Hangisi SEN, hangisi BEN?

Jehan Barbur, 'Hayat'ı sorgulayan şarkılar yazıp söylüyor. Aşk yazıyor, mutluluğu yazıyor, hayata tutunduğu her şeyi şarkıya döküyor. "Dolup taşıp da ifadesiz kaldığım noktada şarkı yazıyorum" diyor.

13 Mart 2011 Pazar, 07:51
Abone Ol google-news

Geçen aylarda Ada Müzik’ten çıkardığı “Hayat” albümünde kendi şarkılarını söyleyen Jehan Barbur’la buluşup hikâyesini dinledik.

İskenderunlu bir ailenin çocuğu olan Jehan Barbur, 18 yaşına kadar İskenderun’da yaşamış: “Evde annemin şanson, caz plakları vardı. Babam tangolar, Türk sanat müziği dinlerdi. Çocuk aklıyla müzik benim en büyük oyunumdu. Okuldan eve gelip hemen ödevlerimi bitirip ilk yaptığım şey yeni çıkan şarkıları, kasetleri dinlemek, onları yazmaktı. En büyük heyecanım yeni öğrendiğim lisanda şarkılar söylemekti.”

Jehar Barbur, liseyi İskenderun’da tamamladıktan sonra 1998 yılında Bilkent Üniversitesi’nde Amerikan Kültürü ve Edebiyatı Bölümü’nü burslu kazanarak Ankara’ya gider:

“Okul bünyesindeki müzikallerde oynuyordum, ikinci senemde caz workshoplarına katıldım. Gece doğaçlama yapan gruplarla haftada bir çıkıp söyledim. Tanıdık müzisyen arkadaşlarımla haftanın 4 gecesi küçücük bir köşesinde keyifli şarkılar söylemeye başladım.”


Üniversite eğitimini 2002’de tamamlayıp İstanbul’a yerleşen Barbur, bir yandan öğretmenlik yapar, şirketlerle çalışarak geçimini sağlarken bir yandan da müzisyen arkadaşlarından da yardım alarak müzik bilgisini geliştirir: “2004’te ciddi anlamda sahneye çıkmaya başladım. Küçük bir grupla özel yerlerde çıkıyor, caz standartları, şansonlar söylüyorduk.”


Ortaçgil ile tanışma


Sahne çalışmalarının yanı sıra dizi müziklerine söz yazıp seslendiren Barbur, reklam ve sinema müzikleriyle de ilgilenir, bir tiyatro oyununa müzik yapar: “Sonra kendi şarkılarımı yazmaya başladım. Albüm yapmak için gittiğim birkaç şirketten eli boş dönmüşümdür. ‘Daha pop, daha insanların kabul edeceği bir şey yap’ dediler. ‘Albüm yapmayayım, ben yine böyle söylemeye devam edeyim’ diye düşündüm. Fakat benim şarkılarım ciddi anlamda birikmeye başladı ve seviyordum da. O sırada Bülent Ortaçgil ile tanıştım ve şarkılarımı dinlemek istedi. Ortaçgil’in beni tanıştırdığı Ada Müzik’in sahibi Bülent Forta bana Ada Müzik’in kapısını açtı. ‘Ne istiyorsan yap, biz bunu basacağız’ dedi.”
 

İlk albüm ‘Uyan’

Barbur’un ilk albümü “Uyan” 2009 yılında Ada Müzik tarafından yayımlandı:

“Ada Müzik, benim albümüm çıkmadan evvel bir şarkımı, Zuhal Olcay’ın ‘Aşkın Halleri’ albümünde kullanmak istedi. Bu, benim için çok hoş bir hareket getirdi. Üç klip çektik, televizyona da taşınmış oldu. İnternetin de çok önemli etkisi oldu. Konserler çok güzel geçmeye başladı. İkinci albüm ‘Hayat’ta tamamıyla kendime dönme imkânını yakaladım. Biraz kadın hikâyeleri gibi de algılanabilir. İçten dışa bir hikâye anlatma durumu var. Aşk yazıyorum, kendi aşklarımı yazıyorum, kendi mutluğumu yazıyorum, hayatta tutunduğum şeyleri yazıyorum. Küçücük bir masa sohbetinden kalktığım zaman eve giderken hissettiğim o paylaşımı şarkıya döküyorum.”


Hayat işte...

Ada Müzik tarafından çıkarılan “Hayat” albümündeki 10 şarkıdan müziğini Sarp Maden ile yaptıkları “Rüya” dışındaki tüm şarkıların söz ve müzikleri Jehan Barbur’a ait. Hayat dair her şey üzerine yazmış Barbur:

“Öyle sıkıntılı durumlardan geçiyordum ki ‘hayat’ deyip böyle bir rahatlama yaşıyordum. Yazdığım şarkılarda fazlasıyla hayat kelimesini kullandığımı fark ettim. Bu dünya, gezegen, yeryüzü ne derseniz deyin içinde biraz her şeyden var yani.”


Tüketim toplumu

Jehan Barbur, “Hayat” albümünün, “Uyan” albümünün bir devamı niteliğinde olduğunu da söylüyor: “Uyanıp artık hayata katılmış olmanın bir devamı ‘Hayat’ benim için. Hayattaki gerçeklik kavramını sorguladığım şarkılar hepsi. Tüketim toplumu haline gelmiş olduğumuz bugünde insanın ‘mış’ gibi davranıyor olma halinin bende yarattığı sıkıntılar. Bu sırf aşk değil, dostluklar, ilişkiler, hayatta size sunulan tüketim, yani her şey. Bu bir gerçeği arama kaygısı aslında. ‘Hangisi Sen, Hangisi Ben’ öyle bir parça. Bunlar birine yazılmış şarkılar değil, ‘sen’e yazılmış şarkılar. Sen, bir sevgili değil, şu yeryüzünde hayatı paylaşmak durumunda kaldığımız kişi. Kendimi sorgularken aslında ‘sen’e yüklediğim soruların hepsinde, karşıdaki insana bir soru sorma, cevap bulmaya çalışma hali var.”


Kent ozanlığı

Jehan Barbur’un konser programları hakkında www.jehanbarbur.com sitesinden bilgi alınabiliyor. Barbur kendisine gönderilen e-postaların hepsini yanıtlıyor. Şarkılarında sözleri ön plana çıkarmak istediği için düzenlemelerde çok enstrüman kullanmayı sevmiyor, hikâye ‘kulaktan kaçacak’ diye korkuyor. Barbur, bir müzikal tarz ile birlikte anılmak ille de gerekirse ozanlık geleneğinden söz ediyor:

“Bülent Ortaçgil, Vedat Sakman, Mehmet Güreli, ozan geleneğini modernleştirmiş kent ozanları belki de. Ben de şimdi değil, ama ozanlık bir ısrar sonucu olabilir. Beşinci, altıncı albümümü yapabilirsem kendimi kent ozanlığını sürdürebilmiş biri olarak görebilirim.”