Koronaya Ardenler molası!

Büyük bir kısmı Belçika ile Lüksemburg sınırları içinde kalan, bir bölümü de Fransa sınırı içine giren Ardenler, kıvrım kıvrım akan ırmakların sabırla ve inatla oyduğu keskin yamaçlı vadiler, rengârenk ormanlar ve tepeleriyle Belçika’ya tabiat ananın hediye ettiği doğa güzelliği olarak hep dikkatimi çekti.

17 Ocak 2021 Pazar, 16:57
Abone Ol google-news

En ufak bir tatil fırsatında Ardenler’e gitme planı yaptım. Arkadaşlarla, ailemizle yılbaşı geçirdiğimiz, kafa dinlediğimiz, baharda gezdiğimiz bir doğa sığınağı oldu bizim için. Dünyanın en küçük kenti diye pazarlanan Durbuy’den tutun da birçok yeri gezmemize rağmen bir fırsat yaratıp da niçin şimdiye kadar Belçika’nın saklı cenneti diyebileceğimiz Hautes Fagnes’e gitmediğimizi çözemedim. Belki de kayakla aramın iyi olmamasındandır. Almanya’daki Eifel dağ sırası, Ardenler ile Hautes Fagnes’de birleşir. Aslında Eifel ve Ardenler kardeştir ve aynı jeolojik oluşumun ürünüdür. Belçika’nın doğu ucunda Almanya sınırında bulunan Eifel, doğa parkıyla meşhur Hautes Fagnes Belçika’nın en yüksek noktasıdır aynı zamanda.

Hayaller başka kışa!

Bu Noel-yılbaşı tatilinde ne yapıp edip girmek istiyorduk ailece Hautes Fagnes’e. Korona önlemleri nedeniyle gecelemeye korktuğumuzdan günübirlik de olsa yeni yağan kara merhaba demek istiyorduk. Hatta arkadaşımız Fatoş ile yürüyüp, midemizde yeterince yer açılınca, Belçika’nın meşhur patates kızartmasından yiyecektik. Yapılan uyarılara kulak verip biz gitmedik. Hayalimiz başka bir kışa kaldı! Federal polisin önceden defalarca uyarmasına karşın koronavirüs tarafından evde esir alınan Belçikalılar, 26- 27 Aralık hafta sonu Belçika’ya karın ilk düştüğü Hautes Fagnes’ye akın etti. Yollarda kaos yaşandı ve uzun kuyruklar oluştu. Doğa parkında kalabalık nedeniyle korona önlemlerine uymak mümkün değildi. Polis kaosu kontrol altına almaya çalıştı. Bir sonraki hafta sonu, yani 2-3 Ocak tarihlerinde ise federal polis sadece uyarmakla kalmadı, 1 Ocak Cuma akşamından 3 Ocak Pazar akşamına kadar günü birlik turistlere alanı yasakladı. Saat 08.00-17.00 arası otoparklar kapatıldı. Yol boyunca da karavanların gecelemesini engelledi.  Sosyal medyada “Belçika’daki Türklerin neredeyse yarısı kar görmeye gitmiş Ardenler’e. Nasıl bir kar merakı bu anlamadım. Bir arkadaşım yazmış ‘Sanki düğüne gitmişim gibi geldi. Görmediğim insan kalmadı’ dedi” paylaşımını görünce iyi ki gitmemişiz dedim. Günübirlik Ardenler’e gidenlerin sosyal medyadaki paylaşımları hafiften tiye alınıyordu. Portatif ocaklarda sucuk yapanlar, kızak üzerinde foto paylaşanlar, kar manzaralı mutluluk selfieleri cirit atıyordu sosyal medyada. Ciddi de bir tartışma başladı. Koronavirüs önlemlerine dikkat edilmediği, evinin önüne kar yağsa şikâyet edecek kişilerin sırf şov için kilometrelerce yol gittiği, fotoğraf çektirip geldiği eleştirilirken bir kısım yorumcu da geç de olsa Türklerin Belçika’daki doğa güzelliklerini keşfetmesinin olumlu bir gelişme olduğunun altını çiziyordu. Mangal muhabbeti gırla giderken yol boyunca gözlemeci, meyve sebzeci eksikliğinin ilk fırsatta giderilmesi gerektiğinden dem vuruluyordu. Dayanamayıp curcunaya ben de “Brüksel’de benden başka Ardenler’e gidip kar görmeyen kaldı mı?” paylaşımı yaparak katıldım. Allahtan yalnız değilmişim. Otobüs kaldırıp, hafta sonu Ardenler’e bir kar turu düzenlemem istendi. Birlikte gidelim teklifleri yapıldı. Türkler arasında ciddi bir “Ardenler’e kar görmeye gitme” talebi oluşmuştu. Zaten nerede bir kısıtlama ya da sınırlama var hemen bizim iştahımız kabarır!

Kepengi kapalı kahvede okey

26 Aralık gecesi sosyal medyada yaptığım paylaşımı okuyun ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. “Bu işin şakası yok. Lütfen yasaklara uyun. Biraz önce bir nargile kafeye polis baskın yaptı. Kahvehaneleri açmayın lütfen. Ayrıca berberler ve güzellik uzmanlarına virüs daha çabuk bulaşıyormuş yapılan son bir araştırmaya göre. Bırakın saçınız uzasın...” Bir gün sonra detayları verdim: “Dün Türk caddesindeki nargile kafede 46 kişi yakalanmış. İşletmeciye 4 bin Avro, içeride yakalananlara da kişi başı 750 Avro ceza. Gizlice berbere saçınızı kestirince ya da kepenkleri kapatıp kahvehanede içeride okey oynayınca siz daha akıllı olmuyorsunuz. Virüs hepimizden kurnaz ve sinsi. Lütfen kendimizi ve sevdiklerimizi tehlikeye atmayalım!” Ardenler’e kar gezisi yapanlar ya da

berbere gidenler ve gizli parti düzenleyenler arasında Belçikalılar çok daha fazla olmasına rağmen bizim gözümüz hemen yanı başımızdaki Türkleri görüyor. Laf giydirme fırsatını kaçırmıyoruz. Anında yapıştırıyoruz. Belçikalı berberler sosyal medyadan “evinize geleyim, saçınızı keseyim” diye açıkça duyuru yapıyor, Belçika Berberler Federasyonu da bu davranışı resmen onaylamamakla birlikte maddi baskılar nedeniyle anlayışla karşıladığını söylüyor. Gün geçmiyor ki yasadışı partilerde korona önlemlerini ihlal nedeniyle yakalanan Belçikalılar ve verilen para cezaları haberine rastlamayalım. Ama yine de biz yasak olduğu halde mekânını açıp 46 kişiyi nargile kafede buluşturan arkadaşımızı, önlemler kapsamında berber salonunu açamadığı için evinin garajında birkaç katı fiyatla saç kesen Türk berberini ya da kepenkleri kapalı kahvehanede okey oynarken her keresinde elindeki dezenfektan ile elini sürdüğü taşı temizleyen Türk ile kafa buluyoruz.

[email protected]