Hollanda Olimpiyat ekibinde azınlıkların yeri yoktu

Geçen yıl pandemi nedeniyle yapılamayan ve bu yıla kalan Tokyo Olimpiyat Oyunları’nı geride bıraktık.

29 Ağustos 2021 Pazar, 04:00
Hollanda Olimpiyat ekibinde azınlıkların yeri yoktu
Abone Ol google-news

Hollanda, Tokyo Olimpiyat Oyunları’nda 10’u altın tam 36 madalya ile tarihindeki en yüksek düzeyine çıktı ve olimpiyatları yedinci sırada tamamladı. Hollanda 27 dalda 273 sporcu ile Tokyo’daydı. Olimpiyatlara katılma hakkı kazanan sporcularda kadınların üstünlüğü göze çarpıyordu. 160 kadın sporcuya karşılık, 113 erkek sporcu Tokyo’da yarışmalarda yer aldı. Hollanda’nın saygın gazetelerinden Trouw’da yer alan bir yorumda, ülkenin olimpiyat kafilesindeki siyah ve beyaz sporcuların dağılımı ele alınmış, siyah sporcuların azlığının Hollanda mozaiğini yansıtmadığı dile getirilmişti. Siyah ve beyaz antropolojik anlamdaki ırk ayrımı olarak kullanılmamış, Siyah ile Hollanda’ya Asya, Afrika, Latin Amerika gibi ülkelerden gelen ve ülkenin vatandaşı olmuş olanlar kastedilmişti.

Gerçekten de Hollanda kafilesinde,  iki altın ve bir bronz alan Etiyopya asıllı Sifan Hasan ve maratonda ikinci olarak Hollanda’ya gümüş madalya getiren Somali asıllı Abdi Nageeye dışında siyah neredeyse bulunmuyordu. Özellikle Hollanda’nın geleneksel sporları sayılan yelken, binicilik, hentbol, hokey gibi takım oyunlarında, su sporlarında ve atletizm gibi dallarda Hollanda takımında hiç göçmen yoktu.

60 yılı geçkin göç tarihine sahip Türklerden de uzun yıllardır Hollanda takımlarında yarışan sporcu bulunmuyordu. En son 1992 Barselona Olimpiyatları’nda Hollanda’yı temsil eden boksör Türk kökenli Orhan Delibaş 71 kiloda ülkeye gümüş madalya kazandırmıştı. Sonrasında Hollanda kafilelerinde Türk sporcular hiç yer almadı.

EN FAZLA GÖÇ ALAN ÜLKELERDEN BİRİ

Hollanda nüfusunun yüzde 24.8’ini göçmenler oluşturuyor. Bu kesimin yüzde 14.1’i, içinde Türklerin de olduğu Batılı olmayan kesimden. Hollanda toplumunun olimpiyat kafilesine tam yansıması 41 siyah sporcunun Tokyo’ya gitmesiyle gerçekleşebilirdi. Mulier Enstitüsü’nün yaptığı araştırmaya göre, Hollanda’daki Batılı olmayan azınlıkların spor çeşitlerindeki tercihleri son derece kısıtlı ve bu kesim yalnızca futbol ve halter, boks, güreş gibi güç sporlarını seçiyorlar. Hollanda’daki spor kulüplerinde de tam anlamıyla siyah ve beyaz ayrımını görmek mümkün. Halter, boks üzerine kurulu spor kulüplerinde Antil ve Surinamlılar ezici çoğunluğu oluşturuyor ve bu alanlarda Hollanda yerlisi beyaz sporcu yok denecek kadar az. Yine atletizmde Antillerden gelenler çoğunlukta.

Futbolda durum biraz daha farklı. Beyaz Hollandalıların yanı sıra Surinam, Antiller, Türkiye ve Fas’tan gelenlere çok sık rastlanabiliyor. Özellikle takımlarında biraz sivrilen Türk ve Faslı futbolcular, kendi ülkelerine ve ülkelerinin milli takımlarına devşiriliyor, çok büyük kısmı orta-alt kategoride futbolcu olarak kalıyor ve futbol arenasından silinip gidiyor. Avrupa disipliniyle yetişmiş bu sporcuların, aileleriyle yaz aylarında tatillerde gördükleri ülkelerine bu düzeyde uyum sağlamaları kolay olmuyor.

SPORDA ÇEŞİTLİLİK İÇİN DEKLARASYON

Geçen ocak ayında Hollanda’daki 26 farklı federasyon, sporda çeşitliliğin sağlanması için bir ortak deklarasyona imza attılar. Hem toplumun her kesiminden sporcu adaylarını bulup yetiştirilmesi, hem de cinsiyet farkı gözetmeksizin herkese eşit şans tanınması için çalışma yapılması amacıyla atılan bu adımın sonuçlarını merakla beklemekteyiz. Sporda etnik çeşitlilik konusunda uzman olan Prof. Jacco van Sterkenburg, bunu büyük bir girişim olarak nitelendiriyor ve şunları söylüyor: “Gördüğümüz şey, bu alandaki değişikliklerin kendiliğinden olmadığıdır. Bir spor beyazlardan oluşmuşsa, genellikle beyaz kalır. Göçmen çocuklar tanınmadıkları için, belli ölçülerde dışlanıyorlar veya daha az ilgi görüyorlar. Azınlıkları spora çekmek için bilinçli bir müdahale gerekiyor.”

Umarız bu çalışmalar meyvesini verir ve 2024 Paris Olimpiyatı’nda Hollanda ekibi en azından beyazdan griye dönüşür...