Günlük taze fıkra üretilir

.

14 Ekim 2018 Pazar, 12:14
Abone Ol google-news

Kuzey Amerika’da üst kattaki komşu alt katta tıkırtı olsa kulağını duvara dayar, dinler; Kanada, tarihi kuzeni Amerika’nın haberlerine pek meraklıdır. Geçen hafta Kanada gündeminde Trump, #metoo hareketi, Anayasa Mahkemesi’ne aday hâkim Kavanaugh’a dair suçlamalar yer alırken CIA’nın açıkladığı Şakalar Dosyası kış öncesinde sokaktaki Kanadalıya tebessüm ettirdi.

Bana sorarsanız, 20. yüzyılın en karanlık ve bir o kadar da en eğlenceli teşkilatı CIA’dır. Faşist darbeler planlar, ortalığı karıştırıp çuvallar, casusluğun alasını eder ama yüzüne gözüne bulaştırır, ha bir de fıkra üretir.

Yakın zaman önce Merkezi Haberalma Teşkilatı CIA, artık saklanmasına gerek kalmayıp deşifre edilmiş dosyaları kamuoyuna açıkladı. Bir milyondan fazla dosya tarihi belge oldu. Bunlar arasında bazı askeri ve devlete ait sırların da bulunduğunu gören araştırmacılar derhal raporları mercek altına aldılar.

1960’larda başladı...

Benim ilgimi ise oldum olası fuzuli şeylere merakım bulunduğundan, CIA’nın Soğuk Savaş Dönemi’nde kurduğu FIKRA ÜRETİM MERKEZİ çekti. ABD ve Batı dünyasının bir numaralı düşmanı SSCB Rusyası olduğundan bütün şakalar, fıkralar komünist sisteme karşı hazırlanıyordu. Bu kolay bir iş olmasa gerek! Düşününüz ki, sabahleyin mesaisine gelen memurlar, oturup habire kafa patlatarak fıkra buluyor; çene kaytanları gevşek olması lazımdır. Bu iş, biraz da, Refik Halid’in denemelerinde yazdığı gibi Kurbağalıdere kenarına gidip ekmek kırıntılarını balık bilmezse hâlik bilir diye suya serpiştirmeye benziyor; ya tutarsa! Üretilen şakalar kısa sürede Doğu Perdesi ülkelerine türlü medya imkânlarıyla sızdırılıyor, oralarda pikolojik propaganda yoluyla tahribat yapması bekleniyor.

Bu etkinliğin 1960’larda Kennedy zamanı başladığı fakat bilhassa 80’lere gelindiğinde her gün yüzlerce fıkranın, şakanın Washington’dan Moskova’ya uçurulduğu belirtilmekte.

CIA’daki fıkra merkezinin faaliyetlerini kahkahalarla izleyip destekleyen başkanın adı da açıklandı; Ronald Reagan. Beyaz Saray’ın Oval Ofisi’ne servis edilen fıkralara ilk kez onun kahkahayı bastığı aktarılmakta. Bunlardan birisi eski Sovyet lideri Gorbaçov üzerine: Votka kuyruğunda bekleyen biri arkasındakine dönüyor, “Yeter artık, sırf bu kuyruk için Gorba’yı vuracağım”, diyor, gidip iki saat sonra geri geliyor; votka kuyruğu gıdım ilerlememiş, eski yerine geçiyor. Arkada bekleyen soruyor tabii, “Gorba’yı vurdun mu?” Adam omuz silkiyor, “Vallahi” diyor, “Gittim, bir de baktım ki orada da kuyruk var...”

Bir başkasını, Sovyet halkının moralini bozmaya yarasın diye Moskova’ya sızdırmışlar. Rus turist Beyaz Saray önünde ABD’nin özgür bir ülke iddiasındaki Amerikalı arkadaşıyla konuşuyor: “Bak şimdi” diyor, “Ben Kahrolsun Reagan diye bağıracağım, başıma hiçbir şey gelmeyecek!” Bağırıyor; Rus hazırcevap çıkıyor. “Bu da bir şey mi!” diyor, “Biz de Kremlin’e gideriz, önünde istediğimiz kadar ‘Kahrolsun Reagan’ diye slogan atarız.”

Başkan Nixon’ın da kahkahayla güldüğü söylenen fıkralardan birisini açılan dosyalarda okumak mümkün; kısa bir şey: “Bir Sovyet vatandaşı Stalin’e ahmak dediği için 15 yıl hapse mahkûm olur; 1 yıl hakaretten, 14 yıl devlet sırlarını açıklamaktan.”

Kötü bir Hollywood filmi

Bu şakayı Gorbaçov’la buluşan Reagan’ın da toplantıda tekrarladığı ve Rus liderin büyük bir olgunlukla güldüğünü hatırlayanlar olacaktır. Bu kısa şakalardan birisi ise pek gülünç değil ama alaycıdır: CIA’daki görevli, üst makama rapor veriyor: “Geçenlerde bir Rus casusu içimize sızdı, Fıkra Üretme Merkezi’ndeki dosyaları kopyalamaya başladı.” Daire müdürü soruyor, “Peki ne yaptınız”, beriki gülerek, “Biraz bekle, akşama kadar başka şakalar da üretiriz, hepsini birden alırsın, dedik!”

Bu siyasi şakaların üretilmesinde Amerikan sahne güldürü sanatçılarından da yararlanıldığı artık bir sır olmaktan çıktı. Bu amaçla, stand-up komedi sanatının kurucusu sayılan Mort Sahl başta olmak üzere Hollywood film senaristlerine kadar CIA’nın işbirliği yaptığı da artık gözler önünde. Bazen, CIA’nın kötü bir Hollywood filmi olduğunu düşünenlere de bu yüzden hak vermek gerekiyor.

[email protected]