Mezitler'de maden direnişi! 36 bin ağaç kesilecek

Eskişehir Bursa Karayolunda doğa harikası ‘Mezit’ bölgesinde bakır madeni için çalışmaları başlanması köylüleri isyan ettirdi.

25 Kasım 2020 Çarşamba, 13:30
Abone Ol google-news

Bozüyük ilçesine bağlı Muratdere köyünde, yaklaşık 200 futbol sahası büyüklüğündeki ormanlık alanda 36 bin ağacı kesilerek Bakır-Molidren maden ocağı açmak isteyen şirkete, Bilecik İl Genel Meclisi'nden 9'a karşı 12 oyla kabul edilerek izin verildi.

Köylüler projeye, geçim kaynağı ormanı yok edeceği, bölgenin su kaynaklarını kirleteceği gerekçesiyle karşı çıkıyor. 

Bozüyük'e bağlı Muratdere köyü yakınlarında bakır-molidren maden ocağı açmak isteyen şirkete 2017 yılında 'çevresel etki değerlendirme (ÇED) olumsuz' raporu verildi. Ancak vazgeçmeyen şirket 3 yıl sonra bu kez Bilecik İl Genel Meclisi'ne başvurarak maden ocağının kapasitesini artırarak yeni tesisler açmak için onay istedi. 1260 hektar genişliğindeki ormanlık alanda 36 bin ağaç kesilerek kurulacak ve günlük 500 ton su kullanılacak tesis başvurusu İl Genel Meclisi’nde 9'a karşı 12 oyla kabul edildi. 

Köylüler projeye, geçim kaynağı ormanı yok edeceği, bölgenin su kaynaklarını kirleteceği gerekçesiyle karşı çıkıyor. 

"MADENİ İSTEMİYORUZ"

Muratdere Köyü muhtarı Bedri Göz, “10 yıldan beri Muratdere’de madencilik süreci var, itiraz ediyoruz. Çalışmalarımız MTA ile başladı. Köyümüze zarar verecek bir şeyin olmadığını söylemişlerdi ama döndü dolaştı bizi buldu. MTA, köyümüze 400 metre uzaklıkta bakır çıkaracaktı, itirazlarımızı ettik, süreçler de başlamıştı. ÇED olumsuz raporu verildi. Şimdi tekrar başladılar. Köyümüze çok yakın, bizler de madeni istemiyoruz.”

"DURDU DEDİLER, ÇALIŞMALAR TEKRAR BAŞLADI"

Daha önce ÇED raporuna itiraz ettiklerini ve zaman içerisinde kabul edildiğini hatırlatan Muhtar Göz, “Durdu diyorlardı ama yine çalışmalar başladı. Şu an sürece ilişkin bir yere başvurmadık. Arkamızda duran olmadı. Projeler, 2012 yılında MTA ile başlamıştı. Şu doğamızın güzelliğine bakın, yeraltı sularımız var. Bilecik’i bile etkileyecek kadar” dedi.

"MAHKEME BİR KERE DUR DEMİŞTİ, ANLAMIYORUM"

Muratdere köyünün Ercan Dündar da ekonomiye katkı sağlayacak projelere karşı olmadığını belirterek şunları söyledi:

“Ama bu proje, ormana, sularımıza, doğamıza zarar verecek. Yeri gelecek, belki köyümüzü buradan taşıyacaklar. Bu iş tehlikeli, köylüler olarak da istemiyoruz. Bu proje önce durduruldu, şimdi tekrar başlatılıyor. Nasıl oluyor bilmiyorum. Mahkeme projeyi durdurdu, sonra tekrar başladılar. Nasıl oluyor, ben anlamıyorum. Mahkeme kararı kesindir. Mahkeme, bir kere dur dedikten sonra durur."

"HER YOLU DENEYECEĞİZ"

Dündar, Bilecek İl Genel Meclisi’nden proje onay çıktığını hatırlatarak, “Önceden onay verilmemiş, mahkemeye gidilmişti. Mahkeme de durdurmuştu. Şimdi encümenler onay verdiler. Biz madene karşıyız, dilekçe verip itiraz edeceğiz. Gerekirse mahkemeye gidilecek. Bu işin durması için her yolu deneyeceğiz” diyerek projeye karşı mücadeleyi sürdüreceklerinin altını çizdi. 

"SULAR KİRLENECEK"

Madenin sadece Muratdere köyünü değil Bozüyük’ün içme suyunu etkileyeceğini söyleyen bir köylü de projeye neden karşı olduğunu şöyle anlattı:

“Çiftçilik yapanları etkileyecek, Sakarya Nehri’ni, yeri gelirse Karadeniz’i bile etkileyecek. Bizim içme sularımız dağlardan gelen kaynak suları. Madende bir kaçak olduğu zaman ne olacak. Daha önce bir örneğini incelemeye gittik. Vana vardı, oradaki arkadaşın söylediğine göre yağışlı zamanlarda vanayı açıyorlarmış. Bu vanayı açtığın zaman olduğu gibi doğayı etkileyecek. İlk etapta Muratdere ama ucu Karadeniz’e kadar etkileyecek.”

"AĞAÇLAR KESİLECEK, KÖYLÜLERİNİN GELİRLERİ GİDECEK"

Bilecik Belediye Başkanı CHP’li Semih Şahin, 2017 yılında mahkemenin ÇED olumsuz raporu verdiğini anımsatarak konuya ilişkin şunları söyledi:

“3 yıl sonra tekrar gündeme geldi. Daha önce köye yakınlığı nedeniyle kabul edilmeyen ÇED raporu köy aynı yerinde durmasına rağmen tekrar burada ÇED raporuna başvurulmadan İl Genel Meclisi’nin oylamasına sunuldu. Meclis üyelerimizin yeterince bilgilendirildiğini düşünmüyorum. Apar topar kabul ettiler. Neyi kabul ettiklerini bilip bilmediklerine emin değilim. Benim nezlimde neyi kabul ettiklerini şöyle biliyorum. Oradaki bütün orman köylülerin gelirlere gidecek, yaşam biçimleri değişecek. Oradaki su kaynaklarını, doğa, çocukların geleceği kirlenecek."

"PROJENİN YAPILMASI HAYATIN KAYBOLMASI DEMEK"

İl Genel Meclisi'nin projeyi kabul etmesinin yanlış olduğunu belirten Şahin, "Bu kararın karşısında duran meclis üyelerine de teşekkür ediyoruz. İnsanlık, çocukluk ve gelecekten yana olan insanların buna karşı çıkmasını talep ediyoruz. Bunun için de bizler elimizden geleni yapacağız. Çünkü bu bizim çocuklarımız ve geleceğimizle ilgili bir projedir. Bu projenin hayata geçirilmesi demek uzun vadede geleceğin, hayatın kaybolması demek" diye konuştu. 

KONU MECLİS GÜNDEMİNDE

CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün de Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesiyle TBMM gündemine getirdi.

“Halkın menfaatine olmayan bu konudaki ısrarınız neden?" diye soran Tüzün, şunları söyledi:

“Bölge halkımız bu projeyi istemiyor, Bozüyük bu projeyi istemiyor, Bilecik bu projeyi istemiyor. İlk etapta 37 bin ağaç katliamı olacak, 180 bin kişinin yararlandığı ve içme suyu olarak kullandığımız Karasu Çayı tehlike altına girmektedir. Aldığımız bilgilerden en basiti de 1 tonluk suya 1 gram kimyasal koyacağız demeleridir. 1 tona yetecek 1 gramlık kimyasal madde nedir? Ümit ediyorum ki 2017 yılında olduğu gibi bu proje, tekrar iptal edilecektir.”

Çevre Bakanlığı'ndan önergeye verilen yanıtta, şirketin yeniden ÇED raporu için başvurduğu belirtildi.