Makina Mühendisleri Odası Genel Başkanı Yunus Yener, “Denetimsizlik de iş cinayetleri de sürüyor” diye tepki gösterdi

Makina Mühendisleri Odası Genel Başkanı Yunus Yener, Bursa, Elazığ ve Balıkesir’de 4 emekçinin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan iş kazalarına “Denetimsizlik de iş cinayetleri de sürüyor” diye tepki gösterdi.

22 Şubat 2021 Pazartesi, 12:01
Makina Mühendisleri Odası Genel Başkanı Yunus Yener, “Denetimsizlik de iş cinayetleri de sürüyor” diye tepki gösterdi
Abone Ol google-news

Makina Mühendisleri Odası Genel Başkanı Yunus Yener, Bursa, Elazığ ve Balıkesir’de 4 emekçinin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan iş kazalarına “Denetimsizlik de iş cinayetleri de sürüyor” diye tepki gösterdi. Yener, Balıkesir’de hayatını kaybeden Hakan Arslan’ın oda kaydı aranmadan işe alınmasının da denetimsizliği gözler önüne serdiğini ifade etti.

Balıkesir’in Gönen ilçesinde 13 Şubat 2021 tarihinde bir döküm fabrikasındaki patlamada makina mühendisi Hakan Arslan, Elazığ’ın Palu ilçesinde 19 Şubat günü bir maden ocağında, asansör olarak kullanılan vagonun halatının kopması sonucu iki emekçi, Bursa’nın İnegöl ilçesindeki bir mobilya fabrikasında 20 Şubat günü meydana gelen buhar kazanı patlamasında bir emekçi yaşamını yitirdi.

ODA'YA ÜYE OLMAYAN MAKİNA MÜHENDİSİ

Makina Mühendisleri Odası Genel Başkanı Yunus Yener, yaptığı yazılı açıklama ile bu iş kazalarının da ‘denetimsizlik nedeniyle’ gerçekleştiğine dikkat çekerek, makina mühendisi Arslan’ın ölümüne ilişkin “Arslan Makina Mühendisleri Odası üyesi değildir ve işe girerken iş yeri Makina Mühendisleri Odası kayıt belgesini istemesi gerektiği halde bu belgeyi istememiştir” diye bilgi verdi.

Yener yazılı açıklamasında, Türkiye’de her gün en az 5 emekçinin iş kazası sonucu, 30 emekçinin de meslek hastalığı sonucu yaşamını yitirdiğine dikkat çekilerek, iş yerlerini denetlenmesinden sorumlu Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın görevini yerine getirmediğini ifade etti. Yener, Bakanlık verilerine de atıfta bulunularak, “Türkiye’de 1 milyon 879 bin 771 işyerinin bulunduğu belirtilmektedir. Yani her bin iş yerinden yalnızca 1,6’sı İSİG yönünden denetlenmiştir. Bu koşullarda iş yerlerinde İSİG’in sağlanması mümkün müdür” dedi.

Yener, gerçekleşen üç iş kazasının teknik nedenlerini şöyle açıkladı:

“Her iş kazası için bir teknik neden söyleyebiliriz, yukarıda saydığımız iş kazaları için, buhar kazanlarının, basınçlı kapların, kaldırma araçlarının, halatların periyodik kontrollerinin yapılmaması ya da ehil ellerce yapılmaması nedenlerini sayabiliriz. Bu olaylara son halkada bu vurdumduymazlıklar neden olmuştur, ancak son halkaya gelinceye kadar asıl neden mevzuat kurgulanmasındaki eksiklikler, denetimsizlik ve ceza uygulanmamasıdır.”

Yener açıklamasında emekçilerin iş kazalarında ölmemesi için şu tavsiyelerde bulundu:

-6331 sayılı İş Sağlığı Güvenliği Kanunu ile Türk Ceza Kanunu yeniden düzenlenmelidir, İSİG’nin sağlanmasının işveren yükümlülüğü olduğu gerçeğinden hareketle iş güvenliği uzmanları, iş yeri hekimlerinin “rehber-danışman” olduğu, dolayısıyla kazalar ve meslek hastalıklarından yalnızca işverenler ya da işveren vekilleri yargılanmalıdır.

-Basınçlı kaplar, kaldırma araçları vb. araçların periyodik kontrolleri kamusal bir hizmettir ve kamusal anlayışla düzenlenmeli ve usulüne göre yapılıp yapılmadığının izlenmesinde Makina Mühendisleri Odası yetkilendirilmelidir.

-İş yerleri İSİG yönünden denetlenmelidir. Denetimler sonucunda İSİG yönünden tespit edilen eksiklikler için, mutlaka etkili idari para cezaları uygulanmalıdır.

-Özel sektörde Mühendislik-Mimarlık hizmetlerinin Meslek Odasına kayıtlı mühendis ve mimarlarca yürütülmesi zorunludur; işverenlerce işe alımlarda, meslek odası kayıt belgesi aranmalıdır. Özel sektörün, kamu ile her türlü ilişkisinde, hangi kamu kurumu tarafından yapılırsa yapılsın, denetimlerde ve SGK bildirimlerinde Oda kayıt belgesi mutlaka istenmelidir.

-Yılda yaklaşık olarak 10 bini emekçinin öldüğü meslek hastalıklarının tespit edilmesi için kararlı ve ısrarcı olunmalıdır.”