Karantina Sineması: Bir intikam hikâyesi “The Rhythm Section”

Başrolünü Blake Lively’nin üstlendiği aksiyon türündeki film ailesi bir terör saldırında ölen genç bir kadının intikam öyküsünü anlatıyor. Bein Box Office'te gösterilen filmin oyuncu kadrosunda Jude Law da var.

15 Mayıs 2020 Cuma, 07:08
Abone Ol google-news

Blake Lively şimdiye kadar genellikle dış görünüşüyle öne çıkmış, oyunculuğunu az çok konuşturduğu filmlerde bile (2018 tarihli “Küçük Bir Rica /A Simple Favor” geliyor mesela aklıma) güzelliğinden ödün vermemiş bir yıldız. Oysa bu kez onu sıradan, hatta kimi bölümlerinde bakımsız, perişan bir kadın görünümünde izlediğimiz bir filmle karşımızda. Anlaşılan birçok güzel Hollywood yıldızı gibi görünüşünden ödün vermenin ona kariyerinde yeni bir alan açacağı, belki ödül bile getireceği fikrine kapılmış ve alıştığımız rollerinden farklı bir tipe bürünmüş. Açıkçası “The Rhythm Section”dan (film vizyona girmedi ama IMDB’ye bakılırsa “Ritim Bölümü” adıyla geçmiş dilimize) herhangi bir ödül ya da adaylık beklemek saflık olur ama Lively’nin oyunculuğunda farklı renkleri de barındırdığını göstermesi açısından ona bir katkısı olabşilir. tabii sonrasında doğru adımları atacak olursa.


Yönetmenliğini daha çok “Handmaid’s Tale”, “Halt and Catch Fire” ve “Billions” gibi dizilerde çalışmış ve iki yıl önce Sundance’te kendisine Jüri Özel Ödülü getiren “I Think We’re Alone Now” ile adını duyurmuş Reed Morano’nun yaptığı “The Rhythm Section” tüm ailesi bir terör saldırısı sonucu düşen bir uçakta öldürüldükten sonra kendini karanlık ve yalnız bir yola sokmuş, üstelik bedenini satarak bu dibe vurmuş halini daha da perişan etmeye çalışan Stephanie’nin yaşadıklarını anlatıyor. Bir gün bir gazeteci gelip de ona ailesinin öldürülüşü ile ilgili önemli bilgilere sahip olduğunu söylediğinde belki de ilk kez hayatta kalmak için bir amaç bulduğunu düşünen Stephanie intikam almaya karar verecek ve kendini bu intikama hazırlaması için eski bir istihbarat subayının kanatları altına girecektir.


KALBİN DAVUL, NEFESİN BAS

Peki filme adını veren ritim bölümü nedir derseniz… Stephanie’yi eğiten Iain (Jude Law) ona silahla atış yapmayı öğretirken nefesini ayarlaması gerektiğini ve ritim bölümünü kontrol etmesinin şart olduğunu söyler. “Kalbin davuldur, nefesinde bas. Bunları çözersen her şey kolarlaşır” der ve Stephanie de filmde bir kaç farklı yerde bu sözleri bir mantra gibi tekrarlayarak (“Kalbin davul, nefesin bas”) içinde bulunduğu zor durumdan sıyrılmaya çalışır. Aksiyonu bir müzik partisyonu gibi yorumlamak belki filme bir ilginçlik katıyor ama açıkçası ben özellikle dibe vurmuş genç kadın eski bir profesyonel tarafından katil olma yolunda eğitilir kısmını fazlasıyla Luc Besson rutinlerine benzettim. Hatta bir ara senaryoda Besson imzası var mı diye de merak etmedim değil. Besson’un defalarca farklı oyuncularla önümüze sürdüğü (bazılarında yönetmen ve senarist, bazılarında sadece senarist ve yapımcı olarak) bu formül onun elinde bile sıklıkla çuvallamışken (elbette “Nikita”ya laf yok, haşa, ya da “Leon”a) Reed Morano’nun ne kadar başarılı olacağını soruyor insan ister istemez. Yanıt: Eh işte.

Yıllarca oynadığı “Gossip Girl” dizisiyle kendine genç bir hayran kitlesi oluşturan Blake Lively’nin fena sayılmayacak bir performans sergilediği filmde Jude Law da beklentileri karşılayan bir oyunculuk koyuyor ortaya. Kadın sinemacılar arasında yakın gelecekte adını daha sık duyacağımızı umduğum Reed Morano intikam filmi denen ve aslında çok fazla müşterisi olan bu alt türe özel bir yenilik getirmiyor (işin içine casusluk ögelerinin katılmış olması da yenilik anlamına gelmiyor elbette) ama en azından gerilimi kurmakta ve karakterlerini etlendirmekte çok zorlanmıyor. Gerçi ne öykü, ne de kişisel çatışmalar fazla bir derinlik içermiyor, yani oturup ikinci bir kez izleme arzusu uyandıracak bir tat yok filmde, ama karantinada evlere tıkılmışken izlenir, neden olmasın.

FİLMİN NOTU: 6/10