"İttifak ilişkileri yürümüyor"

Kadir Has Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mitat Çelikpala, Doğu Akdeniz’de NATO ittifak ilişkilerinin çalışmadığını belirterek Avrupa Birliği’nin (AB) de net konumlanamadığına dikkat çekti.

03 Eylül 2020 Perşembe, 02:00
Abone Ol google-news

Fransa’nın ve İtalya’nın, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’in batısına doğru konumlanmasından rahatsızlık duyduğunu kaydeden Çelikpala, “İngiltere, soğukkanlı biçimde bölgede olan biteni izliyor. AB’ye karşı mesafeli. Rusya ise Suriye ve Libya’da bir denge yakaladığı için Doğu Akdeniz meselesine temkinli yaklaşıyor” dedi. 

Çelikpala, 24 Eylül’de AB toplantısının olduğuna dikkat çekerek bölgedeki konumlanışların eylül ortalarında netleşeceğini belirtti.

Prof. Dr. Çelikpala, Doğu Akdeniz’de gün gün değişen dengeleri ve bölgedeki ülkelerin konumlanışlarını Cumhuriyet’e yorumladı. “NATO tamamen arada kalmış vaziyette. AB de ortak bir karar çıkaramıyor. Doğu Akdeniz’deki dengeler, tamamen ülkelerin kendi çıkarlarına bağlı olarak gelişiyor” diyen Çelikpala, ülkelerin güncel tutumlarını şöyle değerlendirdi:

DÖNÜŞ ÇABASI

Fransa: Fransızlar, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’in batısına-ortalarına doğru kaydığı için kendi nüfuz alanına girdiğini düşünüyor. Macron’un yapmaya çalıştığı şey, yeniden jeolopolitik stratejik oyuna geri dönmek. Ama bunun maliyeti var. Türkiye, Libya ile hangi dengeyi kuruyorsa benzerlerini biraz sonrasında GKRY ile veya Ortadoğu Gaz Forumu’ndaki aktörlerle kurup, orayı yönlendirmeye çalışıyor. Fransa da AB içinde büyük bir aktör olduğu için Yunanistan’ın işine geliyor. Çünkü AB içinde bulduğu tek destek bu.

İngiltere: İngiliz adı duymuyoruz. İngilizler, soğukkanlı biçimde tüm olan biteni izliyor ama bölgedeler. Kıbrıs’ta ve Doğu Akdeniz’de bulunmalarının onlara göre “uluslararası meşru gerekçeleri” var. Buradan büyük bir çatışma çıkmayacağını, çıkarsa da çatışma sonrası denkleme girerek güç kazanacaklarını düşünüyorlar.

ABD ve İtalya: ABD seçime gidiyor, ona rağmen kendini burada pozisyon almak zorunda hissediyor. Donanması burada, ABD uçak gemisi Akdeniz’de mutlaka bir tane oluyor, bazen sayı artıyor. ABD ve İtalya, hem Türklerle hem Yunanlarla bölgede geçiş eğitimi yapıyor. Karşılıklı denetleme ve üstü örtülü tartma girişimleridir. ABD ve İtalya, sessizce diplomasi yapıyor. NATO da işi bu ekibe devretmiş vaziyette. 3 NATO ülkesinin (Fransa, Türkiye, Yunanistan) çatışmasını ancak çok büyük ölçekli bir aktör kontrol edebilir. Bu ölçekte de bir tek ABD var. ABD şu an NATO adına kontrolle görevli.

Almanya: Oyun AB içinde Almanya-Fransa dengesine dönmüş durumda. AB, son dönemde tamamen Almanya demek. Türkiye’den giden tüm mesajlar, aslında Almanya’ya giden mesajlar. Başka bir aktörün bu oyunda denge kurabileceğini kimse düşünmüyor. Arabulucu lazımsa AB şemsiyesi altında ancak Almanya olabilir. “Almanya, Türkiye’ye yakın pozisyon alır mı” diye düşünüyorsak, bu olmayacak. Asıl mesele, Yunanistan’a da yakın pozisyon almaması.

Rusya: Rusya bugünlerde yavaş ve daha sessiz bir stratejide. Çünkü Suriye’de bir denge yakaladı, Libya’da oyunun içinde. Kürtler ile son dönemde görüşmeye başlaması ise dikkat çekici. Sahaya iniyorlar, acaba Libya’daki değişikliklerin içinde neredeler, Fransızlarla ne seviyede görüşüyorlar şu an bilemiyoruz. Bunların etkilerini eylül ayının ortalarından itibaren görmeye başlayacağız. 24 Eylül’de AB’nin toplantısı olacak. O tarihe kadar pozisyonlar daha görünür hale gelecek. AB, kendi içinde görüşürken Yunanistan’a da biraz akıllı ol diyecek. Toplantıdan Türkiye’ye yaptırım kararı çıkarsa, işler daha karmaşık hale gelir. Türkiye’ye yaptırımla bu işler artık çözülmez, o çizgiyi geçtik. Çünkü Doğu Akdeniz artık bir beka meselesi olarak görülüyor. Beka meselesi demek, maliyeti ne olursa olsun ödenecek demektir. 

‘ORTADOĞU’NUN DENİZ ÇATIŞMA ALANI’ 

Bölgedeki ülkelerin, uluslararası sahada Türkiye’nin haklılığının farkında olduklarını belirten Çelikpala, şu değrelendirmelerde bulundu: “AB ülkeleri, ‘Tarihsel geçmişimiz, medeniyetin beşiği bu topraklar’ fikriyle Yunanistan’ı koruma eğiliminde. Bir yandan da kaynak paylaşımında etkin olmak istiyorlar. Türkiye ile oynamak her zaman zordur ama zafiyetleri olan Yunanistan’ı yönlendirmek çok kolaydır, bunu biliyorlar. Duygusal davranan Yunanistan’dan daha büyük pay alabilirler. Bölgede, oyunu iyi oynayacak çok etkili liderlerin olmaması da büyük sorun. Akdeniz’de, Suriye’den Libya’ya ve GKRY’ye kadar yönetilemez sorunlar var artık. Bu sorunlarla baş edemeyince hepsi birden patlak vermeye ve birbiriyle bağlantılanmaya başladı. Sistem içindeki boşluklar, oyun karmaşık hale getirip farklı aktörleri devreye sokuyor. Doğu Akdeniz, artık Ortadoğu’nun deniz alanındaki çatışma alanı oldu.”