Aralarında muvazzaf askerlerin de bulunduğu çok sayıda sanığın bulunduğu dava nedeniyle yaklaşık 1500 polis akşamdan itibaren Bayraklı'daki Adliye Sarayı'nın çevresinde önlem aldı.
Adliye çevreresindeki caddelerde araçlar park ettirilmedi, binanın çevresine demir bariyerler yerleştirildi. Sabah erken saatlerden itibaren çoğunluğu İşçi Partisi ve TGB üyesi yaklaşık 2 bin kişi adliyeçevresinde toplanmaya başladı. Polis protestocuları adliyeye yaklaştırmadı.
Adliye Sosyal Tesisleri’nin özel olarak hazırlanan duruşma salonunda davanın başlaması için sanıkların getirilmesi beklenirken, bu kez avukatlardan tepki geldi. Sanık avukatları girişte arkadaşlarının tartaklandığını, üzerlerine gaz sıkıldığını söyleyip salonu boşalttı. 09.00’da başlaması beklenen duruşma vaktinde başlayamadı.
Dava ertelendi
Sanık avukatlarının duruşma salonunun dışında meslektaşlarının darp edildiği iddiasını dile getirmesi üzerine, mahkeme başkanı Atilla Rahman, salona öncelikle tutuklu sanıkların avukatlarının alındığını, yer kalması durumunda diğerlerinin de alınabileceğini söyledi.
Başkan Rahman, müşteki ve avukatlarının koltuklarının boş olduğunu, salona giremeyen bazı avukatların da buralara oturabileceğini belirtti.
İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın öğleden sonraki oturumunda mahkeme heyeti, bazı sanıkların avukatlarının taleplerini değerlendirdi.
Mahkeme başkanı Atilla Rahman, sanık durumundaki askeri savcı ve hakimlerle avukatlarının, görevsizlik ve yetkisizlik yönündeki isteklerini, Anayasa'ya, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu ve TCK hükümlerine, Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararlarına dayanarak, sanık eylemlerinin niteliğinin askeri mahkemelerin alanına girmediğinden reddetti.
Avukatların, davanın Anayasa'ya aykırılığı yönündeki itirazları da reddeden Rahman, KKTC'de görev yapan Binbaşı İsmail Murat Çoban'ın yurt dışına çıkış yasağının kaldırılması talebinin kabul edilmediğini açıkladı.
KKTC'de öğrenci olan Duygu Tez'in yurt dışı çıkış yasağının kaldırılması ve avukatların duruşmanın ses kayıtlarını alma yönündeki taleplerinin ise kabul edildiğini belirten Rahman, dava yükü nedeniyle 12. Ağır Ceza Mahkemesinin yalnızca "gizli bilgi ve belge bulundurma" davasına bakması ile ilgili başvurunun Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na yapılması gerektiğini söyledi.
Rahman, tahliye istemleriyle ilişkin değerlendirmenin 30 günlük duruşma sonunda değerlendirileceğini kaydetti.
Taleplerle ilgili kararın açıklanmasının ardından TRT spikerleri Murat Cancanbay ve Oktay Durna tarafından iddianame okundu.
Sanık ve müşteki kimlik bilgilerinin yer aldığı iddianamenin tutuklama kararlarına ilişkin bölümü okunurken, oturuma saat 17.50'de ara verildi.
Mahkeme başkanı Atilla Rahman, oturama yarın sabah 09.00'da devam edileceğini bildirdi.
Baro'dan tepki
Duruşma salonuna alınacak olan avukatlar arasında listede adı olmayan avukatlar, duruşma salonuna alınmayınca polisle aralarında gerginlikler yaşandı. İzmir Barosu Başkanı Avukat Sema Pekdaş ve yönetim kurulu üyeleri de davanın görüldüğü, polisin x-ray cihazıyla arama yaptığı yere gelip, polis ile avukatlar arasındaki gerginliği yatıştırdı. Baro Başkanı Sema Pekdaş, yargılamanın adil yapılmadığını söyledi.
CHP: Davayı takip ediyoruz
CHP İzmir milletvekilleri Musa Çam, Alaattin Yüksel, Mustafa Moroğlu, Hülya Güven ve CHP Denizli Milletvekili İlhan Cihaner de sanık yakınları ile salonda izleyiciler arasında yer aldı.
Girişte milletvekilleri adına açıklama yapan CHP Manisa Milletvekili Özgür Özen, “Biz CHP Milletvekilleri olarak bu davayı izlemeye geldik. İlk günden itibaren du davayı takip ediyoruz. Bu davanın Balyoz, Ergenekon, 28 şubat gibi diğer siyasi davalardan farklı olarak bir son hesaplaşma, kapanış davası olarak görüldüğünü düşünüyoruz. Bu davadaki 350 sanığı 90’a yakın tutukluya ve genişleme alanına bakılarak, içinde ismi geçen 3 bin 500 bürokrata bakılarak bu davanın diğer siyasi davalarla ortak bir kesişiminin olmaması artık Ergenekon, Balyoz 28 şubat, tutuklu öğrenciler ve avukatlar davalarıyla erişilemeyenlere erişilmekle ilgili bir adım olarak görüyoruz. Bu dava diğerlerinden farklı olarak dijital delillerin üzerine kurulu. Asker, sivil, yaşı genç, devrelerinden önce terfi almış, geleceğin kuvvet komutanları, kurmay başkanları, görev yaptıkları bakanlıklarda, kurullarda gelecekte en ileri görev alacak bürokratlara operasyon yapılıyor. Bu operasyonunun diğer davalarda olduğu gibi kişilerin adil yargılama hakkına tecavüz ettiğini, kamuoyu ilgisi çekilmezse Türk siyasi tarihinin en ağır hukuksuzluklarının birinin işleneceğini düşünüyoruz. Birbirlerini hiç tanımayan kişilerin evlerinden aynı deliller, CD’ler çıkıyor. Henüz özel yetkili mahkemelerinin elinin deymediği herkesin de tehdit altında olduğunu görüyoruz” dedi.
CHP milletvekili Özgür Özel de, davayı yakından takip ederek kamuoyunu bilgilendireceklerini söyledi.
Sertel'den tepki
Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Atilla Sertel, "gizli bilgi ve belge bulundurma" davasını izleyecek basın kuruluşlarının mahkeme heyetince belirlendiğini kaydederek davanın, halkın haber alma hakkına engel konularak başladığını söyledi.
İddianame 5 günde okunacak
315 klasörden oluşan davanın 2 bin sayfayı bulan iddianamesi TRT spikerleri tarafından okunacak.
Davaya bakan 12. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Atilla Rahman imzasıyla İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilen üç sayfalık yazıda, duruşma salonuna kimlerin ne şekilde alınacağı, davanın hangi gün ve saatlerde görüleceği, hangi güvenlik tedbirlerinin alınacağı belirtildi.
Atilla Rahman gönderdiği yazıda, bugün görülmeye başlanacak 2013/9 esas sayılı davanın saat 09.00'dan itibaren başlanacağını ve iddianamenin okunması tamamlanana kadar haftanın 5 günü süreceğini, iddianame okunması tamamlanmasından sonra ise Mayıs ayının sonuna kadar haftanın 4 günü görülmeye devam edeceğini, resmi tatillerde davanın görülmeyeceğini bildirdi.