Halkın susması isteniyor: "İhbarla kayyım atanır"

AKP’nin torba yasaya koyduğu teklifin geri çekilmesini isteyen avukat Sedat Durna, anayasal haklara dikkat çekti. Canan Güllü “ihbarla” derneklere kayyım atanabileceğini belirtti. Hilal Esmer, “Yoksulluk, şiddet konuşulmasın isteniyor” dedi.

27 Aralık 2020 Pazar, 02:00
Halkın susması isteniyor:
Abone Ol google-news

Sivil toplum kuruluşları, AKP’li 52 milletvekilinin imzasıyla TBMM Genel Kurulu’nda görüşmelerine başlanan ve Cumhurbaşkanı ile İçişleri Bakanlığı kararıyla dernekler, vakıflar ve sivil toplum kuruluşlarına kayyım atamasının önünü açan yasa teklifinin geri çekilmesini istendi. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi avukat Sedat Durna söz konusu teklifin anayasaya aykırı olduğunu belirtirken, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü ise “Derneklerle ilgili bir düzenlemenin torba yasanın içerisine konularak, bizlerin susmasını bekliyorlarsa yanılırlar” dedi. AKP’nin teklifine 600’den fazla sivil toplum kuruluşu karşı çıkıyor.

ANAYASAYA AYKIRI

“Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine Dair Kanun Teklifi”ne karşı olmadıklarını belirten avukat Sedat Durna, torba yasanın içerisine derneklere ilişkin düzenlemenin konulmasına karşı olduklarını aktardı. Kanun tasarısının dernek organlarına mahkeme kararı olmaksızın kayyım atama yetkisi vereceğini vurgulayan avukat Durna, “Bu karar doğrudan içişleri bakanının emri ile uygulanabilecek. Söz konusu kanun düzenlenmesinde daha sonra mahkemeye başvurabilir, mahkeme 24 saat içinde karar verir vs. deniliyor. Ancak bizler biliyoruz ki idari bir yaptırım gelmişse mahkemeler bu idari yaptırıma uyar. Derneklerle ilgili tüm kararı mahkeme verir. Faaliyet durdurulacaksa, kapatılacaksa mahkeme kararıyla olur. Bir genel müdür, bir bakan ya da daire başkanı kararıyla olacak şeyler değil” dedi. 

Düzenlemenin hukuk tekniği açısından da yanlış olduğunu belirten Durna şunları kaydetti: “Bu düzenleme anayasanın 3 ayrı maddelerine aykırı. Dernekler özel hukuk tüzelkişisidir. Bir özel hukuk tüzelkişisine kayyım atıyorsunuz. Ne oluyor burayı kamulaştırmış oluyorsunuz. Özgürlüğün özüne dokunmuş oluyorsunuz. Bu yönden de hukuka uymayan garabet bir durum ortaya çıkıyor.”

‘İHBARLA KAYYIM ATANIR’

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü ise dernekler kanunu kapsamında üye bilgileri dahil ayrıntılı beyanname verdiklerini anımsatarak, “Bu kanun çerçevesinde aslında bizim aldığımız nefes sayısı bile sayılıyor... Biz bu ülkenin vatandaşıyız. Terörün finansmanına destek vermediğimiz bilinmeli. Ancak bazı malum yayın organlarının bizi teröristlikle suçladığı, ‘İstanbul Sözleşmesi’ne karşı çıkanlar bunlar ajan, bunlar terörist’ gibi şeyler denilerek birilerinin ihbarıyla yerimize kayyım atanabilir. Bu yasa düzenlemesi onaylanmamalı, derhal geri çekilmelidir” dedi.

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği’nden Hilal Esmer ise bu yasanın çıkarılmasının Türkiye’de “tehdit altında olan demokrasi ve özgürlüklerin tümden baskılanacağı” anlamına geldiğini söyledi. Esmer, “Türkiye kamuoyu susturulmak isteniyor. İsteniyor ki yoksulluk, şiddet, kriz, ayrımcılık yüzünden isyan eden insanların sesleri duyulmasın, sesimizi, sözümüzü birleştiremeyelim isteniyor” dedi.