeçmesini isteyen partililer de vardı. Bir miting öncesi “Efendim masaya yumruğunuzu vurmalı, s..e s..e iktidara geleceğiz” demelisiniz, tavsiyesi geldi kendisine. İnönü kürsüye çıktı, her zamanki tarzında konuşmasını yaptı ve “Şimdi arkadaşım size iktidara nasıl geleceğimizi anlatacak” diyerek mikrofonu devretti.