Hem gülümsetti hem düşündürdü...

Uğur Mumcu’nun “Sakıncalı Piyade” adlı eseri, 12 Mart darbesi döneminden bir yargılamayla başlıyor. Yargılanan kişi ise bizzat Mumcu’nun kendisi.

24 Ocak 2021 Pazar, 03:00
Hem gülümsetti hem düşündürdü...
Abone Ol google-news

Yargılamaya konu ise bir yazısında orduya atfen yazdığı “Uyanık ol” yazısı. Oysa davanın bilirkişi raporunda da yer aldığı gibi “Ordu uyanıktır ve uyarıya ihtiyaç duymaz.” Mumcu, bu ifadelerinden dolayı tutuklanma istemiyle yargılanıp, beraat ediyor. Beraatını arkadaşlarıyla yemek yiyerek kutlamak isteyen Mumcu’nun keyfi, çalan telefon ile kaçıyor. Annesi arayarak, “polislerin onu tutuklamak üzere geldiğini” söylüyor telefonda. Teslim olmanın yollarını arayan Mumcu, o anı yapıtında şöyle anlatıyor: “Karakola gidip teslim olsam, ‘Kaçıyordu’ der, vururlar.” 

Evden çıkmak yerine Sıkıyönetim Komutanlığı’na telefon eden Mumcu, “Alo, beni arıyormuşsunuz, nereye teslim olayım?” diye soruyor. Ancak gelen yanıt hayli şaşırtıcı: “Bizim bir bilgimiz yok.” Bunun üzerine ikinci telefonu da Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne açan Mumcu’ya, bu sefer de “Bizde adınız yok. Herhalde sıkıyönetimin işi...” yanıtı veriliyor. Mumcu, “kendini yakalatmak için yaptığı” aramaların sonucunda, Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından gözaltına alınıyor. Çıkarıldığı mahkeme de onu “kaçma şüphesi olduğu” gerekçesiyle tutukluyor. 

‘DOÇENTİN İSHALİ’ RESMİ GAZETE’DE

Mumcu, gördüğü “trajikomik” olayları anlatmaya, kendi okulundan tanıdığı Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mukbil Özyörük ile devam ediyor. Özyörük, yine bir 12 Mart döneminde gözaltına alınıyor. “Gizli örgüt toplantılarına katılmak” suçundan da yargılanıyor. Toplantılara katıldığını inkâr etmeyen Özyörük, “Efendim, ben o gün ishaldim. O eve gittim ama ishal olduğum için sık sık banyoya gittiğimden ne konuşulduğunu duymadım” savunmasını yapıyor. Mumcu’nun aktardığına göre, dava Anayasa Mahkemesi’ne kadar gittiği için bu “ishalli savunma” da Türkiye Cumhuriyeti tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan metinler arasında yerini alıyor. 

‘BAYRAKLI’ DAVA

Mumcu’nun yargılamalarla dolu bir başka anısını da “Hoş gelişler ola” türküsü oluşturuyor. Bir yazısında, türkünün “Soldan sağa, salla bayrağı, düşman üstüne” dizelerini kullanan Mumcu, “komünist düzenin getirilmesinde bayrağın soldan sağa düşman üzerine sallanacağını belirtmek” suçundan yargılanıyor. Mumcu, savunmasında, türkünün radyolarda sürekli çalan bir türkü olduğunu belirterek, “Eğer türküyü olduğu gibi aktarsaydım, yazı içinde ‘sol’ sözcüğü iki kez kullanıldığı için cezam artmaz mıydı?” diye soruyor. Ancak Mumcu sözlerini bitiremeden, duruşmanın savcısından yargıcına, salondaki herkes gülmeye başlıyor. Mahkeme de ileri bir tarihe erteleniyor. Mumcu tekrar yargılanmak için mahkemeye çıktığında ise mahkeme heyetinin tamamen değiştiğini görüyor. Yeni heyet, Mumcu’yu, “komünist propagandadan” suçlu buluyor.