'Madem öyle onlar niye içerde'

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, MİT-PKK kaydına ilişkin Başbakan Erdoğan'ın sözlerini değerlendirdi. Tekin, "Eğer Sayın Başbakan'ın temsilcisi 'Sayın Abdullah Öcalan' diyorsa, bu hukuken bir suç değilse bundan dolayı içeride yatanların derhal bırakılması gerektiğine inanıyorum" dedi.

16 Eylül 2011 Cuma, 10:57
Abone Ol google-news

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, Fransız yazar Alain Touraine'in "Demokrasi Nedir?" ve Server Tanilli'nin "Nasıl Bir Demokrasi İstiyoruz" başlıklı kitaplarını Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a postaladı. Daha sonra 12 Eylül Utanç Müzesi'ni gezen Tekin, 1968 kuşağının devrimci önderlerinden Ulaş Bardakçı'nın hayatını okuduktan sonra siyasete atıldığını açıkladı.

Tekin, kitapları Yenişehir PTT Şubesi'nden Başbakan Erdoğan'a gönderdi. Burada gazetecilere bir açıklama yapan Tekin, kitabı Başbakan'a göndermesinin gerekçesini Touraine'in kitabından "Demokrasi iki cephede savaşmalı: Bir yandan, yine en güçlülerin hizmetinde bir ideoloji olarak belirme tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir; öte yandan adı canının istediğini yapan baskıcı bir iktidarın hizmetinde kullanılabilir. Bu kitabın amacı, bu iki tehlikeye karşı savaşarak siyasal alanın yeniden kurulmasına ve demokratik düşüncelerin yeniden doğmasına yardım etmektir" satırlarını ve Tanilli'nin kitabından da "Son yıllarda en yetkili ağızlardan laik ve demokratik Türkiye modelinin özellikle Müslüman dünya için örnek olarak gösterilmesine bakıp övünmemek mümkün değil. Bir kez daha anlaşılıyor ki 1923 devrimini yaratanlar yalnız Türkiyeli insanlar için değil dünya çapında bir iş yapmışlar ve yaşam da doğruluyor. O eserin temellerinin atıldığı dönemde var olan rejimlerden hemen hiçbiri yaşamıyor. Ama bugün Türkiye Cumhuriyeti ayakta ve 100. kuruluş yıldönümünü kutlamaya hazırlanıyor" ifadelerini okuyarak açıkladı.

Tekin, "Yani Sayın Başbakanımızın özellikle Arap dünyasına vermiş olduğu laiklik mesajıyla ilgili de çok önemli bir kitap olduğuna inandığımız her iki kitabı Sayın Başbakan'a bugün burada postayla göndermek istiyoruz" dedi.
 

'Sayın Abdullah Öcalan' diyen onlarca insan cezaevinde

Tekin, bir gazetecinin MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı olduğu dönemde PKK yöneticileriyle yaptığı görüşmenin ses kayıtlarının internette yayınlanmasının ardından Başbakan Erdoğan'ın "Hakan Fidan'ı kimseye yedirmem" sözlerini nasıl değerlendirdiğini sorması üzerine "Biliyorsunuz daha önce CHP ve farklı siyasi partiler böyle bir görüşme olduğunu söylediğinde Sayın Başbakan çok sert bir üslupla cevap verdi. Bu konuda Sayın Genel Başkanımız Kılıçdaroğlu 'Eğer gerçekten iç barış sağlanacaksa bu tür görüşmeler olabilir' demesine rağmen Sayın Başbakan ne yazık ki her zamanki üslubuyla hakaretli bir cevap vermişti" dedi.

Görüşmenin kayıtlarının ortaya çıkmasının ardından sorgulanması gereken önemli noktalar olduğunu ve "Yedirmem" sözüyle geçiştirmenin mümkün olmadığını dile getiren Tekin, "Birincisi, şu anda sadece 'Sayın Abdullah Öcalan' diyen onlarca insanın cezaevinde olduğunu hiç kimsenin unutmaması gerekiyor. Eğer Sayın Başbakan'ın temsilcisi 'Sayın Abdullah Öcalan' diyorsa, bu hukuken bir suç değilse bundan dolayı içeride yatanların derhal bırakılması gerektiğine inanıyorum. İkincisi, önemli vurguların birkaç tanesi de CHP ve MHP'yi bir terör örgütüne şikayet etmesi. Belli görüşme devlet adına değil Sayın Başbakan'ı temsilen yapılıyor. Önümüzdeki günlerde Sayın Genel Başkanımız daha detaylı, daha geniş anlamlı sizlerle paylaşacak konuyla ilgili" dedi.
 

"Yarattıkları tabloyu gelip görmeleri lazım"

Tekin, Başbakan'a kitapları postalamasının ardından Devrimci 78'liler Federasyonu tarafından Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde açılan 12 Eylül Utanç Müzesi'ni CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ve CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur ile birlikte gezdi. Tekin, Utanç Müzesi'nde Devrimci 78'liler Federasyonu Sözcüsü Yılmaz Cerek'ten bilgi aldı. Cerek, "Başbakan, Adalet Bakanı, Genelkurmay Başkanı, yetkili, ilgili kim varsa yarattıkları tabloyu gelip görmeleri lazım" dedi.

"Ulaş Bardakçı'nın hayatı ile siyasete başlamıştım"

Müzeyi dolaştıktan sonra 12 Eylül askeri darbesi döneminde gözaltında kaybolan Cemil Kırbayır'ın paltosunun sergilendiği yerde bir açıklama yapan Tekin, "Bütün arkadaşlarımıza baktığımızda kimi idam edildi, kimi gözaltında kayboldu, kimi işkencelerde hayatını kaybetti. Ve hepsinin ortak özelliği vardı, tek talepleri daha özgür, daha demokratik bir Türkiye'ydi" dedi. Cemil Kırbayır'ın çok yakın bir ağabeyi olduğunu belirten Tekin, "Siyaset yaşamımda bana öncülük eden, çok yakinen tanıdığım, hayatının hiçbir alanında hiç kimseyi incitmeyecek narinlikte bir insandı. Bir geceyarısı 12 Eylül günü gözaltına alındı ve 31 yıldır haber alınamıyor. Düşünebiliyor musunuz, 95 yaşındaki annesi hala her sabah 'Acaba Cemil'im gelir mi' kaygısıyla yaşıyor" dedi.

Kırbayır'ın kendisine 14 yaşındayken Ulaş Bardakçı'nın bir kitabını hediye ettiğini anlatan Tekin, "Ulaş Bardakçı'nın hayatı ile siyasete başlamıştım. O kitaptan sonra büyürsem, oğlum olursa adını Ulaş koyarım demiştim ve adını Ulaş koydum. Hepsinin önünde saygıyla eğiliyorum" diye konuştu.
 

"İNSANLIĞA KARŞI SUÇ İŞLEMİŞ OLANLARIN SORUMLULUKLARI ORTAYA ÇIKMALI"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu da burada yaptığı açıklamada, "Hepsinin anısı önünde saygıyla eğiliyorum. Bu toplumun hafızasında ve bizim kişisel yaşamımızda büyük izler bırakan dostlarımız, büyüklerimizi bir daha burada hatırladık. Bu müzeyi hazırlamakta emeği geçenlere ben teşekkür ediyorum" dedi.Toplumun hafızasının canlı tutulmasında bu tür müzelerin büyük önemi olduğunu vurgulayan Tanrıkulu, "Biz tam da bu noktada geçmişle hesaplaşma, yüzleşme bakımından uluslararası standartlarda komisyonların kurulması gerektiğine işaret etmiştik. Tam da bunun için geçmişimizdeki bu utanç verici işkence, kayıp, idam gibi suçlarda insanlığa karşı suç işlemiş olanların sorumluluklarını ortaya çıkarmak için bunu istemiştik. Halen de o önerimizde ısrarcıyız. Türkiye'deki demokrasi güçleriyle bu isteğimizi gerçekleştireceğiz ve Türkiye'nin geçmişiyle hesaplaşarak, yüzleşerek temiz bir sayfa açmak için mücadele etmeye devam edeceğiz" diye konuştu.

CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur da Utanç Müzesi'nin Anadolu'nun çeşitli kentlerini dolaşması için bir çalışma başlatacaklarını açıkladı.