Mersin Baro Başkanı'ndan Erdoğan'a yanıt: Baroları parçalarken bahaneleri 'din' idi şimdi ise 'terör'!

Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın adli yıl açılışında, “Diğer kurumlarda terör örgütleriyle böylesine içli-dışlı olan kişiler nasıl mesleklerinden men edilebiliyorsa, avukatlar için de böyle bir yöntemin gerekip gerekmediği tartışılmalıdır” sözlerine tepki göstererek, “Avukatlık Kanunu’nda ‘meslekten men’ zaten var. Çoklu baro getirirken, baroları parçalarken bahaneleri ‘din’ idi, şimdi ise terör” dedi.

02 Eylül 2020 Çarşamba, 16:38
Mersin Baro Başkanı'ndan Erdoğan'a yanıt: Baroları parçalarken bahaneleri 'din' idi şimdi ise 'terör'!
Abone Ol google-news

Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın adli yıl açılışında, “Diğer kurumlarda terör örgütleriyle böylesine içli-dışlı olan kişiler nasıl mesleklerinden men edilebiliyorsa, avukatlar için de böyle bir yöntemin gerekip gerekmediği tartışılmalıdır” sözlerine tepki göstererek, “Avukatlık Kanunu’nda ‘meslekten men’ zaten var. Sorunlara çözüm ararken hep bir cezalandırma, hesap görme amacıyla hareket edildiğini net bir şekilde görüyoruz. Çoklu baro getirirken, baroları parçalarken bahaneleri ‘din’ idi, şimdi ise terör” dedi.

"ÇOKLU BARODA BAHANELERİ DİN İDİ, ŞİMDİ TERÖR"

Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz açıklamasında, “Avukatlık Kanunu’nda ‘meslekten men’e ilişkin sert ve uygulanabilir maddeler zaten var. Yargı kararları olmadan kimse mesleğinden men edilemez. Süreci baro başkanları üzerinden işletmek de istiyor olabilirler; ancak her hâlükârda kesinleşmiş 2 yılı geçen mahkeme kararları olmak zorunda. Diğer yandan terör örgütü iltisakı suçlamasıyla avukatlar hakkında davalar artabilir ve bu şekilde de meslekten menler yaşanabilir. Ancak bunu yapmaları hukuken mümkün değil.

Çoklu baro getirirken, baroları parçalarken bahaneleri ‘din’ idi, şimdi ise terör. Hukuku kullanarak kararlarını meşru hale getirmek istiyorlar; ama hukuka zarar veriyorlar. Son dönemlerde avukatların ciddi sorunları varken, sorunlarına çözüm ararken hep bir cezalandırma, hesap görme amacıyla hareket edildiğini net bir şekilde görüyoruz. Daha önce barolara müdahale edilme konusunda bahane yaratıldı. Ankara Barosu bahane kılındı. Baroları ele geçirmeye çalışan bir yapı gündeme getirildi ve yasalaştı. Biz her satırda hukuku, hukukun üstünlüğünü, adaleti, eşitliği savunmak zorundayız. Adaletin herkes için eşit bir şekilde tecelli etmesini takip etmek zorundayız. Ebru Timtik olayında barolar bir suçu savunmuyor. Burada savundukları, insanlar adalet istiyor, adil yargılanma hakkını istiyor” ifadelerini kullandı.