İlk versiyonların dayanılmaz çekiciliği

Hollywood son yıllarda eski sağlam filmlerin yeni versiyonlarını gerçekleştirmeye yöneldi. Acaba Hollywood sürekli iyi senaryo sıkıntısı mı çekmeye başladı, epeydir söylendiği gibi yaratıcılığını mı yitirdi?

27 Kasım 2020 Cuma, 11:48
Abone Ol google-news

"King Kong", 1935

Hollywood son yıllarda eski versiyonların yeni versiyonlarını gerçekleştirmeye başladı. "Fame", "Kurt Adam", "Titanların Savaşı", "Metrodan Kaçış", "Robin Hood", "Red Dawn", "Bir Yıldız Doğuyor", "Tron", "Köpekler", "Dracula", "Nikita", "Captain Blood", "King Kong", "Ocean’s Eleven", "Solaris", "Suspiria", "Barbar Conan", "True Grit", "Mildred Pierce", "Gerçeğe Çağrı", "Kehanet", "Tepenin Gözleri", "Teksas Katliamı", liste uzayıp gidiyor.

"King Kong", 2003

Dev endüstri kurtuluşu ilk versiyonların yeniden çevirimlerinde buldu. Bu da akla ister istemez şu soruyu getiriyor: Hollywood sürekli iyi senaryo sıkıntısı mı çekiyor, uzun bir süredir söylendiği gibi yaratıcılığını mı yitirdi? Yoksa eski filmlerin hümanist iletisine, sağlam yapısına gereksinim mi duyuyor? Sinema ve televizyon endüstrisi geçmişi yaşatıp, koruma saplantısına girmiş gibi.

"The Poseidon Adventure", 1972

Bilinen, gişede başarılı film adlarına sığınmak yaratıcılık açısından sağlıksız görünüyor, sinema tarihinde yerlerini sağlamlaştırmış eski filmlerin yeni versiyonlarının artması kötüye mi işaret? 2000’lerin başlarında bu yeniden çevirim dalgası iyice arttı.

"Poseydon'dan Kaçış", 2006

Görkemli klasik "King Kong"u (Merian C. Cooper, Ernest B. Shoedsack/ 1935), Peter Jackson 20. yüzyıla özgü anlatım tekniğiyle 21. yüzyıl teknolojisini aynı potada eriterek çekti. Ünlü felaket filmi "The Poseidon Adventure" (Poseydon Macerası, Ronald Neame/ 1972) 34 yıl sonra "Poseidon" (Poseydon’dan Kaçış, Wolfgang Petersen /2006) olarak yeniden yorumlandı. Özgün versiyon elbette ikinci çevirimden çok daha başarılıydı.

"The Manchurian Candidate", 1962

John Frankenheimer’ın politik gerilimi "The Manchurian Candidate" (Mançuryalı Aday / 1962) bir sinema klasiği oldu. Jonathan Demme’in 2004 tarihli yeniden çevirimi ilkinin yanından bile geçemedi. Ünlü bilimkurgu klasiği "The Earth Stood Still" ( Dünyanın Durduğu Gün, Robert Wise /1951) 2008’de Scott Derrickson tarafından yeniden çevrildi. İlk versiyonun etkisini yaratamadı.

"The Manchurian Candidate", 2004

Kült klasik "Planet of the Apes"in (Maymunlar Cehennemi, John Frankenheimer /1968) 1970’lerde çok sayıda devam filmi gerçekleştirildi. 2001’de Tim Burton kült klasiğe saygıda bulundu. 2011’den itibaren yeni yaklaşım ve en son teknoloji ile devam filmleri ard arda çekildi. Hiçbiri ilk versiyonu geçemedi.

"Psycho", 1960                                                                                                "Psycho", 1998

Gerilimin ustası Alfred Hitchcock’ın "Psycho"su (Sapık/ 1960) her anlamda bir başyapıttır. Gus Van Sant, 1998’de büyük ustaya saygıda bulunmak istedi, vasat bir gerilim yapabildi. Hitchcock’ın "Rebecca"sı (1940) unutulmaz klasiklerin en başında yer alır. Ben Wheatley’in Netflix için 2020’de gerçekleştirdiği "Rebecca" başlı başına bir düş kırıklığıdır.

"Rebecca", 1940                                                                                         "Rebecca", 2020

Baz Luhrmann’ın "The Great Gatsby"si (Muhteşem Gatsby/ 2013) büyük bütçesine, tüm şatafatına karşın Jack Clayton’ın 1974 yapım tarihli "Muhteşem Gatsby"si kadar başarılı değildi. Andrei Tarkovski’nin "Solaris"i (1972) ile Steven Soderbergh’in "Solaris"ini (2002) karşılaştırmak bile büyük bir yanlış olur.

"The Great Gatsby", 1974                                                          "The Great Gatsby", 2013

Kült epik William Wyler’ın Ben Hur’dan (1959) sonra Timur Bekmambetov 2016’da Ben-Hur’u yeniden çekme cesaretini nasıl buldu? John Milius’un "Conan the Barbarian" (Barbar Conan/ 1982) yanında Marcus Nispel’in Conan’ı (2011) gereksiz bir yeniden çevirimdir. İtalyan usta Dario Argento’nun "Suspiria"sı (1977) kült konumunda bir korku klasiğidir. Ustasının filmini Luca Guadagnino 2018’de yeniden yorumlamaya girişti.

"Solaris", 1972                                                                                                  "Solaris", 2002

Hollywood’da düşselliğin, yaratıcılığın eksik olduğunu düşünülebilir mi? Oysa yeni bir proje üretmektense eski, izleyici tarafından beğenilmiş eski bir filmin haklarını almak hem kolay hem de ucuz. Önceden gişede iyi iş yapmış bir filmin başarısı garanti demek. Ayrıca bilinen, tanınan film adları izleyiciye ayrı bir güven veriyor. Ekonomik açıdan da bu yeni versiyonlar özgün projelerden daha çekici, daha güvenilirler. Altmışların, yetmişlerin iyi filmleri de gündeme getirilerek teknolojik açıdan bir görsel şölene dönüştürülüyor.

"Suspiria", 1977                                                                                             "Suspiria", 2018

Yeniden çevirimler, devam filmleri, çizgi romanlar Hollywood Için tecimsel garantiyi sağlama alan cazip kaynaklar fakat sinema tarihinde en kalıcı, unutulmayan olanlar ise her zaman ilk özgün versiyonlardır.