Konsolos Songfeng: Acılarımızla mutlu olmayın

Huang Songfeng: Türkiye’de 20 yıldır çalışıyorum. Bazı sektörler virüsten mutlu oluyor. Başkalarının acıları üzerinden mutlu olmak bu ülkenin misafirperverliğine aykırı.

17 Şubat 2020 Pazartesi, 02:00
Konsolos Songfeng: Acılarımızla mutlu  olmayın
Abone Ol google-news

Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik ilişkiler son yollarda ivmelendi. İki ülke arasındaki ticaret 21 milyar doları aşarken Çin’den gelen turist sayısı da yıllık 426 bin kişiyi aştı. Ancak koronavirüs nedeniyle son bir ayda ticaret ciddi miktarda düştü. 

Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu Konsolos Songfeng Huang, Türkiye’de 20 yıldır çalıştığını, Türklerin misafirperverliğini çok iyi bildiğini vurgulayarak “Ancak hastalık nedeniyle aramızda bir yanlış anlama olmasın. Her gün televizyonlarda aynı mesajlar veriliyor. Hele bazı Türk iş insanları bu yaşananlardan çok mutlu oluyor. Başkalarının acıları üzerinden mutlu olmak bu ülkenin misafirperverliğine aykırıdır” dedi. Eğer Türkiye’nin Çin’e olan ihracatı bu dönemde ya da başka bir dönemde artacaksa bundan mutluluk duyacaklarını kaydeden Songfeng, “Tek istediğimiz bu mutluluk bizim acımız üzerinden olmasın” açıklamasını yaptı. Huang Songfeng ile koronavirüsün etkileri ve Türkiye Çin ticari ilişkilerini konuştuk. 

Koronavirüs ile ilgili son gelişmeler neler?

Son günlerde hastalık tespit rakamı arttı, şüpheli sayısı arttı. Taburcu edilen kişi sayısı da artıyor. O bölgede giriş çıkışlar kısıtlandı. Çoğu hastalar Hubei eyaletinde. Çok fazla dedikodu var. Bu hastalık hem Çin’i hem dünyayı öldürecek diye. Bu tarz söylentiler fazla korkutucu.  İlk başlarda normal bir grip gibi algılandı. Ama şu anda hastalığa karşı ciddi girişimler var. Bazı bölgelere giriş çıkışlar kısıtlanınca bunlar insan haklarına aykırı denildi, hulbuki bu sağlık için bir fedakârlık. Yoksa hangi ülde en gelişmiş şehirlerinden birini kapatmak ister. 

Virüse karşı tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ciddi bir endişe var, nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şu anda Türkiye’de gördüğünüz Çinliler güvenli. Sıfır hastalık teşhisi var. Eskiden Uzakdoğu’dan gelen bir yüzü görünce insanlar merhaba derdi. Şimdi bu azaldı. Çünkü korkuyor bu adam hasta mı diye. Çin’den yeni gelenler için 2 haftalık karantinalar var. Bağlı olduğu kuruluştan da izin istedik. Hiçbir şekilde çalıştırmayacaksınız dedik. Çin’den gelenleri de kontrol ediyoruz. Türk arkadaşlar Çinli görünce kaçmasınlar. Maskeli insan görünce insanlar çok panikliyor ama biraz da tedbir amaçlı takılıyor bunlar. Sanki Çin’in her tarafı hastalıklı gibi yansıtılıyor. Yok öyle bir şey.

Uzak durma sadece Türkiye’de mi var?

Birçok yerde var. Türkiye’de 20 yıldır çalışıyorum. Türklerin misafirperverliğini çok iyi biliyorum. Bu konuda aramızda bir yanlış anlama olmasın. Her gün televizyonlarda aynı mesajlar veriliyor. Tüm gündemlere rağmen en çekici haber bu hastalıkmış gibi yansıtılıyor. Böyle haber akışında insanlar etkileniyor. Bundan daha tehlikeli bir düşünce daha var Çin’de böyle bir hastalık çıktı diye Çin ekonomisi kötüleşecek ve bundan Türkiye ekonomisi olumlu faydalanacak diye bir düşünce oluşuyorsa bu bizi endişelendiriyor. Son günlerde böyle haberler çok okuyoruz. Mesela ayakkabıcılar, tekstilciler, sebze meyveciler ve bazı diğer sektörler sanki Çin’deki hastalıktan dolayı kendi sektörü için fırsat çıkacak diye biraz mutlu oluyorlar. Bu mutluluklarını kendi sektörel toplantılarında paylaşırlarsa daha iyi olur. Hele bazı Türk iş insanları bu yaşananlardan çok mutlu oluyor. Başkalarının acıları üzerinden mutlu olmak bu ülkenin misafirperverliğine aykırıdır. Ben senelerdir Türkiye ile Çin arasındaki ticari işbirliğinin geliştirilmesi için çalışıyorum, projeler geliştiriyoruz. Türkiye’den daha fazla nasıl mal alabiliriz diye bakıyoruz. Eğer Türkiye’nin Çin’e olan ihracatı bu dönemde ya da başka bir dönemde artacaksa bundan biz de mutlu oluruz. Tek istediğimiz bu mutluluk bizim acımız üzerinden olmasın.

ÇİN DURURSA HERKES OLUMSUZ ETKİLENİR

Geçen yabancı bir gazetede de analiz yayımlandı, Çin ekonomisinin virüsten dolayı küçülmesi Türkiye’ye yarayacak diye, bu ne kadar gerçekçi?

Bu hastalığı daha fazla ticaret yapmak için fırsat olarak değerlendirmemek lazım. Yabancı basında Çin’in virüs nedeniyle yüzde 1 küçülmesi olursa Türkiye yüzde 0.03 büyür deniyor. Çin düşerse diğer ülkeler de düşer. Çin dünyanın en hızlı büyüyen ülkesi. Bizim yıllık GSYH büyümemiz yüzde 6-7’dir. Peki Türkiye’nin büyüme hedefi sadece yüzde 0.03 mü? Çin tamamen durdu diyelim tüm dünya durur Türkiye’de bundan olumsuz etkilenir.

DAHA AZ ALIŞVERİŞ 

Koronavirüs nedeniyle Çin ekonomisinin kaybı ne olur bir öngörünüz var mı?


Ekonomik kaybı hesaplamak için daha çok az zaman geçti. Kısa vadede etkisi daha fazla olabilir ama uzun vadede herşey normale dönecek. Şu anda birçok insanın kafasında şu var; Çin sanki bir makine ve her şey durdu. Yok böyle birşey. Sadece hasatalık nedeniyle insanlar artık daha az eğlenceye çıkıyor. Daha az alışverişe gidiyor. İnsanlar mümkün olduğunca evde yemek yiyorlar. İnsanların hareketi azaldığı için tüketim de azaldı ama e-ticareti artırdı. Mesela 17 yıl önce Sars virüsü çıktığında da birçok ülke Çin ekonomisi bitti, bir daha toparlanamaz diyordu, ama aynı sene yüzde 11 büyüme sağladık. Bizde üretimde, tüketimde problem yok. 

TİCARET VE TURİST DÜŞECEK

Koronavirüsten önce Türkiye ile Çin arasında ekonomik anlamda masada hangi konular vardı, neler üzerine çalışıyordunuz? 

Bu hastalığın geçmişi daha çok yeni, bir ay oldu. Hastalık tedavi edilecektir, hastalığın olduğu bölgeler de günden güne normale dönecektir. 

Yeter ki Türkiye bazı alanlarda bize sınırlama koymasın. İş insanımız gelip Türkiye’de fuara katılacak gelemiyor, çünkü uçuş yok. Ticaret azalacak turist sayısı düşecek. Türkiye’nin 1 milyon Çinli turist hedefi vardı. Nasıl olacak bu. 

Turizm alanında Türkiye’nin kaybı daha çok olacak. Tekstilin Türkiye’de daha fazla üretilmesine biz de mutlu oluruz. Bu dönemde Türkiye Çin’e çok önemli miktarda maske ve tulum sattı. İyi ki Türkiye’nin böyle bir üretim kapasitesi varmış diyoruz. Bu anlamda kazan kazan olmalı. Belki bu yıl tarihinde ilk defa Türkiye’nin Çin’e ihracatı ocak, şubat, mart aylarında Çin’den ithalatından daha fazla olacak.

Çinli şirketlerin Türkiye’de toplam ne kadar yatırımı var? 

- 3 milyar dolar civarında yatırımımı var. Son güncellenen rakamları da dahil etmedik çünkü son dönemlerde kafamızda sadece hastalık var. Son iki üç yıldır yatırımlar daha da hızlandı. Çin hem burada hem de Türkiye ile birlikte üçüncü ülkelerde de yatırım yapmaya istekli. Türk şirketlerinin ise Çin’de 500 milyon dolar yatırımı var. Türkiye’de sadece İstanbul Başkonsolosluğu görev alanında bin civarında Çinli şirket var. Bunlara lokantalar ya da küçük şirketler de dahil değil.

Çin’den canlı hayvan ithalatına sınırlama geldi, uçuşlar da durdu bu iki ülke ilişkilerini nasıl etkiliyor? 

- Hükümet, Çin’den Türkiye’ye gelen bazı ürünlerin üzerine kısıtlama koydu. Canlı hayvan ithalatına mesela. Bu zaten çok minik bir pay. Bu kısıtlamanın bazı olumsuz yönleri var, birincisi gümrük memurları gelen ürünü çok net bilmeyebilir, bazı yerlerde şunu gördük; Ağustos 2019’da gemiye verdiği yola çıkan bal gibi ürünler var. Şimdi memurlar yasak diyip almıyor bu ürünleri. Bu ürünler geçen yıl yola çıktı. Eskiden Çin’den ürün gelirken 1 günde gümrük işlemleri halledilirken şimdi 1 haftayı buluyor. Bu aramızdaki normal ticarete de olumsuz yansıyor. Bu anlamda endişeleniyoruz. Dünya Sağlık Örgütü de mal giriş çıkışına sınırlama koymayın diyor. Türkiye hükümetinin bu tutumunu doğru bulmuyoruz. Bu konuda bilgi kirliliği var.