Masallarda saklı kalan zamanlar

Dokuz öyküden oluşan Kesi Yeri (Everest Yayınları); çocukluklarında kaybolmuş insanların yaşamlarını, çoğunlukla can acıtıcı öykülerini; dilinden kurgusuna fantastik ögelere ve geriye dönüşlere başvurarak aktaran bir ilk kitap.

28 Ocak 2021 Perşembe, 00:15
Abone Ol google-news

Nazlı Akçura’nın hüzünle karılmış dokuz öyküden oluşan kitabı Kesi Yeri’nde, kanayan kalplerin kesik acısı anılarla derinleşiyor. Hemen hepsi kendisine ait olmasını istediği ama bir türlü kendisinin olamayan çocukluğunu özleyen yara izli, kırgınlıkları olan öykü kişileri. Ruhlarında aile içi ve/veya toplumsal travmaların izlerini taşıyorlar.

Öykülerde daha iyi bir yaşam umuduyla küçücük bir botla Ege’nin karanlık sularına gömülüp giden, içindeki çığlık hiç sönmeyecek mülteci çocuklar dile geliyor. Aile içi çözülmeyi, babasının saçlarını okşamasını isteyerek aşmaya çalışan kız çocuğunu okuyoruz derken.

Evi, sıcacık anne yemeğini, düşüp dizlerini kanatmayı unutmuş, karınlarını doyurmak hariç kimsenin onlarla ilgilenecek durumda olmadığı masumları; erkek şiddetinin çaresizliğini yaşayan, yazgıları ortak kadınları ardından.

Kanser sürecini bir hastane odasında, Sisyphus’un yılmayan gücüyle aşmaya çalışan, yaşamdaki hiçbir çiğliğin artık ona dokunmadığı Aygün Abi, evlilikteki hayalleri hep sonraya bırakılmış Günışığı Hanım ve parası bitse de umudu bitmeyen insanlar da yaşadıklarına tanık ediyor okurları.

Hafif tebessüm ettiğiniz, geçmişine gülen gözlerle bakan kahramanlar da var elbet. Tek bir çatal kalburabastı ile Ayvalık’ın Rum evleri dizili dar sokaklarında geçen çocukluğuna dönen Minik Burhan meselâ.

Yazar; gelecek tasarımı olmayan, dünyası bozulmamış, azgın ekonomik rekabete yenilmemiş, çıkar ilişkileri gözünü kör etmemiş bireyleri; kıvrak, akıcı, döngüsel metinlerle anlatıyor. Başlangıçta ilintisiz gibi duran öyküler, “küskün” ve “dertli” kırgınların sessizliğinde buluşuyor.