Hala Kurtarılacak Bir Dünya Varken, Hepimiz Greta'yız!

Hepimiz Greta'yız, geçtiğimiz günlerde Bahar Yiğitbaş'ın çevirisi ile A7 Kitap'tan yayınlandı.

03 Nisan 2020 Cuma, 06:00
Hala Kurtarılacak Bir Dünya Varken, Hepimiz Greta'yız!
Abone Ol google-news

Gezegenimize neler oluyor? Küresel ısınma ne demek? İklim krizi ne anlama geliyor?

Kitabın yazarı Valentina Gianella, kendisi de bir anne ve bir gazeteci olarak bir nevi 'iklim krizine giriş' niteliğinde olan bu kitabın nirengi noktası olarak 15 Mart 2019 sabahı küresel öğrenci protestosunun başladığı günü alıyor. 8 yaşındaki kızı Agata ''Anne, iklim krizi ne demek?'' diye soruyor. O gün protestoya katılan bütün öğrenciler ve veliler, sınava hazırlanır gibi küresel ısınma dersine çalışıyorlar. Eminim Greta hayatımıza girdiğinden beri, küçükler kadar büyükler de bir merak ve bilgi karmaşasının içinde birbirlerine benzer soruları soruyorlar. Yani umuyoruz ki soruyorlardır.

Post-truth çağında doğru ve temiz bilgiye ulaşmak çok zor. Bugün hiç bilmeyen biri Greta'nın ''derdini'' anlamaya çalıştığı zaman internet aleminde gezinirken epeyce zorlanacaktır. Herkesin sorularını cevaplamak için yazılan bu kitap meseleyi bütün boyutlarıyla net bir biçimde ortaya koyuyor. Bir çırpıda okunmasının yanı sıra, her yaştan ve tabandan insanın çok rahat anlayabileceği şekilde yazılmış, bir de üstüne Manuela Marazzi'nin güzel mi güzel çizimleriyle renklendirilmiş.

KORKUYU EYLEMLE DEĞİŞ TOKUŞ ETMEK

Neden ''Hepimiz Greta'yız''? Slogan aslında o gün öğrenci protestosunda bir kız çocuğunun elindeki dövizden çıkıyor. Ancak bizi bekleyen mevzubahis krizin eşiğinde, gerçekten de Greta olmaktan başka çaremiz yok. Kimilerine bir sosyal medya hashtagi veya günümüz protesto kültüründe o gün neyin yanındaysak hepimizin o olduğu bilindik bir mesaj gibi gelse de, yazarın deyimiyle ''Olan şey, yeni bir küresel kimlik inşa etme arzusunun yükselişi..''

Burada anahtar kelime 'küresel' sanırım. Fazlaca globalleşmenin sonucu olarak yeni bir tür lokalizasyon gerçekleşti maalesef. Her evin, her mahallenin, her ülkenin o kadar çok derdi, protestosu, gündemi var ki, kürece hayli derdimiz olmasına rağmen bir türlü yerküreye sıra gelmiyordu. Çok uzun zaman önce sprey deodorantlar yüzünden ozon tabakasının delindiği ve kaplumbağaların boyunlarına dolanan plastik halkaların gösterildiği kamu spotlarından öteye gidemeyen çevre ve iklim problemlerimiz yıllar sonra 16 yaşındaki bir lise öğrencisi sayesinde dünya gündemine oturdu ve mevzu hak ettiği yere tekrar gelmiş oldu.

Amerika başkanına dahi kafa tutacak güçte ve kararlılıkta olan bu kız hepimize korkuyu eylemle değiş tokuş etmeyi öğütlerken birileri de sürekli onu kötü göstermeye çalışıyordu. Biliyorsunuz ana akım medyada Greta'nın Asperger sendromuyla bile dalga geçilmişti. ''Asperger hafif bir otizm türüdür, öğrenmeye ya da dile müdahalesi olmaz ama onun yerine daha özgün konulara canla başla kendini adama hali ve kişinin fikirlerinin ilerlemesinde sosyal ketleme eksikliği ile tezahür eder.. Greta'nın gözlerinin parladığı ve kelimelerin birbiri ardına döküldüğü nadir anlar gezegenin geleceğine dair kaygılarını paylaştığı anlardı: 'Kendimizi kurtarmak, çocuklarımızı, torunlarımızı kurtarmak için neler yapıyoruz?'

Aslında kitap Greta'nın hayatını anlatıyor değil. Ancak Greta'yı biricik ve eşsiz yapan şeyler ve mücadelesindeki kararlılık çağımızda herkesin ilham alacağı nitelikte. Bu yüzden tekrar ve tekrar vurgulanması gerekiyor. Hala kafasında soru işaretleri olan varsa, Greta'nın arkasında gizemli lobiler, çeşitli mihraklar, dış güçler filan yok. Okuyunca herkesin rahatça görebileceği bilimsel gerçekler var sadece.

KOLEKTİF VİCDAN – KOLEKTİF EYLEM

İnşa edilen küresel kimliği kolektif vicdan ile taçlandırmanın tam zamanı. Çünkü, ''Kolektif vicdanı rahatsız etmek kamuoyunda her durumda etki yaratır.'' Kitapta bölüm bölüm anlatıldığı üzere meseleye her açıdan 360 derece bakmamız gerekiyor. Sera gazı etkisi, karbon emisyonu, sürdürülebilir kalkınma, fosil yakıt kullanımının azaltılması, doğal kaynakların eşit ve etik şartlarda tüketimi, ekolojik kent fikirleri ve olası iklim krizine karşı her ülkenin mukavemeti gibi belli başlı alarm veren konular var. Dünyada yaşayan herkesi doğrudan ilgilendiren bu konu başlıkları kolektif bir vicdan ve eylem gerektiriyor.

Yazar bu vicdan – eylem eğrisini 'Bizi kurtaracak olan köprü' olarak niteliyor ve şu paragrafla durumu özetliyor; ''Bilim, teknolojik yenilikler ve endüstri diğer temel unsurlardır. Bilim insanları çeşitli yöntemler üzerinde çalışmaya, projelerin sonuçlarına odaklanmaya ve hükümetlere, yatırımcılara ve vatandaşlara yol göstermeye devam etmelidir. Endüstri gezegenin çıkarlarını, kendi kişisel çıkarının önüne koymalıdır. Greta bu noktadan bahsederken oldukça nettir: 'Nüfusun küçük bir kısmının refahı adına, biyosferi kurban ediyoruz. Az sayıda insanın lüksü için pek çok kişi acı çekiyor. Bu sistem işlemiyor ve değiştirilmesi gerekli: Hepimizin eşitliğe odaklanması gerek.''

Gündemde bir başka küresel krizin olduğu şu günlerde, her şeyin aslında birbiriyle bağlantılı olduğunu farketmek için elimizde harika bir fırsat var. Daha sağlıklı bir dünya hayal ederken, sağaltımın da yine temellerden ve kalıcı çözümlerle inşa edilebileceğini aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor. ''Hiç kimse bir ada değildir. Yaptığımız her şey, en küçük bir davranış bile fark yaratabilir.''

Hepimi Greta'yız, her okulun kütüphanesine, her ailenin kitaplığına girmesi gereken güzelliklerden.

En arkasındaki kaynakçalar, referanslar ve bilgi alabilmek için yetkili websiteler kısmında ise konuyla alakalı daha fazla bilgi edinmek isteyenler için bolca kaynak mevcut.

Evde bolca vaktimizin olduğu günlerde, biraz zamanımızı çalmayı kesinlikle hak ediyor.


Gizem BİLKAY