İsrail sağının büyük başarısı

CNN International yorumcusunun bile “son derece İsrail yanlısı” dediği bir plan bu. Taraflardan “barış götürülenin” yer almadığı bir plan aynı zamanda. Ortada bir başarı varsa o da sadece İsrail sağının başarısıdır. Son derece gizli tutulan, iki yıl aşkın süredir ertelenerek yeniden düzenlenip (!) oluşturulan planı ABD Başkanı Donald Trump “herkes için anlamlı” bulduğunu açıkladı.

30 Ocak 2020 Perşembe, 02:00
İsrail sağının büyük başarısı
Abone Ol google-news

Trump’ın ne tür anlamlar yüklediği sır değil. “Her şey İsrail’in güvenliği için” demiş olmasından belli bu. Başbakan Binyamin Netanyahu için ise İsrail’in (sürekli genişletmekte olduğu) sınırlarının tanımlanması için bir şans tabii ki.

Zamanlama ise artık klasikleşmiş deyimle son derece manidar; çünkü Trump’ın azil, Netanyahu’nun da yolsuzluk soruşturması nedeniyle başları dertte. Trump’ın planın açıklanması sırasında “Ben dünyaya küçük işler yapmak için gelmedim” demesi azil sürecinde düşmanlarına da mesaj. Plan daha önce açıklanacaktı ancak Netanyahu geçen yıl iki kez çoğunluk hükümeti kurmayı başaramadığı için planın müzakeresinde İsrail tarafında kimin sorumlu olacağı belirsizdi. Aslında yapılacak yeni seçimde Netanyahu’nun işi zor, bu nedenle o da Trump gibi bir “başarıya” ihtiyaç duyuyor.

UMUTLU OLAN VAR MIYDI?

Trump yönetiminin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyıp, ABD Büyükelçiliğini taşıması, iki devletli çözüme karşı olduğunu her fırsatta söylemesi, işgal altındaki topraklarda İsrail yerleşimlerini “uluslararası hukuka aykırı” görmediğini dillendirmesi, BM’ye etki ederek Filistin mülteci ajansı UNRWA’nın finansmanını durdurması planın nasıl olabileceği konusunda bir ipucu değil miydi? Zaten 2014’te çökmüş olan İsrail-Filistin müzakereleri için plan iyi bir başlangıç sayılabilir mi? Öyle olmadığı çok açık.

DAMAT SÖYLEMİŞTİ ZATEN

Trump’ın damadı ve kıdemli danışmanı, söz konusu planın mimarı Jared Kushner de planın “iki devletli çözüm” ifadesini içermeyeceğini söylemişti. O kadar rahatlar ki, planın hazırlayıcılarından Başmüzkareci Jason Greenblatt da planın “Büyük ölçüde İsrail’in güvenlik ihtiyaçlarına odaklanacağını” açıkça söylemişti. Plan uluslararası destekten yoksun. BM ve uluslararası toplumun çoğu, herhangi bir planın temeli olarak iki devletli bir çözümü destekliyor çünkü. Bu açıdan, kim ne derse desin ölü doğmuş bir barış planıdır bu. Kaldı ki hiçbir ABD yönetimi, Trump’tan önce İsrail’in Batı Şeria’nın ilhakını desteklemedi, resmi olarak.

Konuşulmayan bir şeyi de ekleyip kapatalım: Netanyahu planın açıklandığı toplantıda sadece Kudüs’ün değil, yıllardır işgal altında tuttuğu Suriye’ye ait Golan Tepeleri’nin de artık kendilerinin olduğunu söyledi. Yani arada Golan Tepeleri konusu da İsrail lehine kapanmış oldu.