İzmir’in ‘gâvur inadı’ kırılmıyor

AKP iktidarının ilk zamanlarından itibaren hedefinde olan İzmir yine iktidarın kuşatması altında. Binali Yıldırım’ın ardından Nihat Zeybekci bu kez, AKP için İzmir’e ve İzmirliye yönelik kampanya yürütüyor. CHP ve Tunç Soyer ise büyükşehir hedefinden ayrı olarak, alınamayan ilçelere göz dikmiş durumda.

27 Mart 2019 Çarşamba, 14:27
İzmir’in ‘gâvur inadı’ kırılmıyor
Abone Ol google-news

Seçim akşamları sandıklar açılmaya başlanıp ilk sandık sonuçları ile son sandık sonuçları değişmeyen, ekranda hep aynı renkte kalan bir şehir söyleyin dense ilk akla gelen şehirlerin biridir İzmir. CHP’nin yüksek oy aldığı, ya da belediyesini kazandığı şehirler genellikle kırmızıya boyanır. İşte İzmir’in rengi de il sandık sonucundan itibaren kırmızıya boyanır ve bu renk kesin sonuç açıklanıncaya kadar da değişmez. Tıpkı AKP’nin kalesi Rize ya da HDP’nin kalesi Diyarbakır gibi. CHP’nin en rahat olduğu şehir olan İzmir’e AKP iki dönemdir fena asılıyor.

31 Mart yerel seçimleri öncesinde AKP İzmir’de bir önceki seçimde denediği Binali Yıldırım hamlesi de tutmayınca, bu kez Nihat Zeybekci kozunu oynadı. Zeybekci adı ilk açıklanan adaylardan biri oldu. AKP bir süre Mahmut Özgener ile Nihat Zeybekci arasında gitti geldi ve sonra Zeybekci de karar kıldı. Özgener ismi İzmirlilere yabancı biri değil. Anne tarafından “Asfalt Osman” diye bilinen eski İzmir Belediye Başkanı Osman Kibar’ın torunu olan Özgener’in babası Esin Özgener de tanınmış bir tüccar. Özgener’in aday olması halinde

AKP oylarının daha yüksek çıkacağına inanan çok İzmirli ile karşılaştık. İlçeler önemli Zeybekci’nin erken açıklanıp CHP’nin adayı Soyer’e göre aylar öncesinden sahaya çıkmasına karşılık CHP, İzmir adayını en geç açıklayan parti oldu. Bu durum biraz da “nasıl olsa İzmir bizim” rehavetinden kaynaklı olsa gerek. Aziz Kocaoğlu’nun “Ben de adayım” hamlesiyle geç açıklanmasına karşın Tunç Soyer arayı kapattığı inancında. Tunç Soyer’in adı CHP’nin İzmir adayı olarak açıklandığı andan itibaren yandaş medyadan “İYİ Partili seçmen MHP Davası savcısı Nurettin Soyer’in oğluna oy vermek istemez” diye topçu atışı da başladı. Ama bu topçu atışı İzmirli seçmen için bir etki yaratmadı. İzmir’de büyükşehirde Tunç Soyer’in seçilmeme riski yok. Sadece oy oranını yükseltme konusunda çaba gösteriliyor. Ancak ilçeler için aynı rahatlıktan söz etmek olanaksız. Kırsal ilçelerde sorun olduğu aşikâr. Bu sorunlu ilçelerin çoğunluğunu CHP yine kazanabilir ama bir motivasyon eksikliği sonucunda gelebilecek oy kaybına da hazırlıklı olunmalı.

Soyer’e ilgi büyük

CHP’lilerin en zayıf olduğu ilçeler elbette rakip partilere kaptırdığı Aliağa, Kınık, Kiraz, Kemalpaşa, Menderes, Ödemiş, Selçuk ve Torbalı. CHP bu kez Aliağa ve Kemalpaşa ve Kiraz’da dengeli ve sağdan gelenlere yer veren meclis üyelerine güveniyor. Soyer’le birlikte katıldığımız Kemalpaşa ziyaretinde salon toplantısı oldukça kalabalıktı. Soyer’in Buca ve Foça mitinglerini de izleme olanağı bulduk. Buca’da K.Maraşlı pazarcıların yoğunlukta olduğu ve MHP’nin yüksek oy aldığı mahalledeki miting çok kalabalık olmasa da ilginçti. Pazarcı esnafı mitingi Soyer’le soru cevap şeklinde bir foruma çevirdi. Soyer, konuşmasının insicamı bozulmasına rağmen her soruyu içtenlikle cevapladı. AKP de İzmir’e bu kez korkunç bir şekilde asılıyor. Biz oradayken İçişleri Bakanı Süleyman Soylu geldi, Nihat Zeybekci’ye desteğe. Zeybekci’nin İzmir’le ilgili sloganı “O zeybek 31 Mart akşamı İzmir’de oynanacak.”

Soyer: Zeybekci misafir, en iyi şekilde ağırlayacağız

Adaylardan önce Tunç Soyer’le görüştük. İzmir’in bütün sokaklarında Tunç Soyer’in afişleri ağırlıklı olarak görülüyor. AKP cenahında ise az sayıda Nihat Zeybekci afişinin yanında çok sayıda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın afişini görüyoruz. Soyer’e bunu anımsatıp, “Sizin rakibiniz Zeybekci mi yoksa Erdoğan mı” diye sorduğumuzda şu yanıtı veriyor: “Bütün amaçları bu yerel seçimleri bir genel seçim havasına sokmak. Çünkü iktidarları süresince hep oradan beslendiler. Yine buradan medet umuyorlar. İzmirli bunu yemez. İzmirli bunun bir yerel seçim olduğunu biliyor. İzmirli hiçbir zaman bu tuzağa düşmedi ve yine düşmeyecek. Bu kentin insanları neşe içinde yaşıyorlar ve çok daha fazlasını hak ediyorlar.”

İzmirlilik

İzmir çok göç alan büyükşehirlerin başında yer alıyor. Özellikle de Güneydoğu’dan. Mardin ve Tunceli’nin neredeyse yarısı İzmir’de ikamet ediyor. Ama ne hikmetse bu kadar göçe rağmen

İzmirlilik kültürü yok olmuyor. Kente yeni gelenler de kırk yıllık İzmirli gibi aynı reflekslere sahip oluyor. Bunun nedenini ise Soyer şöyle açıklıyor: “Önce sondan başlayayım. O siyasal kültürün adı demokratik kültür. Demokrasi. İzmir neyin kalesi, demokrasinin kalesi. Çünkü bu İzmir’de adeta bir sosyal gene dönüşmüş. Arkada binlerce yıllık bir hikâye var. Bu binlerce yılda oluşmuş bir kültür. Düşünebiliyor musun tarihin bildiği en örgütlü kadın hareketi olan Amazon’un efsanesinden alan bir kent burası. Bu bir tarz değil, bu bir hayat kültürü.

İzmir bir rakı masasından ibaret görmek, bir şarap kadehine indirgemek çok büyük bir haksızlık. İzmir keyifli bir kenttir ama sabahtan akşama keyif çatan bir kent değildir. Anlamadan bilmeden İzmir’i tahlil etmeye çalışıyorlar. Biz onları misafir olarak gördüğümüz için saygıda kusur etmek istemiyoruz. Misafirlikleri bitinceye kadar da adabımızı, terbiyemizi koruyacağız. Başımızın üzerinde yerleri var.” İstanbul ve Ankara’nın aksine İzmir üç önemli özelliği bir arada barındırıyor. Hem turizm, hem sanayi hem de tarım kenti olma özelliği bulunan İzmir için her iki aday da benzer şeyler söylüyor. Soyer, Kültürpark diye bilinen fuar alanını da üretici ile tüketicinin buluştuğu, aynı zamanda haftanın her günü kültür- sanat faaliyetinin gerçekleşeceği bir alan olarak kullanmayı yaşama geçireceğini söylerken Zeybekci, iki tane vadiyi tarım ve tarım teknolojileri teşviki ile en üst seviyedeki bir teşvik ile yatırımcıları destekleme ve Bakırçay bölgesinde Bergama, Kınık, Beydağ, Selçuk Torbalı, Ödemiş, Menemen Havzası’nda da aynı şekilde bir teşvikli bir bölge oluşturmayı vaat ediyor.

Zeybekci: İzmir’de bizim olacağımız zaman şimdi

İzmir gezimizin son gününde buluştuk Zeybekci ile. “Geçen seçim Binali Yıldırım’la da alınamayan İzmirli seçmenler niye sizi” seçsinler diye sorduğumuzda şöyle diyor: “O sene bu sene işte. Tam zamanı. Adaylığımızın açıklanması gerçekleşince önce 65 bin kişi, bir ay sonra da 85 bin kişi ile yüz yüze konuşma yaptık. Pek çok soru sorduk. Önceliklerini öğrendik. İlk üç sorun da kesinlikle altyapı ile ilgili. Trafik, otopark, çevre kirliliği, ulaşım, yağmurlarda tıkanan kanalizasyonla ilgili olduğunu gördük.

Ekonomik açıdan 90’lı yıllarda Ankara’nın önünde, 2000’li yıllarda Ankara ile eşit ve bugün üçüncü sıradaysak, Türkiye’nin genç işsizlikte en yüksek oranı olan şehirlerden biri isek, bizim 500 bin nüfuslu ilçemizde bir tane bile kapalı spor salonu yoksa, bir tane bile biletli sinema yoksa, bir tane bile konferans salonu yoksa, insanlar şehir içinde bir yerden bir yere gitmek için 1.5 saatini yolda geçiriyorsa, 21. yüzyılda Türkiye’nin hiç bir ilinde olmayan katı atık ve kanalizasyon sorunlarını hâlâ çözememişse, kanalizasyon suları Körfez’e akıp duruyorsa, İzmirli bırakın Türkiye’nin, gezegenin en pahalı suyunu içmek zorunda kalıyorsa, gençler bir yaşa geldikten sonra İzmir’de iş bulamadığı için çevre illere ve İstanbul’a gitmeye başladılarsa, bence o birilerinin yarattığı ideolojik tanımlama maymuna bak söylemidir İzmir’de söylenen.

İzmir, birinci çeyreği ıskaladı ama şimdi seçeceği belediye başkanı ve yerel yöneticilerle ikinci çeyreği tasarlayacak. Onun için İzmir bence tercihini kendinden yana kullanacak. İzmir oyunu kendine verecek diye düşünüyorum.” Seçim sonuçlarına ilişkin, “Bizim İzmir’de altı artı bir ilçemiz var. Şimdi 17-18 belediye alacağımızı düşünüyorum” diyen Zeybekci’ye “İzmir’de CHP’li belediyeler madem iyi hizmet veremiyorlar ama yine de İzmirli CHP’yi tercih ediyor. Mazoşist mi bu İzmirliler” sorumuzu da şöyle yanıtlıyor: “Tercihlerini sorgulayacak değilim. Başımla beraber. Tercihlerine saygı göstermek boynumuzun borcu. Demek ki biz kendimizi anlatamamışız, gösterememişiz.” Bakalım 31 Mart akşamı tarihte “Gâvur İzmir” de denilen İzmirlinin “gâvur inadı” kırılacak mı? AKP adayı Zeybekci’nin sloganı “O zeybek 31 Mart akşamı İzmir’de oynanacak” tı. Önerimiz Zeybekci kazanırsa “Çökertme”, Soyer kazanırsa, “Sepetçioğlu zeybeği”ni oynasın.

YARIN: ANKARA / ATAOL BEHRAMOĞLU