Küresel şaşkınlık

ABD’de nefes nefese geçen başkanlık yarışında zafer Cumhuriyetçi Trump’ın oldu. Trump zaferini kutlarken Demokratlara oy verenler büyük hayal kırıklığı yaşadı. Kamuoyu araştırma şirketleri de medya da yanıldı

09 Kasım 2016 Çarşamba, 22:27
Abone Ol google-news

<video:628217>


 

ABD’de mültimilyarder emlak- TV kralı Donald Trump’ın ırkçı, cinsiyet ayrımcısı, İslam karşıtı söylemiyle yakaladığı popülist dalganın etksiyle başkanlık seçimini kazanması, tüm dünyayı şoke etti. Hem ABD hem uluslararası kamuoyu “bildiğimiz dünyanın sonu geldi” tepkisini verdi. Oy kullananlarla yapılan anketler ise seçmenin yüzde 40’ının değişim istediğini, yüzde 70’inin hükümetin işleyişinden mutsuz olduğunu, bu kesim içinden yüzde 25’in hükümete öfkeli olduğunu ortaya koydu. Sonuç da daha önce hiçbir hükümet görevi üstlenmemiş, siyasi doğruculuktan nasiplenmemiş, adaylığını yaptığı Cumhuriyetçi Parti’nin bile dışladığı Trump’ın (70) tarihi zaferi oldu.

Skandallar vurdu

Demokrat Parti’nin adayı olan eski first lady, senatör ve dışişleri bakanı Hillary Clinton ise Whitewater’dan Lewinsky skandallarına, Wall Street’ten alınan paralardan Clinton Vakfı’ndaki yolsuzluklara, Irak işgaline destekten Libya ve Suriye savaşlarının müsebbipliğine, ABD’nin Trablus Büyükelçisi’nin öldürülmesine dair bilgileri örtbas etmekten göreviyle ilgili yüz binlerce yazışmayı kişisel e-posta hesabından yapmaya uzanan binbir skandalın üzerindeki yükünü atamadı.

Obama, çok sert karşı kampanya yürüttüğü Trump’ı dün telefonla arayarak tebrik etti ve geçiş sürecini konuşmak üzere bugün Beyaz Saray’a davet etti.

‘Çatışma değil ortaklık’

Trump, dün New York’ta yaptığı zafer konuşmasına ailesiyle birlikte çıktı. 18 aylık kampanyaya damgasını vuran ayrıştırıcı söylemi bir kenara bırakan müstakbel başkan, telefonla tebriklerini ileten Clinton’ın kamu görevlerinde ülkeye verdiği hizmetlere teşekkür etti. “Şimdi bölünmenin yaralarını sarma, tek vücut olma zamanı. Sayıları çok az olsa da geçmişte beni desteklememeyi tercih edenler, rehberliğiniz ve yardımınız için size elimi uzatıyorum ki birlikte çalışıp büyük ülkemizi birleştirelim. Ülkemizin her bir vatandaşına söz veriyorum: Tüm Amerikalıların başkanı olacağım” mesajını veren Trump, tüm diğer uluslara adil muamele etme vaadinde bulunup “Düşmanlık, çatışma değil, ortaklık kuracağız” dedi.

Şahinler kabinesi mi?

Ancak bunların lafta kalabileceğinin işaretlerini de verdi. Trump’ın kampanya sorumlusu Kellyanne Conway, FBI’ın e-psota skandalından iki kez soruşturduğu Clinton hakkında özel savcı atayarak yeni soruşturma açma ihtimalini dışlamayıp “Tartışmalar zamanı geldiğinde yapılır” dedi. Politico sitesine göre Trump’ın olası kabinesinde dışişleri bakanı olarak eski Temsilciler Meclisi Başkanı Newt Gingrich, eski Başkan George W. Bush’un BM Temsilcisi John Bolton, Senato Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Bob Corker’ın adı geçiyor.

Savunma bakanı olarak Trump’ın danışmanı Jeff Sessions, eski ulusal güvenlik danışmanı Stephen Hadley, eski senatör Jim Talent ve eski general Mike Flynn anılıyor. Bunların hepsi birbirinden şahin isimler. New York Belediye Başkanı iken polisin azınlıklara yönelik şiddetine rekor kırdıran Rudy Giuliani de adalet bakanı adayı.

Sevinç ve göz yaşı...

Sonuçla birlikte Cumhuriyetçiler kutlamalara başlarken çoğu Demokrat destekçisi gözyaşlarına boğuldu. Gayri resmi tahminlere göre 2012’deki yüzde 53.6 katılım 4-5 puan geçildi. Erkeklerin çoğu Trump’ı, kadınlar Clinton’ı destekledi. Trump’ın Meksikalı göçmenlerin ülkeden atılması ve siyahlara yönelik polis şiddetini savunduğu için ağır bir bedel ödemedi. Hispaniklerin yüzde 66’sı Clinton’a, 28’i Trump’a, siyahların yüzde 88’i Clinton’a, 8’i Trump’a oy verdi. Trump ise beyaz çalışan sınıfın oylarını toplamakta Cumhuriyetçilerin meşhur başkanlarından Reagan’ı bile geçti.

‘Erdoğan ile uyuşabilir’

Trump’ın kampanya süresince dile getirdiği tartışma yaratan görüşlerinden hareketle başkanlığı döneminde yürütmesi beklenen olası politikalar şunlar:

* Ortadoğu’da “ılımlı” İslamcılarla ittifakı sorgulayan, Suriye Devlet Başkanı Esad ve müttefiki Rusya’yla daha çok işbirliği yapılmasını savunan Trump, Twitter hesabından Suudi kraliyetini 11 Eylül ve IŞİD’den sorumlu tutan açıklamalar yaptı. Seçim gecesi de CNN muhabiri Ashley Killough Twitter hesabından şu iddiayı paylaştı: Trump, soru sorumak isteyen Katar’ın Al Jazeera kanalının muhabirine “Sizin burada işiniz bitti” cevabını verdi. Bu yüzden yeni başkanın IŞİD’le savaşı sürdürmenin yanı sıra İslamcılara karşı sert politikalar benimseyebileceği, ABD’nin müttefiklerinden cihatçılara desteği kesmelerini isteyebileceği, Rusya ile işbirliği yapıp NATO-Rusya gerilimini dindirebileceği yorumları yapılıyor.

* Türkiye’deki darbe girişimi sonrası NY Times’a konuşan Trump, 15 Temmuz gecesi sokağa çıkan insanlara hayranlığını dile getirdi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın işleri tersine çevireceğine inandığını söyledi. Darbe girişiminin “Erdoğan’ın tezgâhı” olduğu iddialarına karşı çıktı. Erdoğan’ın darbeyi siyasi muhaliflerine karşı kullanıp kullanmadığı sorusuna “Dünya, ABD’nin ne kadar kötü olduğunu görüyor. Bizim ülkemizin de birçok yurttaşlık hakkı sorunu var” yanıtını verdi. Uzmanlara göre Trump İslamcılık alerjisine rağmen tek adamlık üzerinden Erdoğan ile uyuşabilir.

* Clinton gibi Kürtleri destekleyen Trump, NY’ın “Ama Erdoğan değil, bu durumla nasıl baş edeceksiniz” sorusu üzerine şu cevabı verdi: “İdeali, onların hepsini bir araya getirmek olur. Ve bu bir olasılık olur. Ama ben Kürt güçlerin büyük bir hayranıyım. Aynı zamanda, Türkiye’yle potansiyel olarak çok başarılı bir ilişkimizin olabileceğini düşünüyorum. Ve ikisini bir şekilde bir araya toplamak gerçekten harika olacaktır.” Uzmanlara göre bu tutum Ankara-Washington hattında YPG anlaşmazlığının devam edebileceğine işaret ediyor.

Ayrımcı söylemini sürdürecek mi...

Siyahların Yaşamları Önemlidir hareketini “sorunlu” bulan, Meksikalı göçmenleri toptan sınırdışı edip Meksika’ya duvar örmeyi, parasını Meksika’ya ödetmeyi, ayrıca ABD’ye Müslüman sokmamayı vaat eden Trump’ın bunları ne kadar gerçekleştireceği soru işareti. Ama ABD’deki kırılgan iç barışı paramparça etme tehlikesi büyük. Trump’ın politakalarına ilişkin diğer merak edilen konular ise şöyle: Zenginlere vergi indirimi, Çin mallarına yüksek gümrük vergisi, ortak ticaret bölgesi anlaşmalarına iptal, Obama’nın sağlık yasasında değişiklik, Paris İklim Anlaşması’ndan çıkma vaadi.

 

Küresel şok dalgası

Beyaz Saray’ın yeni kiracısının Donald Trump olması uluslararası siyaset sahnesinde geniş yankı buldu. Cumhuriyetçi başkanı ilk tebrik eden yabancı lider ise Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah Sisi’ydi. Sisi, “Trump’ın kazanmasının, iki ülke işbirliğinin tüm alanlarda güçlendireceğini umduğunu” söyledi.

Berlin: Ağır şok

Trump’ın zaferi Berlin-Paris hattında adeta deprem etkisi yarattı. Daha önce her iki başkentten liderler düzeyinde Trump’ın politikalarına eleştiriler getirilmiş, “seçilmesinden kaygılıyız” yönünde demeçler yükselmişti. Almanya Başbakanı Merkel dün Trump’ı kutladı diğer yandan da ABD Başkanı olarak Trump’ın ülke sınırlarını aşan bir sorumluluğu olduğu uyarısında bulundu. Almanya Savunma Bakanı Ursula von der Leyen, Trump’ın ABD’nin yeni başkanı olmasını “ağır bir şok” olarak nitelendirdi. Von der Leyen, “Değişikliğin sadece yönetimde olmadığını çok sayıda soru işaretinin oluştuğu bir döneme” girildiğini söyledi.

‘Şovenistlerin öncüsü’

Sosyal Demokrat Parti Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Sigmar Gabriel, Trump’ın “uluslararası düzeyde otoriter ve şovenistlerin öncüsü” olduğunu söyledi, bunlar arasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin, Fransa’nın aşırı sağcı Ulusal Cephe partisi lideri Marine le Pen gibi isimlerin bulunduğunu belirtti.

Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, bu ABD seçimlerinin bir belirsizlik süreci başlattığını söyleyerek “Bu bağlamda değerlerinin ve çıkarlarının sorgulandığı her yerde politikalarını uygulayabilecek güçlü bir Fransa’ya ve bir arada bir Avrupa’ya ihtiyacımız var” dedi. Dışişleri Bakanı Jean-Marc Ayrault ise sonuçların ABD ile AB arasındaki ilişkileri zayıflatmaması gerektiğini kaydetti.

AP Başkanı Martin Schulz, “Trump’ı ve Cumhuriyetçi Parti’yi zaferlerinden ötürü tebrik ederim” dese de Trump ile çalışmanın zor olacağını belirtmeyi ihmal etmedi. Amerikan politik sisteminin sık sık zor dönemden geçtiğini belirten Schulz, bu sistemin Trump’ın başkanlığını kaldıracak kadar da güçlü olduğunu vurguladı.

Avrupa’nın sağcı politikacıları da Trump’ı tebrik etmek için birbirleri ile yarıştı. Bu isimler arasında Fransa’nın Ulusal Cephe Partisi’nin lideri Marine le Pen, Macaristan Başbakanı Viktor Orban da vardı. Orban, “Ne kadar güzel haberler. Demokrasi hâlâ yaşıyor” yorumunu yaptı.

İran: Değişiklik olmaz

Seçilmesi durumunda İran ile imzalanan nükleer anlaşmayı feshedeceğini duyuran Trump için Tahran’dan da yorum geldi. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ABD seçimlerinin Tahran’ın politikalarında değişikliğe yol açmayacağını savundu.

Meksika el uzattı

Trump’ın başkan seçildiği takdirde sınırına duvar örmeyi vaat ettiği Meksika’nın Devlet Başkanı Enrique Nieto, Trump ile birlikte çalışmaya hazır olduğunu belirterek işbirliğine vurgu yaptı.