Glikozlu ballar obezite başlangıcı

Bolu Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ünalan "Çakma ballarda kullanılan glikoz, gıda maddesi olmadığından dolayı tokluk hissi vermiyor, çok yeniliyor ve obezite başlangıcına neden oluyor. Satılan her bal arıların yaptığı bal anlamına gelmez" dedi.

23 Eylül 2014 Salı, 11:06
Abone Ol google-news

Bolu Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı İsmail Ünalan, mevsimin çok iyi geçtiğini, kendini iyi hazırlayan arıcıların eski yıllara oranla biraz daha fazla bal aldığını söyledi. Türkiye genelinde bu verimin alınamadığını ancak Bolu genelinde bal üretiminin arttığını dile getiren Ünalan, her yıl kovan başına üretim 8 kilogram olurken, bu yıl bu miktarın 12 ile 14 kilogram arasında olduğunu bildirdi.

"Bolu'nun iklim florasının çok zengin olmasından dolayı çok kaliteli bal aldık" diyen Ünalan, "Bu zenginlikten dolayı arılarımız da istediğimiz şekilde oğul verdi ve sayılarını çoğalttık" ifadesini kullandı.

Ünalan, tarımsal ilaçların bal üretimini olumsuz etkilediğini vurgulayarak, "Önceki yıllarda tarımsal ilaçlardan arılar olumsuz etkilenmekteydi. Tarım Bakanlığı 136 ilaç çeşidinden 76'sını yasaklama kapsamına aldı. Bu olaydan sonra arıcılarımızdan gelen şikayetler azaldı. Bu konuda Bolu Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü ile koordineli çalışmalar yapıyoruz. İlaçlama yapılacağı zaman arıcılarımızı uyarıyoruz. Gerekirse arıcılarımızın arı kovanlarını kapatarak, ilaçlardan mümkün mertebe etkilenmeyi azaltmaya çalışıyoruz" diye konuştu.

"Çakma balların" bir ülke sorunu olduğuna dikkati çeken Ünalan, "Burada denetimler yapılmakta ama istenilen seviyede değil. Burada hiç arı görmeyen ballar üretiliyor. Bu ballar cami önlerinde cemaatin çıkmasına yakın bir zamanda getiriliyor ve satışı yapılıyor. Siz şikayet ediyorsunuz ama ekipler gelene kadar onlar o bölgeden uzaklaşmış oluyorlar. Bunlar bu işi profesyonel hale getirmiş durumdalar" dedi.

'Glikozun kilogramı 1 lira'

İsmail Ünalan, sahte bal yapımında genel olarak glikoz kullanıldığını öne sürerek, "Glikozun kilogramı bir lira. Bunu biraz da balla karıştırıyorlar. İçerisine bal esansı katıyorlar. Bal esansı katıldıktan sonra siz onu tahlil etmedikten sonra baldan ayırt etme şansınız yok. Tadına bakıldığı zaman bal tadı vermekte ve bu da bizi yanıltıyor. Aslında sağlık açısından en tehlikeli şey bu. Çakma ballarda kullanılan glikoz, gıda maddesi olmadığından dolayı tokluk hissi vermiyor, çok yeniliyor ve obezite başlangıcına neden oluyor" şeklinde konuştu.

Vatandaşlara iyi marka balları tercih etmelerini öneren Ünalan, "Tanıdık arıcılar varsa onlardan bal alabilirler. Bal aldığı arıcıyı bilmesi lazım" ifadesini kullandı. Ünalan, kara kovan ballarda bir çıkmaz içerisinde olduklarını belirterek, şunları kaydetti: "Kara kovan dediğimiz zaman bizim anladığımız, ağaç içerisinde arının kendi halinde yaşamını sürdürmesi ve oraya bal yapmasıdır. Bu arıya dışarıdan herhangi bir katkı verilmez. Bu arıların ürettiği balların hasadına kara kovan balı deriz. Günümüzde bu bal adı altında üretimler yapılmakta. Bu bal az miktarda üretilir. Fazla üretiliyorsa mutlaka dışarıdan katkı veriliyordur. Bu da baldaki kaliteyi bozmakta. Bu bal bizim standartlarımızda olan bal değil. Tüketicinin bunlara dikkat etmesi lazım. Satılan her bal arıların yaptığı bal anlamına gelmez."