‘Gelişkin vicdanlar icat edebilmeliyiz’

Öykü dalında 143 yapıtın değerlendirildiği ve Seçici Kurulu Hikmet Altınkaynak, Sezer Ateş Ayvaz, Seval Şahin, Mehmet Zaman Saçlıoğlu ve Murat Yalçın’dan oluşan 75’inci Yunus Nadi Öykü Ödülü, Eve Dönmeyen Hayvan adlı yapıtıyla Murat Çelik ve Kimsenin Bilmediği İnsanlar adlı yapıtıyla Kadri Öztopçu arasında paylaştırıldı. Murat Çelik, kısa, parçalı şiirsel imgelerle iç içe öykülerinde, doğada adımlamanın, şehre inmenin ve eve dönmenin iniltilerini anlatıyor bize, sakince yapıyor bunu ama fonda gürültülü bir hüznün tedirginliği var.

14 Aralık 2020 Pazartesi, 14:28
Abone Ol google-news

- Öncelikle tebrik ediyorum, köklü geçmişleriyle anılan ödüller kuşkusuz her yazarda farklı bir etki yaratır. Yunus Nadi Ödülü sizde nasıl bir etki yarattı?

Teşekkür ederim. Yunus Nadi Öykü Ödülü’nü kazandığım için çok sevindim, mutlu oldum. Takdir edilmek iyi hissettiriyor ama aynı zamanda sorumluluk yüklüyor. Ödüllerin bir işlevinin de antoloji oluşturmak olduğunu düşünüyorum. 10 yıl sonraki bir okura, “Bunu oku” telkini. Bunları unutup yazmaya, kendini aşarak ilerlemeye devam etmek gerekiyor.

- İlki 2013 yılında olmak üzere, ikişer yıl arayla yayımlanmış üç şiir ve iki öykü kitabınız var. Şiirden öyküye geçişiniz nasıl oldu?

“Geçiş” gibi bir durum söz konusu değil. Şiirden biraz rol çalmış olabilirim düzyazı için ama yöntem olarak bir yazar gibi değil de şair gibi çalışıyorum sanırım. Gene de “anlatıcı” sayılmak isterim eğer bir kimlik biçilecekse. Kostümlerin en sadesi, hem zırha da gerek yok.

‘EV KABUĞUMUZDUR, İLK YARANIN MESKENİ’

- Öykülerde mekân seçimleriniz de dikkat çekici. Öte yandan mekânların ortak noktası bizi eve götürmesi. Dışarıda hızlı akan yaşamı içeride adeta yavaşlatıyor karakterler. Ev bir kaçış noktası mı?

Ev kabuğumuzdur, ilk yaranın meskeni. En şefkatli koruyucuların - öyle oldukları varsayılır - bir sofrada toplandığı mekânda açılır en derin yara, o yaradan bakılır. Dünyaya ve hıza alışmamız için evden çıkar, çıkarılırız; o hıza itiliriz. Dönüp dolaşacağımız, varacağımız yer gene o kabuktur tabii. Evdeki yavaşlık kişisel benliklercedir, dışarıda maruz kalma söz konusudur.

- Gerçekçi öyküler sunuyorsunuz okura. Ölüm temasını çokça hissediyor, kapakta dahi bunu görüyoruz. Kitabın bir bölümünde “Ana unutulmaz elbet ama ölü anayla da yaşanmaz” deniliyor. Bu gerçeklikte kaybolmadan nasıl devam ediyoruz yaşama?

Tırnak içindeki cümleyi böyle müstakil görünce epey ürktüm. Devam edemediğimizden oyalanıyoruz sanki. Asıl konumuza dönmemek, onu düşünmemek, etrafında dolanmak için olabilir tüm bunlar. Ben bir gerçeğe varırken başka bir gerçekle rastlaşır fakat bir ötekiyle yüzleşirim, belki başka biri onu metaforlara üleştirir, bir başkası da onun sesiyle yaşar, görüntüyü hapseder. Bazen de gerçekliğe hazır ederiz kendimizi. Başımıza gelmeden, geldiğinde daha az sıyırıkla atlatmak adına. Tabii bu ikiyüzlülük olur.

‘ARTIK ÇOK GEÇ!’

- “Hız” olgusu kapitalist sistemde her alana sinmiş ve sindiği her konuda yüzeyselleşmeye yol açmış durumda. “Her Gün Rüya Görüp Dağların Karına Bakmaya Giderdim” öyküsünde gibi kişileri çıkmaza sürükleyen de kusurlarla dolu aynı sistem mi?

Aslında bir denge tutturmak pek mümkün değil bu konuyla ilgili. Ya hemen yargılayıp darağacına gönderiliyor insanlar ya da çok fazla “anlama, empati kurma” çabasına girişiliyor. Kimse yargıçlığa, jüriliğe soyunmamalı. Gelişkin vicdanlar icat edebilmeliyiz ama artık çok geç.

Akışa, hıza “hızla” karar ver, kimin ve neyin tarafındasın seç, en popüler kınama yöntemi vs. şablonlardan, paketlerden birine dahil ol. Beni doğrudan ilgilendirmeyen bir şeyi muhatap almak istemiyorum.

Elektrik faturamın yüzde bilmem kaç zamlanması beni doğrudan ilgilendiriyor meselâ ama bunun adil olup olmadığını tartışmaya açmak için birilerini ikna edeceğimi düşünmek yıldırıyor. Yeni tutsaklık modeli belki.

MURAT ÇELİK: Türk Dili ve Edebiyatı bölümü mezunu. Şiirleri ve öyküleri çeşitli dergilerde yayımlandı. Habis, Sompla Ka, Evde Yoktum ve Öykülem gibi yayınları hazırladı. Eve Dönmeyen Hayvan (2019) kitabı ile Yunus Nadi Ödülü’nü kazanan yazarın İhtimal Cüce (2013), Taşra Bitki Örtüsü ve Parseller (2015), Planlı Yapılmadık (2017) adlı şiir kitapları ve Epey (2019) adlı bir de öykü kitabı bulunuyor.

Eve Dönmeyen Hayvan / Murat Çelik / Everest Yayınları / 126 s.