Hukukçular ne dedi?

Sami Selçuk: Çok önemli kanıtlar olmalı. Celal Ülgen: 1. sınıf hâkimlerin yargılanmaları Yargıtay tarafından yapılacaktır. Turgut Kazan: Diğer hâkimleri korkutur.

01 Mayıs 2015 Cuma, 05:03
Abone Ol google-news

Hukukçular hâkimlerin tutuklanma istemiyle mahkemeye sevkedilmesini değerlendirdi. Hakimlerin tutuklama istemiyle mahkemeye sevkedilmesi işleminin yanlış olduğunu belirten avukat Turgut Kazan, “O hakimlerin büyük olasılıkla suç örgütü üyesi olduğu kanısındayım. Özel Yetkili Mahkemeler döneminde insanlara nasıl zulmettiklerini yakından biliyorum ve asla hakim olarak saymıyorum. Ama sistem onları hakim saymış. Soruşturma izni verilmiş, kovuşturma izni verilmemiş. Bu iki kararı farkı daireler verebilir. Dava açılıp açılmadığı bilinmeden tutuklamaya sevk etmek yanlış” dedi.

Herkes için tehlikeli

Yapılan işlemin başka hâkimler üzerinde tehlikeli bir baskı aracı olarak değerlendirilebileceğini söyleyen Kazan, şöyle devam etti: “Korku kaynağı olur. Bütün yurttaşlar için tehlikelidir. Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın istekleri doğrultusunda karar vermeyen her yargıcın başına böyle bir şey geleceği izlenimidir. Bu iki hakim gibi Pensilvanya’dan emir alan hukukçulan hukukla o kadar oynadılar ki... Hukukla oynadığın zaman böyle olur. Kendini imparator sananlara da bu oyun oynanıyor.”

Acele davranılmış

Yargıtay Onursal Başkanı Sami Selçuk ise, “Şaşırdım, hiç böyle bir uygulama görmedim. Ellerindeki kanıtların ne olduğunu bilmiyorum. Onları bilmeden bir şey söylemek mümkün değil. Ama olayların seyrini yadırgadım. Çok önemli kanıtlar olmalı ki tutuklama talep edilsin” dedi. Selçuk, Hâkimler ve Savcılar Kanunu’na göre tutuklama talebinin acele işleme konmuş bir davranış gibi göründüğünü belirtti ve kanunun nasıl yorumlandığını gördükten sonra bu konuyu değerlendirebileceğini kaydetti.

Yargıtay yargılar

Avukat Celal Ülgen de, hakimler hakkında yapılacak itham veya herhangi bir şikayetin uygun bir yöntemle süratle ve adil bir şekilde çözümlenmesi hakime kendisine savunma hakkının tanınmasının çağdaş hukukun bir gereği olduğunu vurguladı. Ülgen, “Ancak bu iki yargıç ile ilgili olarak HSYK soruşturma izni vermiş bulunmaktadır. Bu konuda idari soruşturma farklı adli soruşturma farklı prosedürler gerektirir. Adli soruşturma yapılacak ise -ki görünen odur- 1. sınıf kakimlerin yargılanmaları Yargıtay tarafından yapılacaktır” dedi.

‘Oh olsun’ anlayışı değil

Ülgen, “Biz bu yargıçların hukuk dışı uygulamalarını çok eleştirdik. Haklarında şikayette bulunduk. Tazminat davaları açtık. Ancak kimsenin başına gelen olaylar nedeniyle oh olsun anlayışına sahip değiliz” dedi. Ülgen, tutuklamaların ve soruşturmanın çok acil ve savunma hakkı göz ardı edilerek yapıldığı izlenimini taşıdığını vurgulayarak, “Çünkü Anayasa Mahkemesinin kumpası işaret ettiği ve ihlal kararı verilen Balyoz davasını gören hakimler ile ilgili bugüne değin ne bir soruşturma izni ne de tutuklama çıkmıştır. Demek ki siyasi iktidar yargıyı silah gibi kullanarak kendisine yönelen konularda işe ivedilik katarak sonuçlar almak istemektedir” dedi.

Adalet tarihinde ilk

Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi ise “Başbakan talimatın başka odaklardan geldiğini ve ellerinde delil olduğunu söyledi. Bu delilleri görmeden bir değerlendirme yapmak olanaklı değil ancak bir hakimin tahliye kararı verdiği için tutuklanması herhalde dünya adalet tarihinde ilktir” dedi.

Hukuk devletinin sonu

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu da gözaltı kararlarına Twitter hesabından tepki gösterdi. Tanrıkulu şu paylaşımlarda bulundu: “2 hakime gözaltı kararı Hukuk Devletinin sonu demek. AKP seçime kadar; ölümlerle alamadığı sonucu hukuku öldürerek almaya çalışıyor.AKP düştükçe; yargıdaki emir er’leri ile siyasi gündem mehendisliği yapmaya devam ediyor. 7 Haziran’a kadar sabırlı ve sağduyulu olmalıyız.”