Esrarengiz kaçış...Hakim 'İsmail kaç' diye bağırdı!

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, avukatsız yapılan yargılamanın adil olmayacağını belirterek, "Bir yargıç bizzat sorgulamayı yürüten emniyet müdürüyle görüşemez." dedi. Adliyede 'kirli karanlık ilişkiler' yürütüldüğünü belirten Tanal, Adalet Bakanlığı ve HSYK'yı göreve çağırdı.

26 Temmuz 2014 Cumartesi, 19:44
Abone Ol google-news

<video:99211>

Gülen cemaatinin “paralel yapı” kurduğu iddiasıyla İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde çeşitli kademelerde yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli polisler mahkemeye çıkarılmayı beklerken, CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, sorgu hâkiminin, bir MİT mensubuyla görüştüğünü öne sürdü. Olayla ilgili olarak şüpheli polislerin avukatlarıyla tutanak hazırlayan Tanal, 3. Sulh Ceza Hâkimi İslam Çiçek’in MİT’çi olduğu iddia edilen kişiye “Kaç İsmail” diye seslendiğini söyledi. Gazeteciler adliyedeki basın odasından çıkarılmak istendi.

Mahkemeye sevk edilen şüphelilerin sorgusunu 1. Sulh Ceza Hâkimi Bekir Altun’a vekâleten 3. Sulh Ceza Hâkimi İslam Çiçek yaptı. Gözaltındaki polislerle ilgili hak ihlali olup olmadığını incelemek üzere İstanbul Adalet Sarayı’nda gelen CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, hâkim İslam Çiçek’in odasında MİT mensubu bir kişiyle görüştüğünü iddia etti. Tanal ve bazı şüpheli avukatlarının hazırlayıp imzaladıkları tutanakta, Tanal’ın duruşma salonunda bulunmayan hâkim Çiçek’in odaya girdiğinde başsavcı vekili ve TEM Şube Müdürü Kayhan Ay’ın haricinde tanımadığı 2 kişiyi gördüğü anlatıldı. Tutanakta imzası bulunan avukat Ömer Kavili’nin diğer şahısların kim olduğunu sorması üzerine hâkim İslam Çiçek’in bu şahsa dönerek “Kaç İsmail” dediği belirtildi. Bunun üzerine de İsmail denilen şahsın odadan hızlı bir şekilde kaçtığı, daha sonra kimliğini öğrenmek üzere peşinden gidildiğinde kaçmaya başladığı aktarıldı. İsmail denilen şahsın kimliğini göstermemekte ısrar ettiğinin vurgulandığı tutanakta, diğer avukatların şahsın kim olduğunu öğrenmekte ısrarcı olduğunda elini beline attığı, ardından “Polis” diye bağırdığı kaydedildi. Avukatların “Bırakın” demesi üzerine ise İsmail denen şahsın koridorda kaçtığı, TEM’den sorumlu İstanbul İl Emniyet Müdür Yardımcısı Mustafa Çalışkan’ın “Kaçan şahsı tanıyorum. Benim elemanımdır” dediği belirtildi.

HSYK’ye suç duyurusu

Polislerin avukatları Ceza Muhakemeleri Kanunu’nda (CMK) belirlenen gözaltı süresinin aşıldığına dikkat çekerek Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na (HSYK) şikâyette bulundular. Dilekçede, savcı İrfan Fidan ile İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimi Bekir Altun’un yerine vekâleten bakan İstanbul 3. Sulh Ceza Hâkimi İslam Çiçek’in resmi evrakta sahtecilik, hürriyeti tahdit ve görevi kötüye kullanma gerekçesiyle cezalandırılmaları istendi.

Gazeteciler adliyeden çıkarılmak istendi

Adliye Sarayı’ndaki Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’ne ait basın odasına gelen polis memuru, Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu Başsavcı Vekili Orhan Kapıcı’nın basın mensuplarının basın odasını boşaltmasını istediğini iletti. Ancak gazeteciler, görevlerini yaptıklarını belirtti. CHP Milletveli Mahmut Tanal da basın odası önünde durarak gazetecilerin dışarı çıkarılmak istenmesine tepki gösterdi. Gazetecilerin adliyede kalmasına “fotoğraf çekmemeleri” koşuluyla izin verildi. Adliye içinde yaşanan kargaşa sırasında bazı polisler, görev yapan gazetecileri kamerayla kaydetti.

Yurt Atayün’ün ağabeyi

Bu arada operasyonda gözaltına alan eski İstanbul Terörle Mücadele Şubesi Müdürü Yurt Atayün’ün ağabeyi Emniyet Genel Müdürlüğü Başmüfettişi Anadolu Atayünaçığa alındı. Anadolu Atayün’ün açığa alınmasına, kardeşinin gözaltına alınması üzerine Twitter hesabından “O kelepçe benim koçuma şereftir” şeklindeki mesajının gerekçe gösterildiği öğrenildi.