Gitmek mi zor kalmak mı...

Bali Adası’nda 11 Mart’ta Covid-19’dan ölen ilk yabancının 53 yaşında bir İngiliz kadın olduğu, Endonezya Dışişleri Bakanı tarafından açıklanmasının ardından ülkedeki büyükelçilikler vatandaşlarını salgına karşı uyarmaya başladı.

28 Haziran 2020 Pazar, 06:00
Abone Ol google-news

Başlangıçta virüsün sıcağa dayanıklı olmadığı iddiası böylece çürütülmüş oldu, dört mevsim sıcak olan ülkeler de kendilerini hazırlıksız salgının içinde buluverdi. Ondan sonra olaylar çorap söküğü gibi gelişti. ABD, Avustralya, Kanada’nın da aralarında olduğu bazı büyükelçilikler, Endonezya’daki sağlık hizmeti kalitesi, yeterliliği, test imkânları gibi faktörleri göz önüne alarak vatandaşlarının güvenliğini sağlamak açısından pandeminin ilk günlerinde ülkelerine dönmelerini istedi.

İngiliz Büyükelçisi sosyal medyadan seslendiği vatandaşlarına “Biliyoruz bu güzel ülke birçoğunuzun ikinci evi oldu. Şu anda dünyada yaşanan salgın ve belirsizlik içinde ne yapacağınıza karar vermenin zor olduğu günler yaşıyorsunuz. İş, aile, arkadaşlar, gitmek ve kalmak arasında seçim yapmak zor! Ancak önümüzdeki birkaç ay içinde İngiltere’de olmak istediğiniz bir durum varsa şimdi hâlâ uçuşlar mevcut ve fırsat varken gitmenizi öneriyoruz” diyordu. Her türlü soru için çağrı merkezi ve sosyal medya hesaplarına yönlendiriyordu. ABD Büyükelçiliği yetkilisinin de benzer mesajları gündeme yansıdı.

Ülkede kalanların sağlık hizmetlerine ulaşmakta zorluk çekebileceğinin yanında sisteme fazladan yük olabileceğine atıf yaparak “Eğer kendinizi, ailenizi, arkadaşlarınızı, sağlığınızı ve Endonezya’yı düşünüyorsanız şimdi dönün” diyordu. Birçok yabancı önerileri dikkate alarak apar topar ilk bulduğu uçakla ülkesine döndü, kalanlar da vardı. Ne var ki Covid-19’un hızına erişilemiyordu, dünyayı kasıp kavuruyordu...

Endonezya’da da aynı hızla ülkenin en ücra köşesine kadar yayıldı. 260 milyon nüfuslu ülkede önceki gün itibarıyla vaka sayısı 52 bini geçti, can kaybı ise 2 bin 720 olarak açıklandı. Halihazırda Güneydoğu Asya’nın en fazla Covid-19 görülen ülkesi olduğu teyit edilmiş durumda. Önlemler her ülkedekine benzerdi, okullar tatil, sokağa çıkma yasağı, sosyal mesafe, maske, 45 yaş altı işe gidiyordu. 50 yaş civarı evden çalışıyor, kimi zaman haftalık dönüşümlü olarak işe gidiyordu.

CANLI YAYINLA NİKÂH

Alınan önlemlerden en çok etkilenen sektör düğün organizasyonları ve evlenecek çiftler oldu galiba! Salgının başı mart ayında düğünlerin ertelenmesi önerildiyse de yasaklanmadı, önlemler alınarak düğünler devam etti. Davetlilerini sık sık maske kuralını deldiğinin gözlenmesi üzerine, polisin düğün düğün gezip maske-sosyal mesafe kontrolü yaptığı görüntüler basına yansıdı Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayımladığı evlenme istatistikleri bu süreçteki farkı gösteriyor.

Mart’ta 106 bin civarında olan nikah sayısının önlemler sonrası nisanda 50 bine, mayısta ise 12 bine indiği kaydedilmiş. Nikâha en fazla 10 kişi katılmasını getiren sınırlamadan sonra, tarihi ertelemek istemeyen müstakbel çiftler nikah tarzını değiştirip, şaşalı düğünler yerine daha mütavazı nikâh törenlerine razı oldular. Endonezya’da tanıdığım Dorothy’nın kızı Jessica da onlardan biriydi.

Annesinin deyimiyle 4.4.2020’de prenseslere yakışır şahane bir düğün planlanmıştı, davetiyeler dağıtılmış, gelinlik ve her tören için ayrı özel kıyafetler dikilmişti. Gelin görün ki dillere destan olacak bu düğün de zorunlu olarak iptal edildi. Jessica ve eşi, yalnızca ailenin olduğu küçük bir nikâh töreniyle dünya evine girdi.

Jesica, ilerde torunlarına ballandırarak anlatacağı bu hikâyeyi, o kadar beklemeden önce YouTube kanalında herkesle paylaştı. Başka bir genç çift de çözümü nikâhtan canlı yayın yapmakta bulmuştu. Covid günlerinde evlenmenin ayrıcalığını kaçırmayan Amelia ile Rongo’nun nikâhı basın aracılığıyla ilgi uyandırdı. Haziranda planlanan, 700 kişi davet edilmiş geleneksel Endonezya düğünlerini işlerin değişmeyeceğini anladıklarında 1 hafta öncesinden iptal ettiklerini duyurmak zorunda kalmışlar.

Yedi yüz yerine 20 kişi ile gerçekleşen nikâh törenini canlı yayında sevenleriyle paylaşmışlar. Her iki tarafın da düğün hazırlıklarına harcadığı 14 bin dolar ne yazık ki boşa gitmiş, geri alınamamış. Bu şekilde nikahtan canlı yayın bir alternatif olarak ortaya çıktı. Ülkede hayat 15 Haziran’dan itibaren yavaş yavaş normale dönerken Garuda Havayolu mayıs ortasında iç hat uçuşlarını önlemlerle başlatmıştı.

Çok geçmeden yolculardan şikâyetlerin geldiği gündeme yansıdı. Kimi maskeli oldukları için hosteslerin yüzünü görmediklerini, gülümseyip gülümsemediklerinin anlaşılmadığını ve bundan rahatsız olduklarını söylüyordu!.. Bunun üzerine Garuda yetklililerinden çözüm arayışında oldukları, yolcuları rahat ettirmek için en iyisini yapacakları açıklaması geldi. Bakalım çözüm ne olacak!..

ARABASIZ GÜN...

Yeni normale dönüş yapan Cakarta, 15 Mart’ta ara verdiği Arabasız Gün’e geçen pazar tekrar başladı. Bu günde sabahtan öğlene kadar şehrin ana caddeleri trafiğe kapalı olur, halk trafiksiz yollarda rahatça yürür, koşar ve bisiklet sürebilir.

Üç aydır mevcut olan yasağın kalkmasıyla, kendilerini pazar günü dışarı atan halkın oluşturduğu kalabalıklar ve sosyal mesafenin hiçe sayılması, yasak olduğu halde 12 yaş altı çocuklar ve 60 yaş üstünün de sokağa dökülmesinin vaka sayısını artırmasından endişe ediliyor.

[email protected]