Japonya'daki deprem bizi etkiler mi?

Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu Henüz tespit edilmemiş olsa da bu depremin sonucunda 1000 kilometreye yakın bir kırılmadan bahsedilebileceğine işaret etti. Prof. Dr. Orhan Tatar, Japonya'da meydana gelen depremle ilgili olarak, ''Plakalar sürekli hareket ediyor. Bu hareketle birlikte doğal olarak uzun mesafelerde, ülkemizin de bulunduğu coğrafyada muhakkak bir etkisi olacaktır'' dedi.

11 Mart 2011 Cuma, 11:26
Abone Ol google-news

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi ve Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu, Japonya açıklarında meydana gelen 8,9 büyüklüğündeki depremin, son yüzyılın ilk 10 depremi arasına girdiğini söyledi.

Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu, Japonya'da yaşanan depremin dalma batma zonunda oluşan bir deprem olduğunu ifade ederek, bu tür depremlerin bir kıtanın diğer kıtaya bindirmesi şeklindeki depremler olduğunu kaydetti. Henüz tespit edilmemiş olsa da bu depremin sonucunda 1000 kilometreye yakın bir kırılmadan bahsedilebileceğine işaret eden Gündoğdu, ''Bu deprem, son yüzyılın en büyük ilk 10 depremi arasına girmiştir'' dedi.

Oğuz Gündoğdu, şöyle devam etti: ''Deprem sonrası ortaya çıkan tsunami hareketleri birkaç Marmara Denizi'nden büyük. Hızı saatte 600-700 kilometreyi buluyor. Bu bir uçağın hızı demek. 8.9 büyüklüğünde bu depremin artçıları da büyük olur ancak yaşanacak yeni sarsıntıların büyüklüğü 8'e erişirse bu yeni bir kırılma ifade eder. Artçı demek yanlış olur.'' ''Marmara Denizi'nde bu kadar büyük deprem üretecek fay ve enerjinin bulunmadığını'' vurgulayan Gündoğdu, Ege Denizi ve Rodos civarları ile Akdeniz hariç Türkiye genelinde bu tür bir deprem beklenmediğini belirtti.

 

600 atom bombasına eşdeğer enerji açığa çıktı

Aynı zamanda, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Mühendislik Mimarlık Fakültesi Dekanlığı görevini yürüten Prof. Dr. Orhan Tatar,  Japonya'daki depremin çok derin bir deprem olmadığını, sığ denilebilecek bir derinlikte yaşandığını, dolayısıyla etkisinin çok büyük olduğunu söyledi.

Tatar, ''Takip ettiğimiz kadarıyla bu deprem beklenen bir deprem. Anladığımız kadarıyla şiddetinin bu kadar olacağına ihtimal verilmiyordu. Ama tarihsel olarak baktığımızda aynı bölgede benzer depremlerin olduğunu görüyoruz'' dedi.

Japonya'daki depremi büyük bir deprem olarak nitelendiren Tatar, şu bilgileri verdi:
''Basitçe tarif etmek gerekirse, yaklaşık 600 atom bombası büyüklüğünde bir enerji açığa çıkarttı. Doğal olarak yer kabuğunda bir etki yarattı. Bu etki kısa mesafede ya da daha uzun mesafelerde bir şekilde kendisini gösterecektir. Depremin ardından yaşanan artçı sarsıntıların Çin'de, Tayvan'da, Kore'de hissedildiğini biliyoruz. 7 ve bunun üzerinde artçı depremler olduğunu görüyorsunuz. Bu şiddetteki artçı bile başlı başına çok büyük bir etki yaratıyor. Artçı sarsıntıların bölgede uzun bir süre devam edeceğini söylemek mümkün.''
Tatar, daha geniş ölçekte bakıldığında, yer kabuğunun sürekli hareket halinde olduğunu, plakaların sürekli hareket ettiğini, bu hareketle birlikte doğal olarak uzun mesafelerde, Türkiye'nin de bulunduğu coğrafyada muhakkak bir etki yaratacağını söyledi.
''Ama doğrudan doğruya bu depremin bizdeki bir takım fayları tetiklemesi hemen bugün olacak bir şey değil'' diyen Tatar, şöyle konuştu:
''Zaten ülkemiz büyük bir deprem tehlikesiyle karşı karşıya. Özellikle 17 Ağustos 1999 depreminden sonra Kuzey Anadolu fay zonu üzerindeki enerjinin birikimi, tamamen batıya doğru göç etti. Bu enerji tamamıyla Marmara Denizi'nin içinde bulunmakta. Çok fazla bir zamanımız yok. Önümüzdeki 8-10 yıllık süreçte Marmara Denizi içinde, Kuzey Anadolu fay zonunun kırılmayan parçaları üzerinde büyük bir deprem beklentimiz var. Bu tabi zaman zaman speküle edilebiliyor. Ama şu bir gerçek burada bir deprem bekliyoruz. Bu depremin büyüklüğünü sormak yerine çok farklı bir şekilde olaya yaklaşıp, gerçekten ciddi önlem almamız gerekiyor.''