‘Güzel günler göreceğiz çocuklar!’

Şöyle zorunlu bir biçimde içerilere kapanmışken, hafta sonunuzu şenlendirelim dedik. Belki bu hafta sonu ev arkadaşlığımızı seversiniz. Biliyorum, her şey gül gülistan değil.

27 Aralık 2020 Pazar, 02:00
Abone Ol google-news

Ne siyasi durum, ne ülkenin durumu ne de evrenimizi saran salgın dolayısıyla sağlığımız istediğimiz gibi gidiyor. Yine de umutsuzluğa kapılmayalım. Örneğin, kahvaltınızı yaptıysanız bir keyif çayı doldurun. Ya da bol köpüklü Türk kahvenizi fırt fırt yudumlarken gazeteniz Cumhuriyet’in sizler için hazırlamış olduğu hepsi birbirinden ilginç yazılara dalabilirsiniz. Ha, siz de yeni yaşam biçimine uyuyorsanız, filtre kahvenizi de yanınıza alabilirsiniz. Bence bir sakıncası yok. Ama o kurabiyeden ben de isterim. Gerçi ben 30 yıldır Kuzey Amerika’da yaşıyor olmama karşın, bazı zorunlu durumlar dışında şu filtre kahve sayrılığına yakalanmadım. Ocakta hep Türk usulü çayım vardır; elbette onu da ince belli bardakta kaşığını da içinden çıkarmadan işaretparmağımla tutup öyle yudumlarım. Ne yapalım, yurt özlemini biz de böyle gideriyoruz...

Kuzey Amerika’da aile bireylerinin bir araya geldiği iki önemli tarih var: Bunlardan biri Paskalya ise diğeri Noel. Çoluk çocuk, aile büyükleri, uzaklarda olan kardeşler kızlı erkekli genelde ebeveynlerin evinde toplanır, bir sonraki buluşmaya kadar özlem giderirler. Sonra herkes yeniden kendi koşuşturmalı hücresel yaşamlarına dönerler.

Son yıllarda doğum oranlarında büyük düşüşler olsa da Quebec’in aileleri hâlâ kalabalık ve genelde artık dinsel söylemlerden uzak olan bu iki bayram dönemi onlar için çok önemli. Bir de tecimsel köpürtmeyi göz önüne alırsanız (hazırlıklar Cadılar Bayramı’yla birlikte başlıyor, mağaza vitrinleri bezeniyor vb.), toplumun yaşamında ne denli bir yer kapladığının ayrımına varırsınız.

6 bin dolara varan ceza

Nisan ayında geçirilen Paskalya’dan kimse pek hoşnut olmadı çünkü bir yandan insanlar çekinceliydi, bir yandan da koronavirüs salgını nedeniyle hükümet önemli ölçüde kısıtlamalar getirmişti. Torunlar büyükanne ve büyükbabalarını uzaktan, pencere dışından görmüş, Paskalyalarını kutlamışlardı. Yaz aylarında kısıtlamalar biraz gevşetilince bazı buluşmalar, kutlamalar yapılmıştı ancak o da yine kısıtlamalarla kuşkusuz.

Ben de bir dostun düğününe katılmıştım bu gevşemeler sayesinde. Genelde çok kalabalık olan bu düğünler bu kez farklıydı; koca salonda en çok 30 kişi vardı, maske ve iki metrelik uzaklık kuralına uyuluyordu. Çünkü hükümet toplanma sayılarını kısıtlamıştı ve insanlar genelde kurallara uyuyordu. Hükümet o dönemde, umarız Noel’de daha iyi durumda oluruz ve kısıtlamasız bir bayram geçiririz diye umut vermişti. Ama Noel’de umutlar yaşama geçmedi. Hükümet on kişiyle belirlemiş olduğu kutlamaları durumun kötüye gitmesi nedeniyle ve Sağlık Kurulu’nun önerisiyle geri almak zorunda kaldı. Quebec ilinde Noel kutlaması için herhangi bir yere konuk gidilmedi, konuk kabul edilmedi, sadece aynı adreste kalanlar birlikte kutlamalarını yapabildi. Bu kısıtlamalara uymayanlara 6 bin dolara kadar ceza var. Bu zorlu dönemi kolay atlatabilmek için il yönetimleri olduğu gibi başında Justin Trudeau’nun bulunduğu federal hükümet de canla başla çalışıyor. 

Çevrimiçi etkinlikler

Noel, yeni yıl dönemi ile birlikte kent yine akşamları ışıl ışıl. Alışveriş merkezlerinde kalabalıklara izin verilmese de Noel süslemeleri kuruluyor. Bazı kültürel etkinlikler çevrimiçi yapılıyor, çocuklara çağrılar yapılıyor; onların kısıtlamalar dolayısıyla göremedikleri büyüklerine kutlama kartları hazırlamaları konusunda yardımcı olunuyor vb. Bu arada federal hükümet salgından etkilenen çalışanlara yönelik yapmış olduğu parasal katkının süresini uzatıyor. 

Bunları size evrenimizde güzel şeyler de oluyor demek için anlatıyorum. İçimizdeki umut ateşini hiçbir zaman söndürmeyeceğiz. Önlemlerimizi alacak, bu zorlu süreci en olumlu biçimde birlikte atlatacağız.

New York’ta yılbaşı gecesi elmanın düşüşü izlenecek mi bilmiyorum ama Montreal’de yılbaşı eğlenceleri yapılmayacak. Noel’de olduğu gibi aynı adreste oturanlar birlikte yeni yıla girecekler. Kim bilir, belki onlar da aralarında tombala çekerler ve televizyonda “Bye Bye 2020” izlencesini birlikte izler ve eski yılı uğurlarlar. 2020 yılı pek iyi geçmedi. Umarız 2021 yılı hoş gelir ve bu yılı acısıyla tatlısıyla bir anı olarak anımsarız. Ne diyordu Nâzım Usta: “Güzel günler göreceğiz çocuklar, motorları maviliklere süreceğiz...”

[email protected]