Gezi Parkı’nın bir vakfa verilmesinin bahanesi, olmayan Topçu Kışlası

Gezi Parkı’nın İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) elinden Topçu Kışlası bahane edilerek alındığı ortaya çıktı.

21 Mart 2021 Pazar, 04:00
Gezi Parkı’nın bir vakfa verilmesinin bahanesi, olmayan Topçu Kışlası
Abone Ol google-news

Bir günde gerçekleşen Gezi Parkı’nın tapu devrinde 1330 tarihli zabıt kütüğüne atıfta bulunularak Gezi Parkı’nda daha önceden Topçu Kışlası olduğu gerekçe gösterilerek parkın bulunduğu arazi Sultan Beyazıt Hanı Veli Hazretleri Vakfı’na devredildi. İBB, karara karşı mülkiyet davası açacak. 

İBB’den yapılan açıklamada tarihi Galata Kulesi’nin de aynı yöntemle alındığına dikkat çekilerek “Ne yazık ki, diyalog, uzlaşı, ortak akıl ve birlikte çalışma kavramlarından daha çok; ‘hesaplaşma’, ‘gününü gösterme’, ‘iş yaptırmama’, ‘engelleme’ ‘vesayet’ ve ‘yetki gaspı’ anlayışıyla devam eden sürecin son halkası Taksim Gezi Parkı’nın İBB mülkiyetinden alınması olmuştur” denildi. 

Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün önceki gün yaptığı açıklamasında, mülkiyeti İBB’de bulunan Taksim Gezi Parkı’nın, 12 Mart’ta alınan kararla Sultan Beyazıt Hanı Veli Hazretleri Vakfı’na devredildiği belirtilmişti. Devir işleminin ayrıntıları ortaya çıktı. Konuyla ilgili İBB’ye Beyoğlu Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğü tarafından 15 Mart’ta gönderilen yazıda İstanbul Vakıflar 1. Bölge Müdürlüğü’nün Gezi Parkı’nın Sultan Beyazıt Hanı Veli Hazretleri Vakfı adına tescilini talep ettiği belirtildi. 1330 tarihli zabıt kaydına değinilen yazıda özetle “eski yazı kayıtlarda bu taşınmazların ‘müştemilatı malumeye havi bir topçu kışlasının’ nevi hanesinde ‘Cennet mekân Sultan Beyazıt Hanı Veli Hazretleri Vakfı’ndan geldiği bildirilmiştir” ifadeleri kullanıldı. 

‘ZAMANLAMA MANİDAR’

Karara İBB, STK’ler ve çok sayıda yurttaştan tepki geldi. İBB yaptığı yazılı açıklamada, “Talimatla bu kararı alanların açıklamalarında kanun maddelerine atıfta bulunulması, bu kararları hukuksal kılmadığı gibi vicdanlarda da aklamaz. 166 yıldır İBB mülkiyetinde olan Galata Kulesi de aynı şekilde gasp edilmiştir. Şimdi de Gezi Parkı alanı, İBB’ye haber bile verilmeden, sadece 1 günlük yazışma ile yürütülmüştür. Yüz binlerce İstanbullunun oy vererek yapılmasını istediği yeni Taksim Meydanı projesinin çalışmalarına başlamak üzereyken alınan bu kararın zamanlaması manidardır” denildi. 

'TESADÜF DEĞİL'

İBB, kararın meydanın yeniden yeşil ve estetik bir alana dönüştürülme projesini durdurmak için alındığını vurguladı. Yazılı açıklamada özetle şu ifadelere yer verildi: “İstanbul’u betona çeviren kafa yapısının, İstanbul’un sembolik meydanını yeşile çevirecek bir projenin karşısında durması tesadüf değildir. Görünen o ki, başta İBB olmak üzere 31 Mart ve 23 Haziran 2019 tarihlerinde muhalefet partilerinden seçilmiş yerel yönetimlere karşı hasmane tavırlarla alınan bu ve benzeri kararların devamı da gelecektir.”

‘SALDIRILARIN BİR PARÇASIDIR’

EMİN KORAMAZ (TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı)

Gezi Parkı İstanbul’un merkezinde yer alan ender yeşil alanlardan ve dinlenme mekânlarından birisidir. Gezi Parkı 1940 yılında yapılmıştır ve İstanbul’un Cumhuriyet döneminde yapılan ilk parkı olma özelliğini de taşımaktadır.  Gezi Parkı aynı zamanda 2013 yılından bu yana toplumsal mücadeleler tarihi açısından da önemli bir sembol haline gelmiştir. AKP iktidarına karşı en büyük halk hareketi Gezi Parkı’nın yıkılarak Topçu Kışlası yapılmak istenmesi talebine karşı ortaya çıkmıştı. Parkın bulunduğu arazinin İBB’den alınarak bir vakfa devredilmesi, iktidarın Gezi Parkı’na yönelik saldırılarının bir parçasıdır. Biz TMMOB olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da şehrimizi hedef alan saldırılara geçit vermeyeceğiz.