"Hayal ettiğimin 10 sene ilerisindeyim"

Önceki gün kızı ve oyuncu eşi Deborra- Lee Furness ile İstanbul’a gelen Hugh Jackman, kendini bir sinema yıldızından önce tiyatro sanatçısı olarak gördüğünü söylüyor.

17 Mart 2015 Salı, 06:26
Abone Ol google-news

Dünyada ‘Wolverine’ olarak ünlenen Avustralyalı aktör “Sinema setlerine alışmam tam 10 yılımı aldı, tiyatroya ise doğuştan alışkındım” dedi. İstanbul’daki Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde bir bölümünü doğaçlama olarak sunacağı ‘An Evening with Hugh Jackman’ (Hugh Jackman’la bir akşam) adlı 4 müzikal performans sergileyecek olan sanatçının İstanbul seyahati ilk değil. Sanatçı “19 sene önce eşimle birlikte İstanbul’da gecesi 25 dolar olan bir motelde kalmış ve Fethiye’ye 18 saatlik bir otobüs yolculuğu yapmıştık. O zamanlar şimdiki şartlarımıza sahip değildik” diyor ve ekliyor “Kariyerim şu haliyle hayal ettiğimin bile 10 yıl ilerisinde.”

 

‘Yaşlanmaktan korkmuyorum’

Hollywood’da fiziksel özelliklerin öne çıktığı ‘hunk’ olarak adlandırılan rollerde sıkça yer alan ve 2008 yılında People dergisinin en seksi erkekler listesinin birinci sırasına oturan 46 yaşındaki Jackman’a Hollywood’un tartıştığı ‘yaşlanma’ konusuyla ilgili korkularını sorduğumuzda “Yaşlılık kaçınılmaz. Yaşlanmaktan bir aktör olarak korkmuyorum çünkü bence en güzel roller yaş almış aktörler için yazılıyor” diyor. Jackman; “Arkadaşlarım yakında orta yaş depresyonuna gireceğimi düşünüyor. Eğer ‘80 yaşıma kadar bu işin en tepesinde kalmak istiyorum’ desem büyük hayal kırıklığı yaşardım çünkü böyle bir istek gerçekçi değil. Fakat ben olaylara başka bir bakış açısıyla yaklaşıyorum. Şu anda dünya üzerindeki oyuncuların yüzde 98’i işsiz. Ben de bundan 20 yıl önce haftada 800 dolar kazanıp geçinmeye çalışan bir aktördüm, şimdiyse bu noktadayım.” diyor. Jackman, “Bir gün başrol olamayacağımın bilincindeyim. Kendime her gün başarı ve paranın mutluluk getirmediğini hatırlatıyorum.” diyerek hayat felsefeni anlatıyor.

 

Feminist değil hümanistim

Bir kız babası olan Jackman’a kadın haklarıyla ilgili duruşunu sorduğumuzda ise “Bir aktör için en kötü şey olaylara etiket koymaktır. Ben kendimi fenimist değil hümanist olarak tanımlıyorum. Tanrı’nın insanları her konuda ama özellikle eğitime ulaşma konusunda eşit yarattığına inanıyorum.” cevabını verdi.

 

‘Köklerim Türkiye’ye uzanıyor’

Performans öncesi basının sorularını yanıtlayan Jackman, “Büyük büyük dedem burada yaşamış, tam yeri bilinmiyor. İnsanlara anlatırken bazen Yunanistan diyorum, bazen Türkiye. Şu anda İstanbul’da olduğuma göre ‘Köklerim Türkiye’ye uzanıyor’ diyebilirim” dedi. Sanatçı ayrıca kendini Türk kültürüne çok yakın bulduğunu söyledi ve ‘Sabahları içimde bir canavarla uyanıyorum. Türk kahvesi içtikten sonra ise bu tatlı halime bürünüyorum.” dedi. Tarih merakının bir parçası olarak Osmanlı dönemine ait eserleri de incelediğini anlatan Jackman, ziyaretinin Çanakkale Savaşı’nın 100. yılına denk gelmesinin güzel bir tesadüf olduğunu söyledi.